İstanbulluyu deprem değil yokluk öldürecek
Yıllardır beklenen büyük Marmara Depremi riski altındaki megakentte, vatandaşların afet bilinci ve hazırlık seviyesi mercek altına alındı. İstanbul Planlama Ajansı (İPA), İBB'ye bağlı olarak yürüttüğü çalışmalar kapsamında Afet Bilinci Araştırması'nın sonuçlarını kamuoyu ile paylaştı. İstanbul Barometresi'nin Aralık ayı tematik dosyası olarak 761 kişi ile gerçekleştirilen anket, korkutucu tabloyu ve ekonomik çaresizliği gözler önüne serdi.

İSTANBULLUNUN KÂBUSU: ZİRVEDE DEPREM VAR
Katılımcılara “Afet Riski Algısı ve Hazırlık”, “Evde Alınan Fiziksel Önlemler”, “Acil Durum Hazırlığı” ve “Temel Güvenlik Bilgisi” başlıkları altında sorular yöneltildi. Araştırma sonuçlarına göre İstanbulluların en çok endişe duyduğu afet türü açık ara farkla deprem oldu.
Verilere göre endişe duyulan afetlerin sıralaması şöyle:
VATANDAŞ EVİNE GÜVENMİYOR
Araştırmanın en dikkat çekici bölümlerinden biri, vatandaşların yaşadıkları binalara olan güveniyle ilgiliydi. Katılımcıların yüzde 18’i, olası büyük bir depremde yaşadığı binanın tamamen yıkılacağını düşünüyor. Binanın ağır hasar alacağını öngörenlerin oranı ise yüzde 14.3 olarak kayıtlara geçti.

ÇÜRÜK BİNADA OTURMANIN NEDENİ MADDİ YETERSİZLİK
Rapor, İstanbul'daki barınma krizinin deprem güvenliğini nasıl tehdit ettiğini de sayısal verilerle kanıtladı. "Binanıza çürük raporu verilse ne yaparsınız?" sorusuna katılımcıların yüzde 68.1'i daha güvenli bir konuta taşınacağı cevabını verdi. Sosyoekonomik seviye yükseldikçe taşınma eğiliminin arttığı görüldü.
Ancak asıl dramatik tablo, binasında kalmak zorunda olanlarda ortaya çıktı. "Çürük binada kalmaya devam etmek zorunda kalırdım" diyenlere gerekçesi sorulduğunda;
- Katılımcıların yüzde 70.6’sı gerekçe olarak maddi yetersizlikleri gösterdi.
- Alt sosyoekonomik grupta ise bu oran yüzde 78.6’ya kadar yükseldi.

KORKU BÜYÜK AMA TEDBİR YOK: EŞYALAR SABİTLENMEMİŞ
İstanbulluların yüzde 94'ü depremden korksa da, bu korku eyleme dökülmüş değil. Evdeki eşyaların sabitlenmesi konusundaki veriler, risk algısı ile alınan önlemler arasındaki uçurumu gösterdi:
- Eşyalarını tamamen sabitleyenler: Yüzde 26.4
- Eşyalarını kısmen sabitleyenler: Yüzde 23.3
- Eşyalarını hiç sabitlemeyenler: Yüzde 50.3
"İstanbul depremi" demek eksik kalacak! "Kurtuluş ümidi yok" diyerek açıkladı
Katılımcıların yarısından fazlasının eşyalarını sabitlememesi, hayati risk taşıyan "eylemsizlik" durumunu ortaya koydu.
KADERCİLİK VE YAKIN GELECEK BEKLENTİSİ
İstanbullular depremin ayak seslerini duyuyor. Ankete katılanların yüzde 85.7’si, İstanbul’un yakın gelecekte yıkıcı bir deprem riski taşıdığına inanıyor.
Deprem anındaki davranış refleksleri ve kader algısı ise şu şekilde ölçüldü:
- Deprem sırasında ne yapacağını bildiğini ve kendine güvendiğini belirtenler: Yüzde 57.7
- "Tedbir almak kaderi değiştirmez" görüşüne katılanlar: Yüzde 37.1
YAŞAM ÜÇGENİ BİLİNİYOR, DEPREM ÇANTASI HAZIR DEĞİL
Afet bilincini ölçen diğer sorularda ise vatandaşların teorik bilgiye sahip olduğu ancak pratik hazırlıkta eksik kaldığı görüldü:
- Yaşam üçgeni: Kavramı bildiğini söyleyenler yüzde 64.8 iken, bilmediğini söyleyenler yüzde 35.2 oldu.
- Deprem çantası: Evinde acil durum çantası hazır olanların oranı sadece yüzde 37.3'te kaldı.
- Tesisat bilgisi: Elektrik, su ve doğalgaz vanalarını kapatmayı bilenlerin oranı yüzde 88.4 ile yüksek bir seviyede çıktı.
- Toplanma alanı: Yaşadığı bölgedeki resmi toplanma alanını bilenlerin oranı ise yüzde 55.6 olarak belirlendi.
