CHP'li kadın vekiller: Son 18 günde 10 kadın öldürüldü

CHP'li kadın vekiller: Son 18 günde 10 kadın öldürüldü

CHP'li kadın milletvekilleri İstanbul Sözleşmesi'nin feshedilmesinden bu yana 18 günlük sürede 10 kadının öldüğüne işaret ettiler. CHP'li Kadıgil, "Sadece Mart ayında katledilen 36 kadının yarısı evli olduğu erkek tarafından öldürüldü" dedi.

CHP'nin kadın milletvekilleri İstanbul Sözleşmesi'nin feshedilmesinin 18. gününde TBMM'de bir basın açıklaması düzenlediler. Açıklama metnini CHP İstanbul Milletvekili ve TBMM Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu Üyesi Sera Kadıgil okudu. Yapılan açıklamada, İstanbul Sözleşmesi'nin feshinin üzerinden 18 gün geçtiğine ve bu 18 günde 10 kadının öldürüldüğüne değinildi. Sözleşme'den çekilme kararının alınmasından sonra; koruma talep eden kadınlara darp raporu sorulması, uzaklaştırma isteyen kadınların karakollardan geri çevrilip aile mahkemelerine yönlendirilmesi gibi görev ihlallerinin artmasına vurgu yapıldı ve Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu toplantıya davet edildi.

Kadıgili'in açıklamaları özetle şöyle:

"Bu 18 günde öğrenebildiğimiz kadarıyla 10 kadın öldürüldü"

"Bugün size sadece son 18 günde kadınların başına gelenleri ve doğurduğu vahim sonuçları anlatacağım. Hatice Yıldız, Rabia Doğan, Serpil Fikirli, Elif Atay, Beyza Nur Özel Fidan, Meral S., Sezen Ünlü, Necla Demirtaş, Seda Kayadelen… İstanbul Sözleşmesi’nden tek bir erkeğin imzasıyla çıkmaya yeltendikleri günden bu yana tam 18 gün geçti. Geçen bu 18 günde bu ülkede bizim öğrenebildiğimiz kadarıyla tam 10 kadın erkekler tarafından katledildi. Sadece geçtiğimiz Mart ayında katledilen 36 kadının yarısı evli olduğu erkekler tarafından öldürüldü. Ve bu kadınların yüzde 64’ü ev içi şiddeti önlemek için yazılan İstanbul Sözleşmesi’nin bahsettiği evinin içinde, en güvenli olması gereken yerde öldürüldü.

Neler oldu bu 18 günde? Avukatların ifadelerini ve basına yansıyan ifadeleri anlatacağım sadece. Adana’da bir kadın çocuk teslimi sonrasında kapısından ayrılmayan ve halihazırda çocuklarını istismardan yargılanan erkeği karakola şikayet etti. ‘Uzaklaştırma işini artık biz yapmıyoruz, aile mahkemelerine başvuracaksınız’ cevabını aldı. İstanbul’da evli olduğu erkeğin şiddetinden kaçarak karakola sığınan ve sığınma evi talep eden kadına polisler darp raporu sordu. Kadına Şiddet İzleme ve Önleme Merkezi’ne yönlendirmedi, ‘Eski usule döndük artık. Darp raporun olacak ki seni sığınma evine gönderelim’ cevabını aldı. Tunceli’de tehdide maruz kalan bir ailenin koruma ve uzaklaştırma talebi delil yetersizliği nedeniyle reddedildi. Ankara’da daha önce iki kez hakkında tedbir kararı verilen bir erkek hakkında 21 Mart’ta yapılan üçüncü başvuru yine delil yetersizliği nedeniyle reddedildi.

Avukatını arayıp ‘İstanbul Sözleşmesi kalktığına göre serbest kalabiliyor muyum’ diye soran şiddet faili mi ararsınız, çocuğunu istismardan hapis yatarken Sözleşme’den çekilme müjdesiyle velayet derdine düşen yüzsüzler mi ararsınız. Ülkede ne kadar katil, tecavüzcü, psikopat varsa maşallah hepsinin yüzü gülüyor. ‘Tişikirler AKP’ demek istiyoruz.

"KEFEK'i toplantıya çağırıyoruz" 

Eskiden de görev ihlalleriyle karşılaşıyorduk. Bu yüzden ‘İstanbul Sözleşmesi’ni uygulayın’ diyorduk. Çekilme haberinden sonra bu ihlaller hepten arttı. Bu ifadeler benim değil, alanda çalışan avukat arkadaşların ifadeleridir.

Soruyoruz buradan. Ne yapacaksınız sayın İçişleri Bakanı? ‘İstanbul Sözleşmesi’den çekildik şiddet vakaları azaldı’ diye istatistik mi hazırlayacaksınız, o yüzden mi kolluğa şikayeti aldırmıyorsunuz. ‘Ölen ölsün kalan sağlara biz çıkıp sıfır tölerans masalı mı anlatırız’ bunu mu planlıyorsunuz? Nasılsınız sayın Adalet Bakanı? Nasıl gidiyor insan hakları eylem planınız? Kadını insandan saymayan bu hakimlerle ilgili yaptığımız şikayetlerden bir sonuç alabilecek miyiz? Neredesiniz sayın Aile Bakanı? Millet açlıktan ölürken ‘yoksulluk bitti’ açıklaması yapmaktan, belediye başkanlarımıza laf yetiştirmekten kafanızı kaldıracak zaman bulursanız bu ihlallerle de ilgilenecek misiniz?

İstanbul Sözleşmesi’nden tek bir erkeğin imzasıyla çıkmaya yeltendikleri bu ortamda toplanmayacaksa bu KEFEK (Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu) neden var? Biz CHP Grubu olarak bugün dilekçemizi veriyoruz ve KEFEK’i toplantıya çağırıyoruz. Bizim toplantıya çağırmak durumunda kalmamızdan da inanın büyük utanç duyuyoruz."