Zona hastalığı (gece yanığı) nedir, bulaşıcı mı? Zona nasıl önlenir?

Zona hastalığı (gece yanığı) nedir, bulaşıcı mı? Zona nasıl önlenir?
Suçiçeğine neden olan virüs, yıllar sonra yeniden aktive olunca zona (gece yanığı) ortaya çıkıyor. Hastalık çoğunlukla vücudun tek tarafında şerit gibi döküntü, yanma-batma ve sinir ağrısıyla başlıyor; kabarcıklar zamanla kabuklanarak iyileşiyor. Zona “zona olarak” bulaşmıyor; ancak aktif kabarcıklardaki sıvıyla temas eden ve daha önce suçiçeği geçirmemiş kişilerde suçiçeği gelişebiliyor.

Zona hastalığı (gece yanığı) nedir?

Zona hastalığı (gece yanığı), tıbbi adıyla herpes zoster (shingles); suçiçeğine (varicella) neden olan varicella-zoster virüsünün (VZV), suçiçeği geçirildikten sonra sinir köklerinde uykuya geçip yıllar sonra yeniden aktive olması sonucu ortaya çıkan bir enfeksiyondur.

Zona, genellikle vücudun tek tarafında ortaya çıkar. Çoğu zaman bir sinirin ciltteki izini takip eden şerit şeklinde başlar. İlk belirtiler genellikle yanma, batma ve sinir ağrısıdır.

Ardından o bölgede kızarıklık gelişebilir ve üzerinde içi sıvı dolu kabarcıklar görülebilir. Bu kabarcıklar zamanla kabuklanır ve iyileşir.

Bazı kişilerde ise ciltte döküntü hiç oluşmadan da, sadece şiddetli sinir ağrısı görülebilir (döküntüsüz zona).

Zona hastalığı, zona olarak kişiden kişiye geçmez. Ancak aktif kabarcıklardaki virüsle temas edilirse, daha önce suçiçeği geçirmemiş ya da bağışıklığı olmayan kişilerde suçiçeği gelişebilir.

zona-1.webp

Zona virüsü nedir?

“Zona virüsü” diye bilinen virüs aslında Varicella-Zoster Virüsü (VZV) yani suçiçeği virüsüdür.

Tıpta Human herpesvirus 3 (HHV-3) adıyla da geçer. VZV, herpesvirüs ailesinden gelen ve çift sarmallı DNA taşıyan bir virüstür.

Bu virüsün en önemli özelliği, iki aşamalı şekilde davranmasıdır:

  • İlk enfeksiyon: Virüs vücuda ilk kez girdiğinde suçiçeğine (varicella) neden olur.
  • Uykuda kalma: Suçiçeği geçtikten sonra virüs vücuttan tamamen silinmez; sinir düğümlerinde yıllarca, hatta ömür boyu uykuda kalabilir.
  • Yeniden aktive olma: Yıllar sonra bağışıklık sistemi zayıfladığında virüs tekrar aktifleşirse bu kez zona (herpes zoster) ortaya çıkar.

Kısacası: “Zona virüsü” ayrı bir virüs değildir. Suçiçeğine yol açan VZV’nin, sinirlerde saklanıp daha sonra yeniden aktive olmuş hâlidir.

Zona ile suçiçeği arasındaki fark nedir?

Zona (herpes zoster) ve suçiçeği (varicella), aynı virüsün (Varicella-Zoster Virüsü, VZV) yaptığı iki farklı tablodur: Suçiçeği virüsle ilk karşılaşmada ortaya çıkar ve genelde vücuda yaygın döküntü yapar; suçiçeğinden sonra virüs sinirlerde uykuda kalıp yıllar sonra bağışıklık zayıfladığında yeniden aktive olursa zona gelişir ve çoğunlukla tek taraflı, şerit şeklinde, daha belirgin ağrıyla seyreder.

Zona zona olarak bulaşmaz; ancak aktif lezyonlarla temas eden ve bağışıklığı olmayan kişilerde suçiçeği görülebilir.

Zona neden olur?

Zonanın yeniden ortaya çıkmasının en temel nedeni, virüsü baskılayan hücresel bağışıklığın zayıflamasıdır. Virüsün neden bazı kişilerde yeniden aktifleşip bazılarında aktifleşmediğini açıklayan tek bir sebep yoktur. Ancak yaşın ilerlemesi ve bağışıklık sistemini zayıflatan/baskılayan durumlar zonanın tekrar etme riskini belirgin şekilde artırır.

Kimler zona riski altında?

Zona herkeste görülebilse de bazı kişilerde hem ortaya çıkma ihtimali hem de komplikasyon riski daha yüksektir:

  • İleri yaş: Yaş ilerledikçe VZV’ye karşı bağışıklık zayıflar, zona daha sık görülür.
  • Bağışıklığı zayıflayanlar: Kanser tedavisi (kemoterapi/radyoterapi), organ/kemik iliği nakli sonrası ilaçlar, HIV, uzun süreli kortizon veya bağışıklık baskılayıcı ilaç kullananlarda risk artar.
  • Bazı kronik hastalıklar: Özellikle diyabet gibi durumlar zonayı daha olası hale getirebilir; komplikasyon açısından daha dikkatli takip gerekebilir.
  • Tetikleyebilen durumlar: Ağır hastalık dönemleri, ameliyat/yaralanma ve yoğun fiziksel ya da duygusal stres, bazı kişilerde zonayı “tetikleyici zemin” oluşturabilir.

Çocuklarda zona hastalığı olur mu?

Evet, çocuklarda da olur ama yetişkinlere göre daha seyrektir. Zona, suçiçeğine neden olan virüsün (VZV) vücutta “uykuda” kaldıktan sonra yeniden aktifleşmesiyle ortaya çıktığı için çocuklarda genellikle daha önce suçiçeği geçirmiş olanlarda görülür. Bağışıklığı zayıflatan bir hastalık ya da tedavi varsa risk daha da artabilir.

Bebeklerde zona hastalığı olur mu?

Bebekler de zona olabilir ama çok nadirdir. Bebekler ağrıyı tarif edemediği için belirtiler bazen sadece huzursuzluk gibi görünebilir ve döküntüyü ayırt etmek zorlaşır. Bu yüzden bebekte tek taraflı şerit gibi döküntü, ateş/halsizlik ya da bağışıklıkla ilgili bir sorun şüphesi varsa, beklemeden doktor değerlendirmesi gerekir.

Zona stresten mi olur?

Stres tek başına zonaya neden olmaz. Zona, suçiçeğine yol açan VZV’nin bağışıklık kontrolü zayıfladığında yeniden aktifleşmesiyle ortaya çıkar. Yine de yoğun ve uzun süreli stres, bağışıklığı zorlayarak bazı kişilerde zonayı tetikleyebilen bir faktör olabilir.

Zona tekrarlar mı?

Evet, zona bazı kişilerde tekrar edebilir ama çoğu kişi hayatında bir kez geçirir. Tekrarlama riski, bağışıklık sistemi zayıflayanlarda ve ileri yaşta daha yüksektir. Yeni bir atakta özellikle yüz, göz veya kulak bölgesi tutulumu ya da şiddetli ağrı varsa gecikmeden doktora başvurulmalıdır.

Zona belirtileri nelerdir?

Zona belirtileri çoğu kişide iki aşamada görülür: döküntüden önce başlayan sinir kaynaklı yakınmalar (prodrom) ve ardından tek taraflı, şerit gibi döküntü.

Döküntü ortaya çıkmadan birkaç gün önce başlayan ilk zona belirtileri (prodrom):

  • Yanma, batma, sızlama / elektrik çarpması gibi ağrı
  • Karıncalanma, kaşıntı veya uyuşma hissi
  • Dokunmaya aşırı hassasiyet (hafif temasın bile acıtması

Bu hisler genellikle daha sonra döküntünün çıkacağı aynı cilt hattında olur.

Bazı kişilerde döküntü öncesinde baş ağrısı, halsizlik/“hasta gibi hissetme”, ışığa hassasiyet ve bazen ateş de eşlik edebilir.

Döküntü başladığında görülen zona belirtileri:

  • Kızarık zemin üzerinde su dolu kabarcıklar (veziküller)
  • Kabarcıkların açılıp kabuklanması
  • Döküntünün çoğunlukla vücudun tek tarafında, belirli bir sinirin cilt dağılımını izleyen şerit/dermatom biçiminde olması
  • Döküntü bölgesinde ağrı + kaşıntı birlikte görülebilmesi

zona-2.webp

Zona döküntüsü ve kabarcıklar nasıl olur?

Zona döküntüsü genellikle önce kızarıklık (kırmızı makül/papül) şeklinde başlar; ardından aynı bölgede küme küme, sıvı dolu küçük kabarcıklar (veziküller) gelişir. Bu kabarcıklar zamanla bulanık olabilir, açılıp sızıntı yapabilir ve ardından kuruyup kabuk (krut) bağlar.

Kabarcıkların kabuklanması genelde 7–10 gün sürer; döküntünün tam iyileşmesi genellikle 2–4 haftayı bulabilir. Bazı kişilerde yaklaşık bir haftaya kadar yeni kabarcıklar çıkmaya devam edebilir.

Zona kaşınır mı?

Evet, zona kaşındırabilir. Bazı kişilerde döküntü çıkmadan önce kaşıntı/karıncalanma görülebilir. Ama çoğu kişide şikâyet kaşıntıdan çok ağrı, yanma ve batma şeklindedir.

Ağrısız zona olur mu?

Evet, tamamen ağrısız zona görülebilir ama daha nadirdir. Zonada genelde ağrı, yanma ve batma ön plandadır. Ancak bazı kişilerde ağrı çok hafif olabilir veya tablo daha çok kaşıntı ya da hafif yanma gibi daha belirsiz şikâyetlerle ilerleyebilir.

Döküntüsüz zona (döküntü olmadan zona) olur mu?

Evet, nadir de olsa, zona döküntü olmadan görülebilir; bu tabloya “zoster sine herpete” denir.

Bu formda kabarcıklar olmadığı için, zona genelde “görünüşünden” kolay tanınırken döküntüsüz zonada tanı belirgin biçimde zorlaşır: Şikâyetler çoğunlukla tek taraflı, belirli bir sinir hattına uyan yanma–batma tarzı ağrı/hiper hassasiyet şeklindedir ve sinir sıkışması, kas-iskelet ağrıları, başka nöropatik ağrılar gibi durumlarla karışabilir.

Döküntüsüz zona nasıl anlaşılır?

En tipik ipucu, vücudun tek tarafı nda, belirli bir sinir hattına uyan bölgede yanma–batma tarzı ağrı/karıncalanma olmasıdır; ancak döküntü olmadığı için tanı zorlaşabilir ve hekim değerlendirmesi (gerekirse testlerle) gerekir.

İç zona hastalığı nedir?

İç zona bazen döküntüsüz zonayı anlatmak için kullanılsa da, tıbben daha ciddi senaryoda virüsün kan yoluyla yayılıp iç organları tutması (visceral/dissemine VZV) durumuna verilen addır; bu durum özellikle bağışıklığı baskılanmış kişilerde nadir ama ağır seyredebileceği için acil tıbbi müdahele gerektirir.

Zona nerede çıkar?

Zona, etkilenen sinirin ciltteki dağılımını (dermatomu) izlediği için vücutta “rastgele” değil, belirli bir hat/şerit boyunca çıkar. En tipik özelliği, döküntünün çoğu zaman tek tarafta görülmesi ve genellikle orta çizgiyi geçmemesidir.
Zona en sık şu bölgelerde çıkar:

  • Gövde (göğüs–sırt–karın hattı): Zonanın en sık görüldüğü yer burasıdır. Kabarcıklı döküntü genelde gövdede, bir sinir hattını takip eden tek taraflı şerit gibi uzanır. Çoğu kişide döküntüden önce veya döküntüyle birlikte yanma, batma, dokunmakla hassasiyet gibi sinir kaynaklı ağrı olur.
  • Bel ve karın çevresi: Belden karına doğru “kemer gibi” dolanan, tek tarafa yerleşmiş döküntü sık tarif edilir. Bu bölgede ağrı bazen kas ağrısı, bel tutulması ya da iç organ kaynaklı bir ağrı gibi algılanabilir; döküntü çıkınca tablo daha netleşir.
  • Sırt: Sırtta zona genelde omurganın bir yanında, şerit şeklinde uzanır ve “üstten aşağıya doğru çizgi gibi” tarif edilebilir. Sırttaki döküntü, özellikle kıyafet temasında veya gece yatarken rahatsız edici yanma yapabilir.
  • Yüz (özellikle göz çevresi): Zona yüzde de çıkabilir ve yine çoğunlukla yüzün tek yarısında görülür. Göz çevresi tutulumu (oftalmik zona) olduğunda komplikasyon riski daha yüksek olduğu için önemlidir; gözde kızarıklık, ağrı, ışığa hassasiyet veya görmede bulanıklık gibi bulgular eşlik edebilir.
  • Kulak çevresi: Kulak ve çevresinde çıkan zona, bazen şiddetli kulak ağrısı ile seyreder. Bazı olgularda tablo Ramsay Hunt sendromu ile ilişkili olabilir; bu durumda kulak çevresinde döküntüye ek olarak yüzde güçsüzlük, işitme etkilenmesi, baş dönmesi gibi belirtiler görülebilir.
  • Ağız içi / yüzün iç kısmı: Yüz sinir dalları tutulduğunda ağız içinde de lezyonlar oluşabilir. Bu durumda ağız içinde yanma, sızı, kabarcıkların yara (ülser) haline dönmesi görülebilir ve bazen diş ağrısı gibi hissedip diş kaynaklı sorunlarla karışabilir.
  • Kol ve omuz: Boyun ve üst uzuv sinir hatları tutulduğunda omuzdan kola doğru uzanan, yine tek taraflı döküntü ve ağrı görülebilir. Ağrı bazen kas-omuz problemi gibi başlayabilir; döküntü çıktıkça zonaya daha çok benzer.
  • Bacak: Daha az sık olsa da bacakta da zona görülebilir. Mekanizma aynıdır: belirli bir sinirin dağılımı boyunca tek taraflı ağrı + döküntü olur; kalçadan bacağa inen bir hat şeklinde tarif edilebilir.
  • El (daha nadir): Zona elde, hatta avuç içinde bile çıkabilir ama gövdeye göre daha nadirdir. El tutulduğunda parmaklara doğru uzanan sinir hattı boyunca yanma, uyuşma, hassasiyet ve kabarcıklar görülebilir.

zona-3.webp

Zona hastalığı bulaşıcı mı?

Zona hastalığı, "zona" olarak bulaşmaz; yani birinin zona hastalığı size geçip sizde doğrudan zona döküntüsü oluşturamaz.

Zonadaki kabarcıkların içindeki sıvıda virüs bulunur. Bu sıvıyla temas eden kişi daha önce suçiçeği geçirmediyse veya aşılı değilse, onda zona değil suçiçeği olabilir.

Bulaştırıcılık genellikle kabarcıklar çıktıktan sonra başlar ve döküntü tamamen kabuklanana kadar devam eder. Kabuklanma tamamlandığında, virüsün başkasına geçmesi beklenmez.

Riski azaltmak için döküntüyü kapalı tutmak, kabarcıklara dokunmamak/kaşımamak, elleri sık yıkamak ve bu süreçte özellikle hamileler, yeni doğanlar, bağışıklığı zayıf kişiler ile suçiçeği geçirmemiş veya aşısız kişilerle yakın temastan kaçınmak önerilir.

Zona nasıl bulaşır?

Zona, kabarcıkların içindeki sıvıyla doğrudan temas edilmesiyle bulaşır. Bu durumda temas eden kişi suçiçeği geçirmemiş veya aşılı değilse, onda zona değil suçiçeği gelişebilir.

Bulaştırıcılık genellikle kabarcıklar çıktıktan sonra başlar ve lezyonlar kuruyup tamamen kabuklanana kadar sürer. Kabuklanma tamamlandıktan sonra bulaşma beklenmez.

Bazı nadir durumlarda kabarcıklardan çıkan virüsün havaya karışan çok küçük parçacıklarının solunmasıyla da bulaşabilir.

Zona vücutta yayılır mı?

Genellikle hayır, zona çoğu kişide tek bir sinir hattı boyunca ilerler ve döküntü vücudun sadece bir tarafında kalır.

Ama bağışıklığı baskılanmış kişilerde döküntü yayılabilir (yaygın/dissemine zona). Bu durumda kabarcıklar, başladığı şeridin dışına çıkar ve vücudun başka yerlerinde de görülebilir. Bazı tanımlarda, asıl bölgenin dışında 20’den fazla lezyon olması “yaygın zona” kabul edilir. Bu durumda en kısa zamanda doktora giidlmesi gerekmektedir.

Zona evreleri nelerdir?

Zona genelde adım adım ilerleyen bir süreçtir: önce döküntü çıkmadan sinir ağrısı/yanma başlar, sonra kızarıklık ve içi sıvı dolu kabarcıklar görülür, en sonunda da kabuklanma ve cildin toparlanması gelir.

  • Başlangıç dönemi (prodrom): Döküntü çıkmadan önce aynı bölgede ağrı, yanma/karıncalanma ve dokununca hassasiyet olabilir. Döküntü çoğu zaman bu şikâyetlerden sonra çıkar.
  • Döküntü ve kabarcık dönemi: Önce kırmızı bir döküntü oluşur; kısa süre içinde küme küme kabarcıklara dönüşür. Yeni kabarcıklar genellikle 3–5 gün boyunca çıkmaya devam edebilir.
  • Kabuklanma ve iyileşme: Kabarcıklar kurur ve kabuklanır; çoğu döküntü 7–10 gün içinde kabuklanır. Cildin tamamen toparlanması ise çoğu kişide haftalar sürebilir.

Zona ne kadar sürede iyileşir?

Zona döküntüsü çoğu kişide 2–4 hafta içinde iyileşir. Kabarcıklar genelde 7–10 gün içinde kuruyup kabuklanır. Ancak bazı kişilerde ağrı, döküntü geçtikten sonra da haftalarca hatta daha uzun sürebilir (bu duruma postherpetik nevralji denir). Bu yüzden erken tedavi, süreci daha rahat geçirmek ve bazı şikâyetleri azaltmak açısından fayda sağlayabilir.

Zona kendi kendine geçer mi?

Evet, çoğu kişide zona zamanla kendiliğinden düzelir ve döküntü genelde yaklaşık 4 hafta içinde geçer. Döküntü geçse bile ciltte bir süre ağrı/hassasiyet devam edebilir.

Ama mümkünse ilk 72 saat içinde doktora başvurup uygun tedaviye başlamak, şikâyetlerin daha kısa ve daha hafif geçmesine yardım edebilir; özellikle göz bölgesi tutulumu gibi durumlarda gecikmemek önemlidir.

Zona tedavisi nasıl yapılır?

Zona tedavisinde amaç şunlardır: virüsün çoğalmasını yavaşlatmak, ağrıyı azaltmak ve uzun süren sinir ağrısı (postherpetik nevralji) gibi sorunların riskini düşürmek.

Bu yüzden mümkünse döküntü başladıktan sonra ilk 72 saat içinde doktorun reçete ettiği antiviral ilaçlara (asiklovir, valasiklovir veya famsiklovir gibi) başlamak önemlidir; bu tedavi çoğu kişide iyileşmeyi hızlandırabilir ve şikâyetleri hafifletebilir.

Pratikte tedavi genelde 3 parçadan oluşur:

  • Antiviral tedavi: en çok ilk 72 saatte etkili
  • Ağrı kontrolü: doktorun uygun gördüğü ağrı kesiciler; ağrı sinir ağrısı gibiyse farklı ilaçlar gerekebilir
  • Cilt bakımı: kabarcıkları temiz ve kuru tutmak, kaşımamak, enfeksiyon kapmasını önlemek

Göz çevresinde döküntü, çok yaygın döküntü, bağışıklığın zayıf olması veya çok şiddetli ağrı/ateş gibi durumlarda daha hızlı ve yakın değerlendirme gerekir; bazen hastanede takip ya da damardan tedavi de gündeme gelebilir.

Zona ağrısına ne iyi gelir?

Zona ağrısını azaltmanın en etkili yolu, döküntü başladıktan sonra mümkünse ilk 72 saat içinde doktora başvurup antiviral tedavi ve ağrı kesici tedaviye başlamaktır.

Evde rahatlamak için serin ıslak kompres, ılık/serin duş; kabarcıklar kabuklandıktan sonra kaşıntı ve yanmayı azaltmaya yardımcı rahatlatıcı losyonlar ve cildi tahriş etmeyen bol, yumuşak kıyafetler önerilir.

Ağrı çok şiddetli ise veya döküntü geçse bile sürüyorsa, doktorunuzun uygun gördüğü ağrı kesiciler ve ek yöntemlerle daha yakın tedavi gerekebilir.

Göz veya kulak çevresinde döküntü, döküntünün hızla yayılması, bağışıklığın zayıf olması ya da dayanılmaz ağrı varsa evde ağrı azaltma yöntemleri etkili olmaz ve tıbbi müdahale gerekir.

Zona izi nasıl geçer?

Zona sonrası iz veya renk değişikliği herkeste olmaz. Olursa da çoğu zaman zamanla açılır ve silikleşir. Ama kabarcıkları kaşımak, kabukları koparmak ve döküntünün enfekte olması iz kalma ihtimalini artırır.

Bu yüzden döküntü varken en önemli şeyler şunlardır: bölgeyi temiz ve kuru tutmak, dokunmamak/kaşımamak, gerekirse yapışmayan bir pansumanla kapatmak ve özellikle temas sonrası elleri sık yıkamak.

Eğer kalan iz veya koyu/açık renk lekesi haftalar–aylar içinde belirgin düzelmiyorsa ya da ciltte kabarıklık/çöküklük kalıyorsa, tedavi seçeneklerini bir dermatoloji doktoru değerlendirebilir.

Zona olunca ne zaman doktora gitmeli?

Zona olduğunuzdan şüpheleniyorsanız, döküntü başladıktan sonraki ilk 72 saat içinde (en geç 3 gün) doktora başvurun. Erken tedavi, iyileşmeyi kolaylaştırabilir ve uzun süren sinir ağrısı gibi sorunların riskini azaltmaya yardımcı olur.

Aynı gün (acil) değerlendirme gereken durumlar:

  • Döküntü veya ağrı göz çevresi, göz kapağı, alın, burun ucu/kenarı gibi yüz bölgesindeyse ya da görmede değişiklik varsa
  • Döküntü kulak çevresindeyse ve beraberinde şiddetli kulak ağrısı, işitmede azalma veya yüzde kayma/asimetri varsa
  • Bağışıklık sistemi zayıfsa (örneğin kemoterapi alanlar, organ nakli olanlar)
  • Döküntü çok yaygın ve çok ağrılıysa
  • Hamilelik varsa
  • 17 yaş ve altındaysa

Zona hastalığına hangi bölüm bakar?

Zona hastalığında ilk değerlendirme için genelde Aile Hekimliği ya da Dermatoloji uygundur. Zona şüpheniz varsa, özellikle döküntü başladıktan sonraki ilk 3 gün içinde doktora gitmelisiniz.

Döküntü veya ağrı göz çevresindeyse doğrudan Göz Hastalıkları (Oftalmoloji) değerlendirmesi gerekir.

Kulak çevresinde döküntüyle birlikte şiddetli kulak ağrısı, işitme- denge sorunları ya da yüzde kayma/asimetri gibi bulgular varsa KBB’ye başvurulmalıdır.

Bu iki durum, bazen acil değerlendirme gerektirebilir.

Zona aşısı nedir?

Zona aşısı, suçiçeğine yol açan VZV virüsünün yıllar sonra yeniden aktifleşip zona yapmasını ve özellikle uzun süren sinir ağrısı gibi sorunları azaltmak için yapılan aşıdır. Günümüzde en yaygın kullanılan aşı rekombinant zona aşısıdır (RZV) ve genelde 2 doz uygulanır.

Suçiçeği aşısı ilk enfeksiyonu yani suçiçeğini önlemeye yöneliktir; zona aşısı ise virüs vücutta uykuda kaldıktan sonra ortaya çıkabilen zonayı ve sonuçlarını azaltmaya odaklanır. suçiçeği aşısı ve zona aşısı farklı aşılardır, karıştırılmaması gerekir. suçiçeği aşısı zona hastalığına karşı korumaz.

Zona aşısı kimlere yapılır?

Zona aşısı genel olarak şu kişilere önerilir:

  • 50 yaş ve üzeri, bağışıklığı normal olan yetişkinler: Daha önce zona geçirmiş olsanız bile aşı önerilebilir.
  • 18 yaş ve üzeri, bağışıklığı baskılanmış ya da yakında baskılanacak kişiler (hastalık veya tedavi nedeniyle): Zona ve komplikasyon riski daha yüksek olduğu için aşı önerilebilir.

Aktif zona geçirirken aşı yapılmaz, genellikle iyileşme sonrasına ertelenir. Ayrıca ciddi alerji öyküsü veya orta-ağır akut hastalık gibi durumlarda aşıya uygunluğu doktor değerlendirir.

Halihazırda zona geçirenler aşı olabilir mi?

Evet, daha önce zona geçirenler de zona aşısı olabilir. Aşı, ileride zonanın tekrarını ve özellikle uzun süren sinir ağrısı gibi komplikasyonları azaltmaya yardımcı olabilir. Daha önce zona geçirmek aşıya engel değildir.

Zona hastaları nelere dikkat etmeli?

Evdeyken döküntüyü kapalı tutun (gevşek kıyafetle ya da yapışmayan bir pansumanla). Kabarcıklara dokunmayın, kaşımayın. Özellikle döküntüye temas ettiyseniz ellerinizi en az 20 saniye sabunla yıkayın.

Havlu, çarşaf ve kıyafetleri başkalarıyla ortak kullanmayın. Döküntü bölgesini temiz ve kuru tutun.

Kabarcıklar tamamen kabuklanana kadar, suçiçeği geçirmemiş veya aşısız kişilerle ve özellikle hamileler, yenidoğanlar (özellikle erken doğanlar), bağışıklığı zayıf kişilerle yakın temastan kaçının.

Zona hastaları banyo yapabilir mi?

Evet, zona olan kişi banyo/duş alabilir. Hatta bölgeyi temiz tutmak, enfeksiyon riskini azaltmaya yardımcı olur.

  • Ilık suyla kısa bir duş/banyo yapın.
  • Döküntüyü ovalamayın, kaşımayın.
  • Mümkünse kokusuz, hassas ciltler için bir sabun kullanın.
  • Sonrasında bölgeyi havluyla tamponlayarak nazikçe kurulayın (sürtmeyin).
  • Kabarcıklar kabuklanana kadar döküntüyü mümkünse kapalı tutun ve havlu/giysi paylaşmayın.

Zona hastaları ne yemeli, ne yememeli?

Ağızda zona varsa bazı yiyecek ve içecekler yaraları daha çok yakabilir. Bu yüzden acı/baharatlı, çok tuzlu, asitli (narenciye, domatesli soslar, sirke gibi) yiyecekler, çok sıcak içecekler ve ağzı tahriş eden sert-kıtır şeyler (cips, tost gibi) besinlerden uzak durmak iyi gelebilir.

Belirli bir gıdayı yemek ya da yememek, zonayı doğrudan iyileştirmez veya kötüleştirmez. Zona, diyetle geçebilen ya da ortaya çıkan bir hastalık değildir.

Zona hastalığı tehlikeli midir?

Zona çoğu kişide kontrol altına alınabilen ve birkaç hafta içinde geçen bir hastalıktır; yani her zaman tehlikeli değildir.

Ama özellikle ileri yaşta, döküntü geçse bile haftalar ya da aylar sürebilen sinir ağrısı görülebilir (postherpetik nevralji) ve bu durum en sık, en zorlayıcı sorunlardan biridir. Ayrıca bağışıklığı zayıf olanlarda zona yayılabilir ve daha ağır geçebilir.

Gözde zona tehlikeli midir?

Evet, gözde zona (herpes zoster oftalmikus) tehlikeli olabilir. Çünkü göz ve çevresini tuttuğunda kornea gibi gözün hassas tabakalarında hasar bırakabilir ve nadiren görmeyi kalıcı etkileyen sorunlara yol açabilir.

Bu yüzden döküntü göz çevresinde, alında, burun üstünde/ucu-kenarında çıkıyorsa ya da göz ağrısı, kızarıklık, ışığa hassasiyet, görmede bulanıklık gibi şikâyetler varsa aynı gün acil değerlendirme gerekir; erken tedavi bu riskleri azaltmada çok önemlidir.

Kulakta zona tehlikeli midir?

Evet, kulakta zona (herpes zoster oticus) daha ciddi olabilir çünkü bazı kişilerde Ramsay Hunt sendromu gelişebilir. Bu durumda şiddetli kulak ağrısı ve kulak çevresinde kabarcıklar yanında yüzde kayma (yüz felci), işitmede azalma ve baş dönmesi gibi şikâyetler görülebilir.

Bu nedenle kulak çevresinde zona şüpheniz varsa, özellikle yüzde asimetri, işitme azalması, çok şiddetli ağrı veya baş dönmesi varsa aynı gün doktora başvurmak gerekir; erken değerlendirme ve tedavi iyileşme şansını artırabilir.

Zona hastalığı kanser midir?

Hayır, zona hastalığı kanser değildir. Suçiçeğine neden olan virüsün (VZV) yıllar sonra yeniden aktifleşmesiyle ortaya çıkan bir enfeksiyondur.

Kanserin kendisi veya kanser tedavileri (ör. kemoterapi/radyoterapi) bağışıklığı zayıflatabildiği için zona riskini artırabilir. Kanser hastalarının bağışıklık sistemlerinin zayıflaması sonucu daha sık zona hastaları olması, her zona hastasının kanser olduğu anlamına gelmez.

Zona öldürür mü?

Çoğu kişide zona ölümcül bir hastalık değildir ve genelde birkaç hafta içinde iyileşir.

Ancak ileri yaşta ve özellikle bağışıklığı çok zayıf kişilerde zona daha ağır seyredebilir. Bu grupta döküntü vücuda yayılabilir ve nadiren akciğer ya da beyin gibi organları etkileyen ciddi sorunlara yol açabilir.
Bu yüzden “çok nadir” de olsa hayati risk ihtimali vardır. CDC’ye göre, yılda zona hastalığından ortalama 100 kişi ölür.

Zona ile karıştırılan hastalıklar

Zona döküntüsü çoğu zaman ayırt edicidir: genellikle vücudun tek tarafında, bir sinirin izlediği hatta uyan şerit (dermatom) şeklinde çıkar.

Yine de bazen başka cilt sorunlarıyla karışabilir. Özellikle döküntü daha başlamadan önce sadece ağrı varken ya da döküntüsüz zona görüldüğünde tanı koymak zorlaşır.

Zonayla en sık karıştırılan hastalıklar şunlardır:

  • Uçuk (herpes simplex): Benzer kabarcıklar yapabilir. Ancak uçuk daha çok tekrarlama eğilimindedir ve çoğu zaman zonadaki gibi “tek taraflı şerit” görünümü oluşturmaz.
  • İmpetigo: Bakteriyel bir cilt enfeksiyonudur; lezyonlar kabuklanma ile belirginleşebilir.
  • Kontakt dermatit / ilaç döküntüsü: Alerji veya tahrişe bağlı döküntülerdir; genelde kaşıntı daha ön plandadır.
  • Folikülit: Kıl köklerinin iltihabıdır; küçük, sivilce benzeri lezyonlar şeklinde görülebilir.
  • Uyuz, böcek ısırıkları, papüler ürtiker: Daha çok kaşıntılı kabarıklıklar ve yaygın rahatsızlık hissiyle seyreder.
  • Mantar / kandida enfeksiyonları: Özellikle nemli bölgelerde kızarıklık ve kaşıntı yapabilir.
  • Dermatitis herpetiformis: Kabarcıklı ve kaşıntılı döküntüyle giden başka bir cilt hastalığıdır.
  • Döküntü yokken sadece ağrı varsa: Ağrının yerine göre bazen kas-sinir kaynaklı ağrılar, yüz siniri ağrıları veya diş sorunları ile karışabilir.

Bu nedenle şüpheli bir döküntü ya da açıklanamayan tek taraflı ağrı varsa, özellikle şikâyet göz, kulak veya yüz çevresindeyse ya da ağrı çok şiddetliyse, en güvenli yol muayene olmaktır; doktor gerek görürse tanıyı netleştirmek için test isteyebilir.

Zona hastalığından korunmanın yolları

  • Çocuklar suçiçeği aşısını olmalı (2 doz)

Zona, suçiçeğine neden olan virüsün (VZV) yıllar sonra yeniden aktifleşmesiyle ortaya çıktığı için, çocuklukta suçiçeğine yakalanma riskini azaltmak önemli bir adımdır.

Resmî verilere göre suçiçeği aşısı tek dozda suçiçeğini önlemede %82, ağır suçiçeğini önlemede ise neredeyse %100 etkilidir. İki doz uygulamada koruyuculuk klinik çalışmalarda %98, saha çalışmalarında ise %92 (aralık %88–%98) olarak bildirilmiştir.

  • Yetişkinler zona aşısını olmalı (2 doz)

Yetişkinlerde zona aşısı, hem zonayı hem de en sık ve en zorlayıcı komplikasyonlardan biri olan uzun süren sinir ağrısını (PHN) belirgin şekilde azaltır. R

esmî kaynaklara göre aşı, bağışıklığı sağlıklı 50 yaş ve üzeri yetişkinlerde %90’dan yüksek koruma sağlar. Zona aşırı hastalığı önlemede 50–69 yaşta %97, 70+ yaşta %91; PHN’yi önlemede 50+ yaşta %91, 70+ yaşta %89.

  • Göz veya kulak çevresinde döküntü varsa gecikmeyin

Zonanın göz çevresinde çıkması (oftalmik zona) gözde ciddi komplikasyonlara yol açabilir; bazı çalışmalarda göz komplikasyonu yaşayanlarda anlamlı görme kaybı oranı yaklaşık %6,6 olarak raporlanmıştır.

Kulak çevresinde zona ise bazı vakalarda Ramsay Hunt tablosuna ilerleyebilir; bir derlemede bu olgularda sensorinöral işitme kaybı oranı %43 bildirilmiştir.

Bu nedenle döküntü göz/kulak çevresindeyse en önemli şey gecikmemek: mümkünse ilk günlerde değerlendirme ve uygun tedavi, riskleri azaltmada kritik kabul edilir.

  • Bağışıklığınızı korumaya özen gösterin

Zona riski yaşla ve bağışıklık zayıflığıyla artabildiği için, genel sağlık alışkanlıkları da destekleyici olur: kronik hastalıkları düzenli takip etmek, yeterli uyumak, düzenli hareket etmek, sigaradan uzak durmak, alkolü sınırlamak ve uzun süren yoğun stres dönemlerinde destek almak gibi.

Bu adımlar faydalı olabilir ama aşı ve tıbbi korunmanın yerine geçmez, sadece destek sağlar.

Zona hastalığının yayılmasını nasıl engelleriz?

Suçiçeği ve zona, aynı virüsün (VZV) iki farklı dönemidir: Çocuklukta suçiçeği geçirilince virüs vücuttan tamamen silinmez; sinirlerde sessizce kalabilir. Yıllar sonra bağışıklık zayıfladığında virüs yeniden aktifleşirse bu kez zona hastalığı ortaya çıkar. Bu yüzden zonanın daha sık gündeme gelmesinde en büyük etkenler genelde aşı uygulamalarının azalması, nüfusun yaşlanması ve bağışıklığı baskılayan hastalık/tedavi sayısının artmasıdır.

Suçiçeği tarafında tablo daha net, aşı hastalığa karşı yüksek koruma sağlar. Aşılanma aksadığında virüs toplumda daha rahat dolaşır. Resmî verilere göre suçiçeği aşısı tek dozda %82 her suçiçeği vakasını önlemede etkilidir; ağır suçiçeğini önlemede ise neredeyse %100 koruma sağlar. İki dozda koruyuculuk klinik çalışmalarda %98, saha çalışmalarında %92 (aralık %88–%98) olarak bildirilmiştir.

Yetişkinlerde zonaya karşı en güçlü koruma araçlarından biri de zona aşısıdır. Paylaşılan verilere göre aşı, zonayı önlemede 50–69 yaşta %97, 70 yaş üstünde %91; uzun süren sinir ağrısını (PHN) önlemede ise 50+ yaşta %91, 70+ yaşta %89 düzeyinde koruma sağlayabilir.

“Aşı oranları düşünce ne olur?” sorusunun cevabını en iyi, aşıyla önlenebilen ama çok hızlı geri dönebilen hastalıklardan biri olan kızamık gösteriyor. Dünya genelinde 2024 sonunda kızamık aşısında 1. doz %84, 2. doz %76 seviyesinde kalındığı bildiriliyor; bu oranlar, salgınları önlemek için hedeflenen düzeylerin altında. Dünyadaki aşı karşıtı hareketlerin etkisiyle, bazı Avrupa ülkelerinin “kızamık eliminasyon” statüsünü yeniden kaybettiği ve düşen aşılanmanın önemli bir etken olduğu aktarılıyor.

Sağlık Bakanlığı verilerine göre 0–4 yaşta aşı devamsızlığının %10’a yaklaştığı ve aşı yaptırmayan aile sayısının yıllar içinde arttığı ifade ediliyor. Ayrıca bazı akademik kaynaklarda, aşı reddi sayısının 2011’de 183’ten 2018’de 23 binin üzerine çıktığı bilgisi yer alıyor.

Aşılamada aksama olunca, suçiçeği/kızamık gibi hastalıklar daha kolay yayılabiliyor; en çok da aşı olamayan bebekler, bağışıklığı zayıf kişiler ve kronik hastalığı olanlar etkileniyor.

Kaynak:Halk TV Haber Merkezi