6 Şubat'ta 6 saniyede yıkılmıştı! 78 canın gittiği yerde ruhsatsız inşaat iddiası
6 Şubat 2023 tarihinde meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerin 6. saniyesinde yıkılarak 78 kişiye mezar olan Hakimbey Apartmanı yerine yapılan inşaatın ruhsatsız olduğu iddia edildi.
Hakimbey Apartmanı’nda ablasını ve kardeşini kaybeden Yunus Öner, “Yıkılan Hakimbey Apartmanı’nda ablamı, kardeşimi kaybettim. Bununla birlikte 76’da komşumuzu kaybettik. Depremin altıncı saniyesinde yıkılan bir binaydı burası. Bu süreçte büyük ihmaller olduğunu düşünüyoruz. Bununla ilgili hukuki mücadelemizi de devam ettiriyoruz.” ifadelerini kullanarak yaşadıklarını aktardı.

“78 KİŞİ YATAKLARINDAN ÇIKAMADAN CAN VERDİ”
“Her sene 6 Şubat’ta buraya gelip anmada bulunuyorduk. Bu sene burada yapamadık. Sebebi de yerinde yeniden inşaat yapılıyor.” diyen Öner, “Bu süreçte şöyle bir ilginçlikle karşılaştık. Malatya’da ilk yıkılan Hakimbey Apartmanı’ydı. 78 kişi burada yataklarından çıkamadan can verdi.” ifadelerini kullandı.
Öner, “Bütün cenazelerimizi, insanlarımızı yataklarında, uyku halinde vefat ettiklerini gördük. Kaçmaya bile fırsat bulamamışlardı. Bunun sebebi de müteahhidin malzemeden çalması, mühendisin projeyi yanlış yapması, yetkililerin bunları görmezden gelmesi, yapılan kaçak katı görmezden gelmeleriydi.” sözlerini sarf etti.

“KAÇAK BİR ŞEKİLDE İNŞAATA BAŞLANDIĞINI FARK ETTİK”
Depremden sonra ders çıkarılması gerektiğini belirten Öner, vahim bir iddiada bulunarak “Bu süreçte bu felaketten sonra insanların bundan ders alması, artık böyle hatalar yapmayacağını düşünüyorduk. Ancak Hakimbey’in yerinde yeniden inşaata başlandı. Bu süreçte farkına vardığımız durum şuydu: Ruhsat alınmadan, izin belgeleri alınmadan kaçak bir şekilde burada inşaata başlandığını fark ettik.” ifadelerini kullandı.
Depremin üçüncü yılında depremzededen “Şu barakada kim yaşar” isyanı! “Biz insan değil miyiz?”
Battalgazi Belediyesi’ne şikâyette bulunduklarını ifade eden Öner, “İlk işlemde, Ekim ayında izinsiz kazı yapmaktan buraya mühür vuruldu. Ancak ilgili firma bu mühürü umursamadan yeniden çalışmalara devam etti. Aralık ayında ben yeniden belediyeye şikâyette bulundum ve bina alanına geldiğimde temel donatılarının döşendiğini, demirlerin döşendiğini gördük” dedi.
Öner, sözlerinin devamında “İlgili belediyeye yeniden şikâyet ettim. Yeniden cezai işlem yaptıklarını tarafıma ilettiler.” ifadelerini kullanarak “Bundan bir hafta önce Battalgazi Belediyesi’ne uğradığımda buranın hâlâ ruhsatının olmadığı, burada herhangi bir işlem yapılamayacağını belirttiler. Müteahhidin yaptığı bu işlemden dolayı cezai işlem uyguladıklarını söylediler.” sözlerini sarf etti.

“DERS ÇIKARMAMIZ LAZIMDI, AYNI SENARYOYLA BAŞA DÖNDÜK”
“Bizim bundan bir ders çıkarmamız lazımdı. Bunu bir milat kabul etmemiz lazımdı. Ancak yeniden aynı senaryoya başa döndük. Ruhsatsız şekilde inşaata başlanması, izinler alınmadan inşaata başlanması gibi garip bir durumla karşılaştık.” ifadelerini kullanan Öner, “Biz şunu bekliyorduk: Malatya’da yıkılan ilk binaydı burası. 78 kişi öldü, çocuğundan yaşlısına. Buranın park olmasını ya da bir deprem müzesi olabilirdi. Burada ölenlerin anısına ya da Malatya’da depremde hayatını kaybedenlerin bir simgesi olmasını beklerdik.” dedi.
Erzincan'daki depremin ardından Naci Görür'den yürekleri ağza getiren açıklama!
SAĞLAM RAPORU VERMİŞLER!
Gülen ve Fatma Öner’in ablası ise “2020 Elazığ depreminde Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğüne birlikte gitmiştik kız kardeşimle. On beş gün boyunca kız kardeşim evden çıkmadı. Yetkililer gelip bakacaklar diye. Daha sonra da gelip baktıklarında tabii sağlam raporu vermişler.” diyerek “Ben de yöneticiyi gördüm, kapıcıyı. Tamir ediyorlar. Dedim ki, “Niye böyle yapıyorsunuz?” Aşağıda. Kız kardeşimle olduğum odayı gördünüz mü dedim, bir kolon gitmiş dedim. Onlar da dediler ki, “Yetkililer gelip baktı, sağlam raporu verdi.” ifadelerine yer verildi.

“ACIMIZA SAYGI DUYMALARINI BEKLERDİK”
“Ve ben yaşıyorum. Kız kardeşimi bir daha göremeyeceğim. Keşke ben de orada ölseydim. Yani bunun sorumluları hâlâ bizden bir şey bekliyorlar. Bizi suçluyorlar. Belgeleri sağlamış, saklanmışlardı daha önceden. Hani acımıza düzgün… Acılarımıza en azından saygı duymalarını isterdik.” sözlerini sarf eden Öner, “Depremin ilk saniyelerinde geldiğimde askerlere yalvarıyorum ne olur gelin bize yardım edin dedim. “Biz komutanlardan izin almadan çıkamayız” dediler. 15 dakika yarım saat sonra askerler buraya yardıma geldi.” ifadelerine yer verdi.
(ANKA)