Memur-Sen tarafından düzenlenen ve kamu görevlilerinin sendikal haklarının ele alındığı sempozyumda konuşan Ali Yalçın, 4688 Sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’nun tamamen işlevsizleştiğini duyurdu.
2001 yılında yasalaşan ve 2010 yılında toplu sözleşme hakkını içerecek şekilde revize edilen mevzuatın, günümüz şartlarını taşımaktan çok uzak olduğu vurgulandı.
YASA 25 YILLIK YÜKÜ TAŞIYAMIYOR
Ali Yalçın, kanunun yürürlüğe girdiği 2001 yılında 873 bin olan kamu görevlisi sayısının bugün 4 milyona ulaştığını, memur emeklisi sayısının ise 2,5 milyonu aştığını hatırlattı.
Mevcut sistemin en fazla üç veya beş sözleşme yapılabilecek şekilde kurgulandığını yıllar önce belirttiklerini söyleyen Yalçın, "Ondan sonra bu yasa tıkanır ve yeni tartışmak mecbur hale gelir demiştik. Hakikaten de kanunun üzerinden 25 yıl geçti" ifadeleriyle sistemin çöküşüne işaret etti.
30 GÜNLÜK SÜRE PAZARLIK DEĞİL OYALAMA
Toplu sözleşme görüşmelerinde bine yakın maddenin masaya geldiğini belirten Memur-Sen Başkanı, 30 günlük yasal sürenin hiçbir meselenin sağlıklı şekilde tartışılmasına müsaade etmediğini dile getirdi.
Yalçın, 8'inci dönem toplu sözleşme sürecinin de benzer yasal boşluklar ve "göstermelik" toplantılarla ötelenmesi nedeniyle krizle sonuçlandığını aktardı.
Alternatif bir uzlaştırma veya arabuluculuk mekanizmasının yokluğu nedeniyle, masadaki uyuşmazlıklarda yargı dışında bir çözüm yolu kalmadığı belirtildi.
USLARARASI STANDARTLAR RAFA KALKTI
Mevcut kanunun Türkiye’nin imza attığı Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) sözleşmeleriyle uyumlu olmadığını savunan Yalçın, iç hukukun evrensel normlara göre sıfırdan inşa edilmesi gerektiğini kaydetti.
Yalçın, kanunun sosyolojiye ve değişen şartlara cevap veremez hale geldiğini şu sözlerle vurguladı:
"Bizim sendika yasamız altına imza attığımız Uluslararası Çalışma Örgütü'nün (ILO) sözleşmelerine uygun değil. İç hukuk ILO normlarına uygun olmadığı gibi uygulamada ve uyuşmazlıklarda da Anayasanın 90’ıncı maddesi işletilmiyor... Kanunun yerine sıfırdan bir kanun yapılması, 'Türkiye Yüzyılı' vizyonuna yakışır bir yasa için herkesin sorumluluk alması gerektiği bir zemindeyiz."