'SDG Şam ordusuna katılacak mı?' sorusuna en net yanıt geldi: Adem-i merkeziyetçilik kırmızı çizgimizdir

'SDG Şam ordusuna katılacak mı?' sorusuna en net yanıt geldi: Adem-i merkeziyetçilik kırmızı çizgimizdir
Suriye'de Esad rejiminin devrilmesinden sonra kurulan yeni Şam yönetimi ile SDG arasında yürütülen 10 Mart mutakabatı görüşmeleri sürüyor. Bölgede yaşanan gerilimlerin ardından görüşmelerin tıkandığı iddia edilirken, SDG'nin Şam ordusununa katılıp katılmayacağına ilişkin dikkat çeken bir açıklama geldi.

Suriye'de SDG ile Şam yönetimi arasında devam eden "10 Mart Mutakabatı" görüşmeleri devam ediyor. Bölgede yaşanan gerilimlerin süreci baltaladığı iddia edilirken Mazlum Abdi ile Ahmed Şara arasında 29 Aralık'ta yapılması planlanan görüşmeler iptal edilmişti.

Ancak bölge kaynaklarından yapılan açıklamalarda, görüşmenin olumsuz hava şartlarından dolayı ertelendiği ve süreci sonlandıracak siyasi bir sorun olmadığı bildirilmişti.

SDG'nin Şam ordusuna entegre olup olmayacağı belirsizliğini korurken. Özerk Yönetim Temsilcisi Abdülkerim Omer'den dikkat çeken açıklama geldi.

Rudaw'a konuşan Abdülkerim Omer, yakın bir zamanda Şam'da, garantör taraf olarak ABD'nin de katılımıyla en üst düzeyde bir toplantı yapılacağını bildirdi.

sdg-sam.jpg

"ANLAŞMANIN BAZI ANA MADDELERİNİN UYGULANMASINI UMUYORUM"

Söz konusu toplantıda 10 Mart Anlaşması'nın bazı ana maddelerinin uygulanmasını umduğunu belirten Omer, "Demokratik Suriye Güçleri'nin (SDG) Savunma Bakanlığı'na, Asayiş güçlerinin ise İçişleri Bakanlığı'na katılımı konusu tartışılacak. Ayrıca petrol, gaz ve sınır kapıları konuları da gündemde" diye konuştu.

Anlaşmanın detaylarına ilişkin konuşan Omer, "7 Ekim'de Şam'da askeri güçlerimizin Savunma Bakanlığı'na, iç güçlerimizin de İçişleri Bakanlığı'na katılımı konusunda bir anlaşma olmuştu. Biz ve Şam, ABD aracılığıyla önerilerimizi birbirimize sunduk. SDG, asayiş, petrol, gaz ve sınır kapıları konusunda ciddi tartışmalar olmasını umuyorum. Bu, tüm Suriye halkı için bir müjdedir. Halkımız savaştan yoruldu ve biraz rahata ve huzura ihtiyaçları var" dedi.

Omer, merkezi sisteme geri dönmenin mümkün olmadığını belirterek, "Suriye'deki değişimin anahtarı, o tek renkliliği kırmaktır. Merkezi sisteme geri dönmek mümkün değil. Merkeziyetçiliğin tekrarlanması, temeli radikal İslam olan diktatör ve radikal bir rejime geri dönmek anlamına gelir. Bu, Suriye halkı tarafından kabul edilmez" ifadelerini kullandı.

"ULUSLARARASI TOPLUM DA MERKEZİ SİSTEMİ İSTEMİYOR"

Suriye'de Alevilerin yaşadığı bölgelerdeki çatışmaların sorulduğu Omer, şu değerlendirmede bulundu:

"En önemli şey Baas ve Esad rejiminin yıkılmasıydı. Şimdi geçiş sürecindeyiz. Suriye halkının bir araya gelmesi için bir fırsat doğdu. 60 yıllık baskı ve 14 yıllık iç savaştan sonra bir devletin, bileşenlerinin temsilcilerinin masaya oturup devletin kimliği ve yönetim sistemi üzerinde anlaşması gerekir. Ardından uzman bir komitenin anayasa yazması ve ulusal bir kongrede onaylanması gerekir. "Aksa Tufanı"ndan sonra Ortadoğu için yeni bir tasarım yapılıyor. Suriye önemli bir jeopolitik konumda. Şimdi Suriye, NATO, Avrupa Birliği ve Amerika ile ilişkisi olan yeni bir duruma girdi. Uluslararası toplum, merkezi sistemle Suriye'de istikrarın sağlanamayacağı kararına vardı."

"HAKLARIMIZDA ISRARCIYIZ VE GERİ ADIM ATMAYACAĞIZ"

Şam yönetimi ile süre görüşmelere de değinen Omer, "Üzerinde tartıştığımız en temel konu bu. General Mazlum Abdi ile Ahmed Şara arasındaki görüşmeler, ayrıca bizim ve İlham Ahmed'in Dışişleri Bakanı Şeybani ile görüşmelerimiz bu konu üzerineydi. Anayasal deklarasyonun değiştirilmesi gerekiyor. Şam bizim katılımımızı 'teslimiyet' olarak görüyor ama biz bunun 'ortaklık' olduğunu söylüyoruz. Kürtlerin hakkı bir cumhurbaşkanı açıklaması değil, anayasal bir haktır. Siyasi, kültürel, dil ve eğitim haklarımızda ısrarcıyız ve geri adım atmayacağız" dedi.

"ADEM-İ MERKEZİYETÇİLİK BİZİM İÇİN KIRMIZI ÇİZGİDİR"

SDG'nin Şam ordusuna katılması halinde nasıl bir yapılanmaya gidileceğine ilişkin konuşan Omer, adem-i merkeziyetçiliğin kendileri için kırmızı çizgi olduğunu belirterek, "Biz Suriyeliyiz ve yeni, adem-i merkeziyetçi bir Suriye kurmak istiyoruz. Savunma Bakanlığı'na katılacak olan o üç SDG tümeni, Kuzey ve Doğu Suriye'de kalacak. Sadece anti-terör tugayı Suriye'nin diğer bölgelerinde ortak operasyonlar yapabilir. SDG ve adem-i merkeziyetçilik bizim için kırmızı çizgidir. Bu, Suriye'nin birliğini korur. Biz gerçek ulusal orduyu temsil ediyoruz" diye konuştu.

ŞAM ORDUSU KUZEYDE OLACAK MI?

Anlaşma sağlandığı takdirde Şam ordusunun kuzeyde olup olmayacağına ilişkin soruya da yanıt veren Omer, "Hayır, böyle bir şey yok. YPJ, Kuzey ve Doğu Suriye'de kalacak. Başka hiçbir güç toprağımıza girmeyecek. Sınırları korumak için üçüncü bir tugayın da kurulmasını öneriyoruz ve o da DSG'den olacak" ifadelerini kullandı.

Kaynak:Halk TV Dış Haberler Servisi