Bahçeli'den özür diledi iddiaları, CHP'ye umut hakkı çağrısı! Bakırhan'dan süreç açıklamaları
DEM Parti Eş Genel Başkanlarından Tuncver Bakırhan İmralı Süreci kapsamında dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Bakırhan, Bahçeli'nin son grup toplantısında yaptığı flaş çıkışlar hakkında, "Bir süredir Suriye gündemiyle sessiz moda alınan sürecin tekrar esas gündem olmasını sağlayan kritik bir açıklamadır. Vurgu boyutu ile ikinci bir 22 Ekim diyebiliriz" ifadelerini kullandı.
Independent Türkçe Genel Yayın Yönetmeni Nevzat Çiçek'in sorularını yanıtlayan Bakırhan, 'Umut hakkı' hakkında konuşup CHP'ye de çağrı da bulundu. Bahçeli'nin yaptığı, "Anadolu huzura, Öcalan umuda, Ahmet’ler makama, Demirtaş yuvasına dönünceye kadar kararımız net" sözlerinin sürece etkisini değerlendiren Bakırhan şöyle dedi:
"Sayın Bahçeli’nin grup toplantısında umut hakkına, kayyımlara ve Sayın Demirtaş’a dair söyledikleri önemlidir. Bir süredir Suriye gündemiyle sessiz moda alınan sürecin tekrar esas gündem olmasını sağlayan kritik bir açıklamadır. Vurgu boyutu ile ikinci bir 22 Ekim diyebiliriz.
"SESSİZ MODA ALINAN SÜRECİN ÖNÜ AÇILIR"
Sayın Bahçeli’nin bahsettiği adımların atılmasıyla Suriye’deki gelişmeler ve komisyon sürecinden ötürü bir süredir sessiz moda alınan barış ve demokratik toplum sürecinin önü açılır. Süreç gündemine dönmemiz gereken bu günlerde, ön açıcı ve hızlandırıcı adımların iktidar tarafından atılması gerekiyor.
BAHÇELİ'DEN ÖZÜR MÜ DİLEDİ?
Bakırhan'a, geçtiğimiz günlerde Nusaybin'de yaptığı konuşmaların ardından Bahçeli'yi arayarak özür dilediği iddiası soruldu. Bakırhan o iddiaları reddetti:
"Siyaset diyalogsuz olmaz; görüşme ve fikir alışverişi siyasetin temelidir. Yeri ve zamanı geldiğinde Sayın Bahçeli ile elbette görüşürüz. Ülkenin barışa, demokrasiye ve ortak akla ihtiyacı var. Bu ihtiyaç için temas da görüşme de ilkesel olarak mümkündür ve olmalıdır. Ancak yakın zamanda Sayın Bahçeli ile herhangi bir görüşme gerçekleşmedi. Ama gerçekleşmesi barışa ulaşma yolunda faydalı olacaktır. Bu tür operasyonel haberlerle müzakere ve diyaloğun önüne geçilmesi hedefleniyorsa başarılı olamayacaklar."
DEM Parti'den hem Erdoğan hem Bahçeli'ye çok sert sözler
BAHÇELİ'NİN ÇIKIŞINDA TOPU İKTİDARA ATTI
Öte yandan Sayın Bahçeli’nin partimize dönük çağrısı ve kaygılarını da dinledik. Eminiz ki, en çok Sayın Bahçeli ve MHP’liler bizim barış talebinde ne kadar ısrarcı ve inatçı olduğumuzu biliyor. Sayın Öcalan’ın 27 Şubat’ta yaptığı Asrın Çağrısı’na hem fikri hem de kalben katılıyoruz, destekçisiyiz. Çağrının barışa dönüşmesi için elimizden geleni yaptık ve yapmaya devam edeceğiz.
Bu kapsamda, Sayın Bahçeli’nin açıklamalarının bize bakan yönü açıktır. Üstümüze düşeni yaparız. Fakat iktidarın, Sayın Bahçeli’nin bahsettiği ve süreci hızlandıracak, önünü açacak adımları atması hepimizin ortak beklentisi ve talebidir."
"TERÖRSÜZ TÜRKİYE" SÜRECİNİN İSMİ Mİ DEĞİŞİYOR?
Bakırhan'a sürecin isminin değişeceği iddiaları da soruldu. Bakırhan o soruya şöyle yanıt verdi:
"Toplumsal bir barış ve uzlaşı arayışının olduğu yerde, her açıdan dengeyi gözetmek çok önemlidir. Yaklaşık iki yıldır “Demokratik Toplum ve Barış” başlığı ile çalışmalar yürüttük. Bu bakımdan, “Demokratik Türkiye” ismi neden olmasın?"
"CHP'YE UMUT HAKKI ÇAĞRISI"
Sürecin en çıkmaz konularından birisi olan umut hakkı meselesine değinen Bakırhan, CHP Lideri Özel'in Suriye sürecindeki duruşunun değerli olduğunu söyledi.
"CHP Genel Başkanı Sayın Özgür Özel’in Suriye sürecindeki duruşu gerçekten değerliydi. Özellikle Kürtlere yönelik ırkçı söylemlerin yükseldiği günlerde gösterdiği sağduyulu tavır siyasete örnek oldu. Kendileriyle görüşmemizde de belirttiğimiz gibi, bu dil tam da ülkenin ihtiyacı olan dildir."
Süreçte toplumun beklentisinin somut adımlar olduğunu savunan Bakırhan, "CHP’nin bu sürece katkısı hayati önemde ve şimdiye kadarki sağduyulu yaklaşımları umut verici. Toplumun beklentileri, ülke olarak önümüzdeki görevler belli. Şimdi demokrasi ve hukuk alanında somut adımlar atma zamanı" ifadelerini kullandı.
Umut hakkının sadece şahsa değil Türkiye'deki toplumsal barış umudunu güçlendirecek bir düzenleme olarak görülmesi gerektiğini savunan Bakırhan, CHP'nin buna destek vermesinin sürece yapılacak en önemli katkılardan birisi olacağını söyledi:
"Cumhuriyet’in ikinci yüzyılı, CHP için tarihi bir sorumluluk çağrısıdır. Birinci yüzyılın kurucu partisi CHP, ikinci yüzyılda barışa cesurca katkı sunarak demokratik zeminde Cumhuriyeti payidar kılabilir. Bu, sadece bir siyasi tercih değil, tarihin hepimize ve CHP’ye verdiği bir misyondur.
Umut hakkı, sadece bir şahsa değil, Türkiye’nin toplumsal barış umudunu güçlendirecek bir düzenleme olarak görülmelidir. Çünkü umut hakkı yalnızca hukuki bir düzenleme değil, toplumsal barışın inşasında köprü görevi görecek bir düzenlemedir. CHP’nin barış sürecine yapacağı önemli katkılardan biri olabilir.
CHP, bu süreçte atacağı cesur adımlarla sürecin taşıyıcı gücü haline gelebilir. Suriye meselesinde gösterdiği sağduyuyu ve cesareti bu süreçte de gösterebileceğine inanıyoruz"