“Karnınızı ben doyurdum, yine de oy vermiyorsunuz…Kusun ulan…!”

Bir siyasetçinin bu sözleri kullanması mümkün mü. Ya da böyle bir üslupla kendi halkına, kendi ülkesine, kendi milletine hakaret etmesi mümkün mü…

Elbette değil…

Ama Türkiye’nin tek adamı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan parti üyeleriyle yaptığı toplantıda dayanamayıp sonunda itiraf etmiş ve şöyle demiş;

“Karnını doyuruyorsunuz, her türlü ihtiyacını karşılıyorsunuz yine de oy vermiyor”.

Aslında gazetelerin haberine göre sözleri tam şöyle;

Mideye değil artık buraya (kafasını işaret ederek) bakacağız. Herkesin midesini doyurduk, ama neticede durum böyle. Karnını doyuruyorsunuz, her türlü ihtiyacını karşılıyorsunuz yine de oy vermiyor”.

Şimdi burada durun…

Tarih 21 Haziran 2013. Dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan Kayseri’de konuşuyor; “Milletime” hakaret ediyorlar” derken sözü şuraya getiriyor;

“Makarnaya, kömüre oy sattınız diyorlar. Madem öyle sen de makarna, kömür dağıt. Kaymak tabaka hepsi CHP'li”.

Tarih 18 temmuz 2014. Dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan Tekirdağ’da konuşuyor. Konu yine “avanta” ve “beleş” dağıtımı. Sözü yine “Bunlar bizi avanta dağıtıp, beleş yedirip içirmekle avanta dağıtıyorlar diye suçluyorlar” mealine getiriyor;

Kaymak tabakanın partisi bunlar (CHP’ye söylüyor) . Kömürcü, makarnacı, bidon kafalı diyor, kendi arkadaşına tıpış tıpış sandığa gideceksiniz diyor. Kürsüye de vuruyor haa! CHP kendi seçmenine koyun muamelesi yapıyor. Salon sosyeteleriyle bu ülke yönetilmez”.

Tarih 3 Kasım 2018. Cumhurbaşkanı Erdoğan Yıldız Teknik Üniversitesinde düzenlenen “Türkiye Gençlik Zirvesi”’nin açılışında konuşuyor;

Milletimize tepeden bakan, milletimizi kömürcü makarnacı diye aşağılayanlar uzun zaman sonra yeniden piyasaya çıktılar. Bunlar millete aptal diyerek en başta cumhuriyetimize zarar veriyor.”

Yani millete, beleş ve avanta vererek oy devşirmenin o millete aptal demek olduğunu açıkça vurguluyor.

Tarih 1 Mart 2019. Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Ardahan’da konuşuyor. Öncelikle soğan ve patates kuyruklarına “Bunlar varlık kuyruğu” dedikten sonra vatandaşın varlıklı olduğundan kuyruklarda sıraya girdiğini belirterek “Bu ülkeyi bölemezler” gibi bir söylemle; soğan ve patatesten nasıl ülke bölüneceğine açıklık getiriyor ve devam ediyor;

“Milleti makarnacı kömürcü diye aşağılayanlar sosyal devlet bitti diyorlar. Ufukta seçim sandığını görünce sosyal devlet ilkesinden bahsediyorlar.”

Erdoğan bütün bu konuşmaları; vatandaşın aldığı yardımlar üzerinden kendisini eleştiren muhalefete karşı yapıyor ve açık açık şunu belirtiyor; “Biz bunu oy için yapmıyoruz, vatandaşta aptal değil”.

Peki Erdoğan bunları yapıyor diğerleri ne yapıyor. Millete yapılan üç kuruşluk sosyal yardım üzerinden kendi insanını nasıl aşağılayıp hakaret ediyorlar. İşte ona başka bir örnek;

Tarih; Ağustos 2013. AKP milletvekili ve Başkanlık anayasasının mimarı, Zindaşti denen uyuşturucu tacirini cezaevinden çıkar karşılığı salıverilmesine yardım etmek gibi bir iddiayla Habertürk gazetesi yazarı Fatih Altaylı tarafından suçlanan Burhan Kuzu twitter’da kendisini eleştiren bir vatandaşa yanıt veriyor ve şöyle haber oluyor;

AKP Milletvekili ve Anayasa Komisyonu Başkanı Burhan Kuzu Twitter hesabından yine bir skandala imza attı. Vatandaşın sorusuna kızan Kuzu ‘Biz farelerin aç gezdiği bir Türkiye devraldık biz gelmesek sen bile belki aç kalacaktın. Şükür ve dua edin bize’ cevabını verdi. Kuzu'nun bu aşağılayıcı üslubu büyük tepki gördü.”

Anlamayana bir kez daha anlatalım. AKP için seçmen bu ülkenin eşit, özgür, uygar ve çağdaş bir biçimde yaşamaya çalışan bir millet ferdi değil. Sadece “müşteri”.

Cumhuriyet döneminde “verdik” sözcüğünün devlet kesiminde ayıplanan, yasaklanan bir sözcük olduğunu unutmayın. Orada millete verilen “Asil milletin bu vatanda bulunmasının insanca karşılığı” idi.

Siz o zaman bu ülkenin; “Asil, eşit, özgür, haysiyetli ve şerefli birer üyesiydiniz”. Şimdi ise sadece müşterisiniz.

Son bir örnek. Tarih 17 Eylül 2013. Yer Tekirdağ. Gazete haberleri şöyle;

“Tekirdağ’ın Çerkezköy İlçesi’nde Müjgan Serkan Karagöz Mesleki ve Özel Eğitim Merkezi’nin açılış törenine katılan AK Parti Tekirdağ Milletvekili Ziyaeddin Akbulut, hükümetinin engelliler için çıkardığı yasaları hatırlatarak, ‘2005 yılında çıkardığımız yasa ile biz engellileri insan yerine koyduk, adam yerine koyduk’ dedi.”

Yani; televizyon kameralarının önünde Erdoğan için; “Ben onun gözünün kılı olurum” (lütfen öyle kabul edelim) diyen teyzem başta olmak üzere, sokak röportajlarında hiç çekinmeden “çalsın ama bana da versin” diyen aziz milletimizin çalışmayı pek sevmeyen bir bölümüne buradan sesleniyorum;

“Yol bitti, yapı paydos. Artık bunların sizlere avanta dağıtmaya hiç niyetleri yok çünkü hepsinin karnı doydu, şişti patlamak üzere. Onun için siz siz olun gelin Atatürk’ün aydınlık yoluna ve çağdaş Cumhuriyet değerlerine geri dönün. Yoksa sonra vakit çok geç olacak”.

Benden söylemesi;

Karar; “Yüce Türk Milletinindir…!”

Önceki ve Sonraki Yazılar
Fatih Ertürk Arşivi