Türkiye–AB ilişkilerinde dikenli 6 ay: Brüksel’de Rum satrancı

Türkiye–AB ilişkilerinde dikenli 6 ay: Brüksel’de Rum satrancı
AB Dönem Başkanlığı 1 Ocak tarihinden itibaren 6 aylığına Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'ne geçti... Zorlu geçmesi beklenen 6 aylık dikenli süreçte Türkiye'yi bekleyen senaryolar neler?

Türkiye uzun zamandan beri Avrupa Birliği'ne üye olmak için adımlar atmaya devam ederken zaman zaman bu ilişkiler hayli krizlere sahne olup bazı dönemlerde neredeyse kopma noktasına kadar ulaştı.
Türkiye'nin içeride özellikle adalet noktasında attığı adımlar gerekçe gösterilerek uzun zamandan bu yana AB ile soğuk ilişkiler yaşanıyor. Bu soğuk ilişkilerin önümüzdeki 6 ayda daha da artması beklentiler arasında.

PEKİ NEDEN?

Bir dönem AB'ye girmek için sadece birkaç adımın kalmasına kadar yaklaşılan bu ilişkilerin zamanla yıprandığı bilinen bir gerçek olarak gözler önünde dururken önümüzdeki 6 ayın daha da 'dikenli' geçmesi bekleniyor. Bunun nedeni ise AB dönem başkanlığının 1 Ocak 2026 yani dün itibari ile Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nde olması.

6 AYDA 250'DEN FAZLA TOPLANTIYA BAŞKANLIK EDECEKLER

Halktv.com.tr yazarlarından Uğur Ergan'ın 30 Aralık tarihli 'Erdoğan ve Fidan'a Rum daveti' başlıklı yazısında bahsettiği üzere GKRY, 6 ay boyunca, adada, Brüksel’de, Lüksemburg’da ve Kamerun’da 250’den fazla resmi ve gayri resmi toplantıya başkanlık edecek.

TÜRKİYE'Yİ AB'DEN DAHA DA UZAKLAŞTIRICI HAMLELER...

Ergan'ın aktardıklarına göre GKRY’nin AB başkanlığı döneminde Türkiye'nin AB'den daha da uzaklaştırıcı adımlar atması mümkün. GKRY'nin Türkiye'yi; uzlaşmaz, mızıkçı, Avrupa değerleriyle örtüşmeyen bir ülke konumunda gösterecek adımları atması ise şaşırılmayacak senaryolar arasında belirtiliyor.

ERDOĞAN VE FİDAN'A REDDEDİLMESİ BEKLENEN TEKLİFLER

Örnek vermek gerekirse GKRY 23-24 Nisan tarihlerinde Lefkoşa’da AB Devlet ve Hükümet Başkanları’nın gayri resmi toplantısı düzenleyecek. Tam da burada Rum lider Nikos Hristodulidis’ten, Cumhurbaşkanı ve AKP Lideri Erdoğan'a bir davet bekleniyor.

Bu davet sadece Erdoğan ile de sınırlı değil. Yine Rum tarafının Dışişleri Bakanı Bakanı Konstantinos Kombos’un, 27-28 Mayıs’ta Limasol’da AB Dışişleri Bakanları’nın “Kravatsız toplantı” diye bilinen gayri resmi Gymnich toplantısına Hakan Fidan’ı davet edebileceği Brüksel'de konuşulan konular arasında.

ANKARA'DAN DAVETLERE KIRMIZI IŞIK

Brüksel'de konuşulan bu senaryolar Ankara'da da konuşuldu. Ankara'dan kimsenin bu davetlerin kabul edileceğini beklemediği aktarıldı. Bunun nedeni ise toplantı tarihlerinin TBMM’nin açılışı ile Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nın 106. yılının kutlanacağı bir günde olması bilinçli bir adım.

PEKİ RUM TARAFI REDDEDİLMESİNE KESİN BAKILAN BU DAVETLERİ NEDEN YAPACAK?

Ergan'ın aktardıklarına göre Rum tarafı bilinçli bir şekilde bu adımları atacak. Nedeni ise Türkiye'yi dışarıda dostane tavırlara yanıt vermeyen ülke gibi gösterme amacı. Uğur Ergan tam da burada Rum tarafının amacını şu şekilde açıklıyor:

"Türkiye’yi Avrupa masasına oturtmak, aramızdaki sorunları görüşüp, çözüm yolunu bulmak için elimizden geleni yaptık, davetler gönderdik. Ancak Ankara, AB’nin dostane uzattığı eli sıkmadı."

BUZ GİBİ GEÇECEK 6 AYLIK DİKENLİ SÜREÇ

Türkiye'nin AB ilişkilerinde 6 aylık sürecin oldukça zor geçeceği ifade ediliyor. 'Buz gibi geçme' potansiyeline sahip bu süreçte bir de kulis haberleri var. Brüksel'deki kulis haberine göre GKRY bu 6 aylık başkanlık döneminde NATO’nun Barış İçin Ortaklık programına katılmak için yoğun uğraş verecek.
Eğer bu BİO'ya onay verilirse Rum ve Yunan tarafının da Türkiye'nin “Avrupa İçin Güvenlik Eylemi (SAFE)” projesine tam katılımına onay vereceği öne sürülüyor. Ancak Ergan bunun argo bir tabir ile "Yersen rafta dolma var" taktiği olduğunu ifade ediyor.

Uğur Ergan'ın ilgili yazısı...

Kaynak:Halk TV Haber Merkezi