Sene sanki ‘Sergen attı şampiyonluk geldi’ senesi

Evet, hata yaptı, bireysel anlamda bazı oyuncuların defoları iyice öne çıktı. Ama takım olarak asla bocalamadı. sadece kazanmayı düşündü ve kazandı... “Sergen attı, şampiyonluk geldi” senesi gibi, sergen, kendi planına inandı ve şampiyonluk olmasa da ilk büyük habercisi geldi...

Süper Lig’in 16.sırasında ve Aykut Kocaman liderliğinde henüz içinde bulunduğu ağır travmayı atlatamamış Başakşehir ile, takipçileri arasındaki puan farkını açma uğraşında olan Beşiktaş karşı karşıya geldi. Maça her iki takım da görmeye alışık olduğumuz düzeninde başladı. Beşiktaş, top çevirip, rakip yarı alana yerleşiyor ve boşluk arıyordu. Başakşehir ise Atiba, Josef ikilisinin sırtı dönük aldıkları toplara yaptığı şok preslerle hızlı atak peşindeydi. Ayrıca ev sahibi Başakşehir’in bir planı daha vardı. Siyah beyazlıların zayıf karnı olarak gördükleri Larin- N’Sakala kanadına sürekli baskı yaptılar. Özellikle bu ikilinin Beşiktaş yarı alanında kazandıkları toplarda ikili sıkıştırmayla hataya zorladılar. Nitekim henüz dördüncü dakikada Larin’in kaptırdığı topla başlayan hızlı atak, Aleksic’in direkten dönen topuyla sonuçlandı.

Beşiktaş ise, kapanan Başakşehir’i bir süre merkezden kısa paslarla delmeyi denedi. Başaramayacağını anlaması uzun sürmedi ve rakip savunmayı genişletmek adına oyunu kenarlara indirdi. Bu çabasında da sıfıra inmekte zorlanan Beşiktaş, ceza sahası yan çizgileri civarından uzun ortalar denemeye başladı. 7.dakikada Başakşehir savunmasının karşıladığı kenar ortasında top, Aboubakar’ın önünde kaldı. Vakit kaybetmeden sol ayağıyla sert bir vuruş yapan Aboubakar, skoru değiştiremedi ama direkten tönen top sayısını eşitledi.

16.dakikada Ljacic, hücum yönüne göre sağ kenar ceza sahası çizgizi civarından yine uzak direğe orta denedi. Larin iyi yükselip topa vurdu ama doğru yer tutan Volkan, kurtarış yapmakta zorlanmadı.

Beşiktaş oynuyor, Başakşehir fırsat bekliyordu. Nihayet o fırsat 21. Dakikada geliştirdikleri kontra atakla geldi. Beşiktaş hücumda Larin’le yaptığı top kaybı sonrası Guiliano hızla Crivelli’yi gördü. Neredeyse tamamen rakip yarı alana yerleşmiş olan Beşiktaş savunması, Crivelli’nin topla yaptığı dikine koşuya yetişmek için elinden geleni yaptı ancak Crivelli, çoktan Ersin’le karşı karşıya kalmıştı. Koşuda gösterdiği hüneri, son vuruşta gösteremeyince tabela değişmedi.

Hata yapmayan Başakşehir bekliyor, Beşiktaş boşluk arıyordu. 37’de Ghezzal alanı değiştirip sağ kenara geldi ve savunma arkasındaki sol koridora Aboubakar’ı kaçırmak istedi. Aboubakar oyalanmadan topukla Larin’e atmak istedi ama başarısız oldu. Top savunmada kaldı. Beşiktaş oyuncuları, yerleşik Başakşehir savunmasının dengesini bozmak için her şeyi deniyordu ama pas trafiğindeki durağanlık, Başakşehir’in her seferinde doğru yerleşimi yapmasına olanak tanıyan zamanı veriyordu. 42’de bu defa Atiba, sağ kenara hareketlendi Rosier’den aldığı topu yerden Aboubakar’a gönderdi. Aboubakar’ın uygun pozisyonda ıska geçtiği top, Başakşehir savunmasının dengesini bozdu ve Larin takımını öne geçirdi. Beşiktaş, bir şans golü atmıştı ama maçın başından beri oynayan taraftı. Başakşehir ise küme düşme hattındaki kritik pozisyonunu hesaba katarak maça önce beraberlik niyetiyle çıktığını göstermişti. İlk yarı, konuk ekibin tek farklı üstünlüğü ile sona erdi.

İkinci yarı ise başka bir maçın habercisiydi. Başakşehir bu sefer oynamak zorundaydı. Çünkü hata kollamak, kazanmaya ya da puan almaya yetmeyecekti. Hataya zorlamak da icap ediyordu. Nitekim yedikleri golden sonra beklemek yerine kalabalık şekilde rakip yarı alanda oyun kurmaya ve pas yapmaya başladılar. Crivelli, çok kurnaz bir şekilde Beşiktaş stoperlerini yaptığı boş koşuyla ceza sahası dışına taşıdı. Boş alana hareketlenen Deniz Türüç, Aleksic’in sol kenardan ortasında çok rahat bir kafa vuruşuyla eşitliği yakaladı. Ters kademeye girmekte bu kadar başarısız kalan N’Sakala yerine acaba ters kademelerdeki başarısıyla tanıdığımız Rıdvan o anda sahada olsa acaba bu gol olur muydu? Bence zor...

Bu andan itibaren maçı yine başladığı şekle döndü. Başakşehir yine topun arkasına geçti. Beşiktaş yine golü arayan taraftı. Mevcut düzende Beşiktaş’a ya yine bir şans golü gerekiyordu ya da yetenekli ayaklarının artık devreye girmesi icap ediyordu. 68’de Ghezzal’ın sol ayağı, köşe gönderinden topu Welinton’un kafasına gönderdi. Brezilyalı da Beşiktaş formasıyla ilk Süper Lig golüne imza attı.

Golden hemen sonra Başakşehir üçlü savunmaya dönüp 4 oyuncu değişikliği birden yaptı ki aslında bu 4 oyuncu da kornerden önce kenara gelmişti. Ancak son anda teknik bir karar ile korner sonrası beklendi. Beşiktaş ise bu dörtlü sürpriz değişikliğe önde olmanın da verdiği avantajla sadece Ljaic  Necip değişikliğini yaparak cevap verdi. Başakşehir’de amaç, orta sahada pas istasyonu sayısını arttırmak ve oyun üstünlüğünü ele almaktı. Beşiktaş’a ise o üstünlüğü kaptırsa bile alan bırakmamaktı. Neredeyse her iki plan da tutmadı. Ne Başakşehir oyun üstünlüğünü alabildi ne de Beşiktaş alanını savunabildi.

77’de Mehmet Topal’a çarpan top, serseri kurşun gibi Beşiktaş ceza sahasına düştü. Demba Ba, beraberliği yakaladı. 3’lü savunmaya dönen Başakşehir yine geri çekildi. Oysa 3 atak organize olup, gol deneseler, zaten sendeleyen Beşiktaş’ı yıkmaları an meselesiydi. Ama Aykut Kocaman anlamakta zorlandığım şekilde bunu denemedi. Cüret bile etmedi. Çekilip, bekledi.

Beşiktaş, son dakikalarda çekilen rakibinin üzerine gitti. Oyunu kanatlara indirmeye ve boşluk aramaya devam etti. 85’de sağ kenardan bu sefer Rosier ortaladı, Josef önce ayağıyla düzeltip kontrol etti ve sonra şık bir vuruşla ağları buldu.

Kalan dakikalarda Başakşehir, beraberlik için çabaladı. Ancak geride kalan 85 dakika durdurmaya, eksik yakalamaya, hata kollamaya dayalı oyunu, son 5 dakikada 180 derece değiştirmeyi beceremedi. Oysa 10 dakika top oynamayı düşünseler belki durum farklı olurdu.

Beşiktaş, biri duran top olmak üzere attığı 3 golü de sağ kenardan yapılan ortalardan buldu. Başakşehir ise rakip hatalarını kovalarken biri son derece organize  şekilde attığı 2 golde kaldı. Bu sonuçla lider Beşiktaş, en yakın takipçisi ile puan farkınu 5’e çıkardı ve Sergen Yalçın yönetiminde ligin tartışmasız oyun liderliği ile birlikte 5 puan farklı liderliğini de ele geçirdi.

Başakşehir adına ise kabus günleri, daha da karanlık tonda devam edeceğini gösterdi. Ligin küme düşme hattında bulunan Aykut Kocaman’ın takımı bu saatten sonra toparlar mı bilinmez ama Beşiktaş’tan alacakları puanı bir eşik olarak gördükleri kesin. Şimdi başka bir eşik bulup, oradan tırmanışa geçmeyi ummak zorundalar.

Beşiktaş, ligde her türlü rakibe karşı ülke futbol standartlarının üzerinde performanslar gösterdi ve bunu yapmaya devam ediyor. Kapanan rakipleri açtı, kontra atağa çıkan rakipleri durdurdu, sert oynayan rakipleri pasla yıldırdı... Başakşehir’den ziyade Aykut Kocaman’ın futbol anlayışı ise Beşiktaş adına en ciddi sınavdı. Sürekli hata kollayan, maç berabere iken sanki 3 farklı öndeymiş gibi oynayan, hızlı ve etkili kontraya çıkan Aykut Kocaman’ın takımını gel giti böylesine fazla bir maçta mağlup etmek, Beşiktaş’ı şampiyon yapar mı bilmem ama ona olan inancı 2-3 kat arttırdığı kesin... Maçtan hemen sonra zihnimde Ercan Taner’in unutulmaz tonlamasıyla “Sergen attı, şampiyonluk geldi” cümlesi canlandı.

68 Korner. Ghezzal ortaladı. Ön direk altı pas içine gelen topa yükselen Welinton Beşiktaş’ı öne geçirdi.

69 Başakşehir 4 değişiklik

72 Ljaic Necip değişikliği

77 Mehmet Topal’a çarpan top ceza sahsında Demba Ba’nın önünde kaldı. Vurdu gol oldu.

85 Sağ kanattan Rosier ortaladı, Josef yüksek toğu ayağıyla kontrol edip önüne aldı ve sert vurup golü attı.

Ligin en ciddi sınavıydı

Beşiktaş, bana göre ligdeki en ciddi sınavını verdi. Çünkü Aykut Kocaman takımlarının oyun planları, Sergen Yalçın gibi kafasında oynamak olan hocalara hep ters gelir. Şenol Güneş’in bir dönem Abdullah Avcı ile beraber yenmekte en çok zorlandığı iki isimden biri de Aykut Kocaman’dı. Hatta başka rakiplere karşı sahayı dar eden Şenol Güneş’in deli gibi hücum yapan takımları, Aykut Kocaman – Abdullah Avcı karşısında son derece edilgen takımlara dönüşürlerdi. Sergen Yalçın’ın takımı, öyle olmadı. Evet, hata yaptı, bireysel anlamda bazı oyuncuların defoları iyice öne çıktı. Ama takım olarak asla bocalamadı. sadece kazanmayı düşündü ve kazandı... “Sergen attı, şampiyonluk geldi” senesi gibi, sergen, kendi planına inandı ve şampiyonluk olmasa da ilk büyük habercisi geldi...

Önceki ve Sonraki Yazılar