45 dakikalık şampiyon

Topa yüzde 60’ın üzerinde sahip olan Fenerbahçe, ilk yarı yaptığı  doğru işler karşılığı içeri 3-1 ile girdi. Ancak içeri giren Fenerbahçe ile ikinci yarıya çıkan Fenerbahçe birbirinden çok farklıydı. İlk yarı sarı ise ikinci yarı lacivertti.

Maça önde presle, yüksek tempoyla ve istekli başlayan Fenerbahçe, ilk yarı boyunca adeta rakibini boğdu. İlk 45 dakika boyunca neredeyse Kasımpaşa’ya hiç alan bırakmayan Fenerbahçe, kalecisi Harun’un hatasına rağmen soyunma odasına 3-1 önde gitmeyi başardı. Ayağa yüksek tempoyla pas yapan, rakibe önde basan, ikinci topları toplayan Fenerbahçe, ligin başından beri bana göre en etkili oyununu oynadı ve en az attığı kadar da kaçırdı. Bu büyük avantajla soyunma odasına giden Fenerbahçe için en büyük soru işareti ikinci yarı bu tempoyu koruyup koruyamayacağıydı.

İkinci yarıya biraz daha temkinlki başlayan ev sahibi takım, dakikalar ilerledikçe yorgunluğuna yenik düşmeye başladı. Tüm enerjisini ilk yarıda kullanan orta saha oyuncuları Ozan ve Mert Hakan, ikinci yarıda idare edebildikleri kadar ettiler ancak Kasımpaşa, giderek maça ağırlığını koymaya başlamıştı. 72’de iki merkez orta sahasını oyundan alan Emre Belözoğlu, Luis Gustavo ve Sinan Gümüş’ü oyuna sürdü. Bir de en uçtaki Valencia yerini Thiam’a bıraktı. Bu 3 değişiklik, orta sahadan 2 kişi eksilip, 1 yeni takviye ile yenilenen Fenerbahçe’yi oyunda eksik bıraktı. Emre Belözoğlu, buna benzer değişiklikleri önceki maçlarda da yapmıştı. Sanırım üzerine gelip, baskı kuracak rakibini kanat akınlarıyla gafil avlamayı düşünerek bu değişikliği yapıyor ama oyun olarak her seferinde bu değişiklik negatif sonuç veriyor. Fenerbahçe ne zaman orta sahadan azalsa oyun üstünlüğünü rakibe kaptırıyor. Nitekim yine öyle oldu. Topa sahip olan taraf hala ev sahibi olsa da inisiyatif Kasımpaşa’ya geçti. Nitekim atılan uzun topta savunma arkasına sarkan Hajradinovic, yerde kaldı ve Fırat Aydınus doğru bir kararla penaltı noktasını gösterdi. 81’de farkı 1’e indiren Kasımpaşa karşısında Fenerbahçe giderek zorlanmaya başladı. Kasımpaşa’nın oyunu rakip yarı alana yıkacak, baskı kuracak, tempo yapacak bir kurgusu yoktu ama uzun topla, kısa pasla, önde presle her şekilde pozisyona giriyordu.

Emre Belözoğlu 72’den 90’a kadar oyuna hiç müdahale etmedi ve sadece izledi. Belki Kasımpaşa’nın penaltı golü 5 dakika erken gelseydi, Fenerbahçe bunun bedelini çok ağır ödeyecekti. İlk 45 dakikasını kusursuz, ikinci 45 dakikasını son derece sıkıntılı oynadığı maçı Fenerbahçe ilk yarıda bulduğu 3 gol ile kazandı.

Ligin son virajı için bu oyun umut verir mi derseniz ciddi endişelerim var. İlk 45’teki oyunu 60-70’lere yaymak için zaman çok dar. Oyuna müdahaleleri ve oyunun gidişatını okuma noktasında son derece deneyimsiz olan Emre Belözoğlu, maçları ilk yarıdan koparırsa sorun yok. Ama kafa kafaya giden ya da yenik geçirdiği her dakika o ve takımı adına ciddi sıkıntı oluşturacaktır. Takibi sürdürmüş olmaları, şampiyon gibi oynadıkları anlamına gelmiyor. Tam tersine her maç adeta rulet oynuyorlar ve şimdilik kazanıyorlar. Bir defa kaybederlerse sezonu kaybederler ki bence kaybedecekler...

Önceki ve Sonraki Yazılar