50 bin liralık hayat 20 bin lira bile olmayan maaş! Emeklinin isyanı Edirne'den yükseldi

Yakup Çitil, emekli olduğunda gezmeyi hayal ediyordu, şimdi Edirne trafiğinde taksi sürüyor. Açıklanan zam oranları, emekliler için "dinlenme" döneminin bittiğini, zorunlu çalışma hayatının başladığını belgeledi. 50 bin liralık geçim sınırını aşamayan haneler, kira ve mutfak masrafları arasında sıkışırken, "ikinci bahar" direksiyon başında geçiyor.

Yakup Çitil, yıllarca devlet dairesinde mesai doldururken emeklilik günlerini "gezerek ve dinlenerek" geçireceği bir dönemin hayalini kurdu. Ancak devlet memurluğu üniformasını çıkardığında, hayatın ona sunduğu senaryo beklediği gibi olmadı. Çitil bugün, dinlenmek yerine Edirne trafiğinde taksi direksiyonu sallıyor; çünkü banka hesabına yatan emekli aylığı, ay sonunu getirmesine yetmiyor.

Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) açıkladığı verilerle netleşen yeni zam oranları (SSK ve BAĞ-KUR emeklileri için yüzde 12,19, memur emeklileri için yüzde 18,6) Edirne’deki emekliler için matematiksel bir artıştan ziyade, derinleşen geçim krizinin ilanı oldu. Çitil’in hikayesi, emekliliğin Türkiye’de artık bir "dinlenme evresi" değil, zorunlu bir "ikinci çalışma hayatı" anlamına geldiğini gösteriyor.

DİREKSİYON BAŞINDA 'İKİNCİ BAHAR'

Emekli bir devlet memuru olan Yakup Çitil’in taksiciliğe başlaması, kişisel bir tercih değil, ekonomik bir zorunluluk. Çitil, resmi enflasyon verileri ile çarşı-pazardaki fiyat etiketleri arasındaki uçurumu, kendi bütçesi üzerinden analiz ediyor.

Son dönemde yapılan zamların toplamda yüzde 30’u bile bulmadığını, ancak hissedilen gerçek enflasyonun en az yüzde 50 seviyesinde olduğunu savunan Çitil, bir hanenin ayakta kalabilmesi için gereken asgari tutarı şu sözlerle belirliyor:

"Şu anda bir ailenin geçinebilmesi için 50 binden aşağı gelir olmaması lazım."

1.jpg

Çocukların eğitim masrafları, mutfak harcamaları, kira ve faturalar eklendiğinde, Çitil’e göre 50 bin liralık gelir dahi sınırda kalıyor. "Gezerim, dolaşırım dedim ama düşündüğüm gibi olmadı" diyen Çitil, emeklilik hayalleri ile ekonomik gerçekler arasındaki mesafeyi, her gün taksimetreyi açarak kapatmaya çalışıyor.

HAYALLER TATİL, GERÇEKLER EL İŞİ VE FATURALAR

Kentin bir başka köşesinde, emekli Hafize Belge’nin gündeminde ise "barınma maliyeti" var. Aylığı henüz 20 bin lira sınırına ulaşmayan Belge, kiracı olmanın getirdiği yükü hafifletebilmek için evde el işi yaparak bütçesine ek gelir sağlamaya çalışıyor.

Belge’nin durumu, emekli maaşlarının temel gider kalemleri karşısındaki erimesini somutlaştırıyor. "Aldığımız maaşlar kirayı bile denklemiyor" diyen Belge, 7 bin liralık doğal gaz faturasıyla karşılaştığında yaşadığı şoku dile getiriyor. Tatile gitmek, hatta şehir dışına çıkmak gibi basit sosyal aktiviteler, Belge ve benzer durumdaki binlerce emekli için artık erişilemez bir lüks kategorisinde. Emeklilik, Belge için de dinlenmek değil, kira ve faturalar arasında geçen bir hayatta kalma mücadelesi.

2.jpg

ETİKETLERDEKİ DEĞİŞİM VE 'SADAKA' TEPKİSİ

Emekli Turhan Çöker ise durumu gıda enflasyonu üzerinden okuyor. Kasap ve market raflarındaki fiyatları ezbere sayan Çöker; etin kilosunun 1000 liraya, peynirin 500 liraya, zeytinin 250 liraya ve bir simidin 20 liraya dayandığı bir piyasada, yüzde 12’lik zammı "sadaka" olarak nitelendiriyor.

Çöker’in eleştirisi, sadece rakamlara değil, gelir dağılımındaki adaletsizliğe de yöneliyor. Karar vericilerin maaş artışlarıyla emeklilere reva görülen oranları kıyaslayan Çöker, "Kendilerine yaptıkları zammı geri alsınlar. Onlar hak ediyorsa biz de hak ediyoruz" diyerek, en az yüzde 25-30 bandında bir artış beklediklerini vurguluyor.

3.jpg

Edirne’den İstanbul’a gitmenin bile bir maliyet hesabı gerektirdiği bu tabloda, Çöker’in "Artık yukarıdakiler düşünsün" çağrısı, emekli kesimin sabrının sınırlarını ve ekonomik kırılganlığını özetleyen bir son söz olarak kayıtlara geçiyor.

Kaynak:ANKA Haber Ajansı