Megakent İstanbul nisan ayında yer yer etkili olan yağışlarla serinlese de kentin su kaynaklarındaki genel tablo endişe verici bir boyuta ulaştı. İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi (İSKİ) verileri rezervlerdeki artışın beklenen hızın çok gerisinde kaldığını ve kuraklık riskinin sürdüğünü tescil etti.
Yılbaşından bu yana metrekareye düşen 390 kilogramlık yağış miktarı bile kentin devasa su havzalarını doldurmaya yetmiyor.
İSTANBUL ORTALAMA BARAJ DOLULUK ORANINDA SON DURUM (İSKİ VERİLERİ)
İSKİ tarafından paylaşılan son kayıtlar İstanbul’un su rezervlerindeki durağanlığı ve gerilemeyi net bir şekilde ortaya koyuyor. 19 Nisan tarihinde ortalama baraj doluluk oranı yüzde 70,93 olarak güncellenirken 20 Nisan ölçümleriyle birlikte bu rakam yeniden yüzde 70,36 seviyesine geriledi.
Dün yapılan son ölçümlerde oran küçük bir artışla yüzde 70,39 olurken bugün itibarıyla yüzde 70,53 olarak kayıtlara geçti.
9 Nisan tarihinde yüzde 69,67 olan doluluk oranının aradan geçen 14 güne ve yağışlara rağmen sadece yüzde 70,53 seviyesine çıkması tehlikenin boyutunu özetliyor.
İSTANBUL BARAJ DOLULUK ORANLARI (22 NİSAN 2026)
- Ömerli Barajı: %93,06
- Darlık Barajı: %87,12
- Elmalı Barajı: %91,37
- Terkos Barajı: %57,33
- Alibey Barajı: %67,28
- Büyükçekmece Barajı: %56,83
- Sazlıdere Barajı: %45,87
- Istrancalar Barajı: %39,42
- Kazandere Barajı: %60,39
- Pabuçdere Barajı: %60,84
SON ON YILIN EN ZORLU SINAVINI VERİYOR
İstanbul'un su karnesi geçmiş yıllardaki verilerle kıyaslandığında durumun ciddiyeti daha net anlaşılıyor. Yaklaşık 5 yıl öncesine kadar yüzde 90 seviyelerinde seyreden baraj dolulukları bugün yüzde 70 sınırını aşmakta büyük güçlük çekiyor.
Kar yağışlarının azalması ve barajları besleyen akarsu debilerinin düşmesi kentin su verimliliğini doğrudan olumsuz etkiliyor.
MELEN VE YEŞİLÇAY İSTANBUL İÇİN CAN SİMİDİ OLDU
Günlük su tüketiminin 3 milyon metreküpü aştığı İstanbul'da mevcut barajlar artık tek başına ihtiyacı karşılamakta yetersiz kalıyor. Şehrin ağır bir susuzluk kriziyle karşılaşmasını engelleyen en temel unsur Melen ve Yeşilçay hatlarından yapılan dış kaynak transferleri oldu.
Bu hatlar üzerinden sağlanan 267 milyon metreküplük su desteği megakentin şu anki su arzını ayakta tutuyor.
KAPASİTE TAM DOLU OLSA BİLE TALEP KARŞILANAMIYOR
Prof. Dr. Meriç Albay tarafından yapılan değerlendirmeler kentin su geleceğine dair çarpıcı gerçekleri bir kez daha hatırlatıyor. İstanbul’un yıllık su ihtiyacının yaklaşık 1,5 milyar metreküp olduğunu belirten Albay mevcut baraj kapasitesinin tam dolu olsa dahi bu talebi karşılamakta zorlandığına dikkat çekiyor.
Hızlı kentleşmenin su havzalarını daraltması ve iklim değişikliği etkileriyle birlikte İstanbul'u oldukça zorlu bir yaz dönemi bekliyor.
BARAJ DOLULUK ORANI NEDİR?
Baraj doluluk oranı, bir barajda bulunan su miktarının toplam kapasiteye göre ne seviyede olduğunu gösterir. Bu oran genellikle yüzde (%) olarak ifade edilir. Su kaynaklarının yeterliliğini anlamak için önemli bir göstergedir. İçme suyu, sulama ve enerji üretimi planlamalarında dikkate alınır. Düşük oranlar kuraklık riskine, yüksek oranlar ise taşkın ihtimaline işaret edebilir.
BARAJ DOLULUK ORANI NASIL HESAPLANIR?
Baraj doluluk oranı, mevcut su hacminin toplam depolama kapasitesine bölünmesiyle hesaplanır. Elde edilen sonuç yüzdeye çevrilerek ifade edilir. Örneğin barajın kapasitesi 100 milyon metreküp, mevcut su miktarı 50 milyon metreküpse doluluk oranı yüzde 50 olur. Bu hesaplama düzenli ölçümlerle güncellenir. Böylece su yönetimi ve planlama daha sağlıklı yapılır.
BARAJ DOLULUK ORANLARI NEDEN ÖNEMLİ?
İstanbul’da baraj doluluk oranları, kentteki milyonlarca kişinin günlük su ihtiyacını gösterir.
Kentin içme ve kullanma suyunun büyük bölümü barajlardan sağlanır.
Doluluk seviyelerindeki düşüş, kuraklık riskini ve olası su kesintilerini gündeme getirir.
Yaz aylarında artan tüketim ve azalan yağış, rezervlerin hızla azalmasına yol açar.
Doluluk oranları, yönetim planlaması için kritik öneme sahiptir.
BARAJ DOLULUKLARINDA YAĞIŞIN ROLÜ NEDİR?
İstanbul barajlarının doluluk oranı yalnızca yağış miktarına bağlı değildir; yağışın süresi, şiddeti ve baraj havzasının su toplama kapasitesi de belirleyici olur. Kısa süreli yoğun yağışlar geçici artış sağlasa da, düzenli kış yağışları ve kar birikimi barajların su rezervlerini uzun vadede kalıcı şekilde artırır. Bu nedenle kış aylarındaki düzenli yağışlar İstanbul’un su güvenliği için kritik öneme sahiptir.
KURAKLIK RİSKİ NASIL DEĞERLENDİRİLİR?
Kuraklık yalnızca baraj doluluk oranlarına bakılarak belirlenmez. Meteorolojik kuraklık (yağış azlığı), hidrolojik kuraklık (nehir ve göl seviyelerindeki azalma) ve tarımsal kuraklık (topraktaki nem kaybı) birlikte incelenir. Bu nedenle kısa süreli doluluk artışları olumlu bir gösterge olsa da, uzun vadeli yağış verileri ve mevsimsel trendler risk analizinde belirleyici olur. (AA)