Ayşenur Arslan

Ayşenur Arslan

İsrail Trump’ı neye zorluyor?

Kelimenin tam karşılığıyla ŞİDDET çağındayız.

Kadın cinayetleri.. Akran zorbalığı.. İktidarın en küçük bir itiraza karşı gösterdiği (en son Boğaziçi Üniversitesi’ndeki gibi) orantısız güç..

Ama böylesini daha önce ne gördüm ne duydum!

Niğde’de iki araba trafikte çok sık rastlanan bir çekişmeyle birbirini sıkıştırıyor. Arabaların aynaları hasar görüyor. AYNALARI kırılıyor ya da yamuluyor.

Sonrası mı?

İKİ ÖLÜ BİR AĞIR YARALI!

Nasıl mı..

Şöyle: İki cümlesinden birinde muhtar olduğunu vurgulayan.. Muhtemelen (aslında eski) muhtar olduğu için her şeyi yapmaya hakkı olduğunu düşünen bir “cisim” trafikte önüne geçmeye çalışan arabaya kurşun yağdırdı.

Arabadaki üç kişiden ikisini öldürdü, birini de ağır yaraladı.
Kaçmaya çalışırken yakalandığında da neden ateş ettiğini şu cümlelerle anlattı:

"Önüme geçmeye çalıştı. Benim önüme geçeni vururum. Ben muhtar Hamza. Önüme geçtiler, alenen vurdum. O yüzden vurdum. 2 kişiyi vurdum. Pişman olur muyum? Onur duyuyorum. Gurur duyuyorum. Benim önüme geçmeyeceklerdi.”

Belli ki bir akıl hastalığından muzdarip. Ama bu, eylemini ve sonuçlarını hafifletmeli mi?

Asla!

Bir daha toplum içine dönmemesini sağlayacak bir ceza alıp sonuna kadar da çekmeli.
Kimi suçlarda, özellikle de pedofilide olması gerektiği gibi!

*. *. *

Oysa.. Dünya bugün, akıl hastanesinde ya da cezaevinin özel bir bölümünde tecrit edilmesi gereken akıl hastalarının elinde.

Özellikle küresel gücün efendilerinin elinde!!

Zavallı İran halkı, içerde mollalarla.. Dışarda dünyanın tehlikeli akıl hastaları listesinde ilk ikiye giren Trump ve Netanyahu ile uçurumun kenarında.

ABD güya barış için masada.. Ama verilen mesajlar, bombaların, füzelerin tik taklarının daha yakından duyulduğunu gösteriyor.

Dahası, İsrail, buralarda nedense pek kulak verilmiyor ama resti çekmiş durumda.

Enerji Bakanı Eli Cohen mesela, bir sosyal medya platformunda İsrail’in tutumunu açık açık dile getirdi. Umman’daki masanın hiçbir önemi olmadığını söyledi. Dahasını da şöyle getirdi:

“Bir anlaşma yapılması durumunda dahi; İsrail'e yönelik bir tehdit görürsek ve mecbur kalırsak harekete geçeriz.”

İsrail bir yandan Trump’ı harekete geçirmek için sıkıştırmaya çalışıyor.. Diğer yandan Batı Şeria’yı “yutmak” üzere yasalar çıkartıp kararlar alıyor.
Üstelik bunu saklamıyor.

Aşırı sağcı Maliye Bakanı Smotrich, mesela, güvenlik kabinesi toplantısında yaptığı açıklamada “FİLİSTİN DEVLETİ FİKRİNİ ORTADAN KALDIRMAYI” hedeflediklerini aynen bu ifadeyle dile getirdi.

Netanyahu, güvenlik kabinesinde alınan açık / gizli kararlar cebinde, bugün yarın yine Washington’un yolunu tutacak. Ve muhtemelen Trump’a “Ya İran sorununu kökten çöz ya da yolumuzdan çekil” diyecek.

Elbette Trump’ın Yahudi damadına güvenerek..

*. *. *

Herhalde inanırsınız..
Dünya da ülkemiz de öyle bir yerde ki..
Yazıyı bitirecek söz bulamıyorum.
Sadece “aklınıza mukayyet olun” diyebiliyorum..

Önceki ve Sonraki Yazılar
Ayşenur Arslan Arşivi

Depremi andık.. Dağılabiliriz!!

09 Şubat 2026 Pazartesi 09:21

Murat Övüç'ü Savunmak

07 Şubat 2026 Cumartesi 11:30

Türkiye'nin Umut Hakkı Yok Mu?

06 Şubat 2026 Cuma 08:59

Arşiv unutmuyor siz de unutmayın

05 Şubat 2026 Perşembe 09:18

Epstein dosyasının hatırlattıkları

04 Şubat 2026 Çarşamba 11:07

Türkiye'yi anlatan iki portre!

03 Şubat 2026 Salı 09:13

Muhalefet Yetersiz Mi?

31 Ocak 2026 Cumartesi 09:08

Türkiye'de yazmak laneti!

29 Ocak 2026 Perşembe 09:23