Palamut akın etti tezgahlar kuyumcu dükkanına döndü: Daha akın akın gelecek
Palamut akını balık tezgahlarını doldururken, 1 Eylül’de başlayacak av sezonu öncesi gelen yoğun av yüzleri güldürdü. Balıkçıların beklentisi ise palamudun ilerleyen günlerde daha da bollaşması yönünde.
Palamut akını tezgahları adeta kuyumcu dükkanına çevirirken, 1 Eylül'de başlayacak av sezonuyla birlikte bolluğun daha da artması bekleniyor. Palamudun şu an itibarıyla yoğun avlandığını ancak avlanan balıkların boyutlarının küçük olmasının bilim camiası olarak dikkatlerini çektiğini söyleyen Sinop Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Su Ürünleri Avlama ve İşleme Teknolojisi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Osman Samsun, "Bir ay bekleselerdi şu an 200-250 gram olan bu balıklar, 400-450 gram olacaklardı." dedi.
Prof. Dr. Osman Samsun, Tarım ve Orman Bakanlığınca, 1 Eylül'de başlayacak av sezonu öncesi bu yıl ilk kez küçük ölçekli balıkçılara 15-31 Ağustos döneminde geleneksel yöntemler olan çapari ve oltanın yanı sıra ağlarla avcılık için izin verildiğini anımsattı.

PALAMUT AKIN ETTİ TEZGAHLAR KUYUMCU DÜKKANINA DÖNDÜ
Bu kararın sonucunu da hemen gördüklerini belirten Samsun, tezgahların palamutla dolduğunu dile getirdi.
Palamudun şu an itibarıyla yoğun avlandığını ancak avlanan balıkların boyutlarının küçük olmasının bilim camiası olarak dikkatlerini çektiğini söyleyen Samsun, "Bir ay bekleselerdi şu an 200-250 gram olan bu balıklar, 400-450 gram olacaklardı." dedi.

Hem bilim camiasının hem de balıkçıların genel görüşlerinin av sezonunun başlayacağı 1 Eylül sonrası palamut avının çok daha yüksek miktarlara ulaşacağı yönünde olduğunu dile getiren Prof. Dr. Samsun, şöyle konuştu:
"Sinop Üniversitesinin bilim insanları olarak, aynı zamanda Tarım ve Orman Bakanlığı Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürlüğü Teknik ve Tavsiye Bilim Kurulu üyesi olarak araştırmalarımızı ve değerlendirmelerimizi biz Bakanlıkla paylaşıyoruz. Bilimsel olarak her balığın avlanabileceği yaş, bir üreme yapmasıdır. Şu an yakalanan balıkların üreme yaptıkları konusunda şüpheler var. Literatüre göre şu an bu küçük balıklar ürememiş balıklar. Bir nesil bırakmamış balıklar. Tabii insanlarımız küçük fiyata balık aldıkları için mutlu olabilirler ama biraz sabredilse, beklense bu küçük balıklar çok daha büyük ağırlıklara, verimi yüksek besili duruma geleceklerdir."

Türkiye'nin su ürünleri potansiyelinin ve stoklarının gelecek nesillere aktarılması için herkese sorumluluklar düştüğünü vurgulayan Samsun, şunları kaydetti:
"Bir sosyal denge kurulmaya çalışılıyor. Çünkü küçük balıkçılar ekonomik ve sosyal boyutlar açısından bakıldığında 'Biz yakalayalım, gırgır tekneleri zaten çok yakalayacaklar, onlardan önce biraz da biz yakalayalım, satış yapalım' diyorlar. Bu belki makul olabilir ama büyük fotoğrafa baktığımız zaman, Türkiye'nin geleceğindeki stoklara baktığımız zaman bu balıkların özellikle iklim değişikliği nedeniyle, sıcaklığın artması nedeniyle bilim camiasından 'avcılık süresinin ekim ayına kaydırılması daha yararlı olacaktır' diye görüşler var."
Prof. Dr. Samsun, balık stoklarının korunması için tüm paydaşların bilimin ve ortak aklın etrafında buluşmasının büyük önem arz ettiğini sözlerine ekledi. (AA)
İstanbul'un gözdesi oldu: Mart ayında tam bin 742 ton satıldı