36 şüphelinin yargılandığı 13 yaşındaki çocuğun istismar davasında 2. celse
Amasra'da 13 yaşındaki çocuğa sistematik istismar davasında 9 tahliyenin ardından 2. duruşma görülüyor. Adliye önünde toplanan kadınlar, sorumluluğun çocukta değil koruma görevini yerine getirmeyen yetişkin ve kurumlarda olduğunu vurguladı.
Bartın’ın Amasra ilçesinde 13 yaşındaki bir çocuğun sistematik cinsel istismara maruz bırakıldığı iddiasıyla açılan davanın ikinci duruşması, Bartın 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde başladı.
Kamuoyunda geniş yankı uyandıran olaya ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında, olaya iştirak ettiği belirlenen 10 suça sürüklenen çocuk (SSÇ) ile 36 şüpheli hakkında 8 Mayıs 2026 tarihinde iddianame düzenlendi. Davanın 6 Temmuz 2026 tarihinde görülen ilk celsesinde mahkeme heyeti, 9 sanığın tahliyesine, 1 sanığın ise tutuklanmasına karar verdi.
ANNE TUTUKLU, ADLİYEDE GENİŞ GÜVENLİK ÖNLEMİ
Davanın ikinci duruşması nedeniyle Bartın Adliyesi çevresinde geniş güvenlik önlemleri alındı. Çocukların korunmasına yönelik tedbirler kapsamında duruşmanın salon içerisindeki takibi konusunda da özel uygulamalar hayata geçirildi.
Aralarında mağdur çocuğun annesinin de bulunduğu sanıkların yargılandığı duruşmada, anne T.Ö. hakkında "aile yükümlülüğünü ihlal", "suç delillerini gizleme" ve "suç delillerini yok etme" suçlamaları kapsamında tutuklama kararı verilmişti.
KADIN PLATFORMU: KORUMA MEKANİZMALARI SORU İŞARETİ YARATIYOR
Gazeteci Necdet Aydemir'in haberine göre duruşma devam ederken Bartın Kadın Platformu üyeleri adliye önünde toplanarak bir basın açıklaması gerçekleştirdi. Davayı takip etmek üzere adliyede bulunduklarını belirten Platform Sözcüsü Berrin Küçüktabak, hem mağdur çocuğun hem de suça sürüklenen çocukların korunması amacıyla duruşma salonundaki takibe getirilen kısıtlamanın çocukların üstün yararı açısından doğru bir karar olduğunu ifade etti.

Çocukların can güvenliği ile bedensel ve ruhsal bütünlüğünün korunmasının devletin ve toplumun temel sorumluluklarından biri olduğunu hatırlatan Küçüktabak, yaşananların çocuk koruma mekanizmalarının işleyişi açısından önemli soru işaretleri ortaya çıkardığına dikkat çekti. Küçüktabak, devlet korumasına alınan mağdur çocuğun yeni bir travma yaşamaması adına psikososyal desteğin eksiksiz sağlanması ve kimliğinin titizlikle korunması gerektiğini vurguladı.
"SİSTEM RİSKLER ORTAYA ÇIKMADAN HAREKETE GEÇMELİ"
Olayın ardından mağdur çocuğu suçlayan ifadelere tepki gösteren Berrin Küçüktabak, sorumluluğun çocukta değil; çocukları korumakla yükümlü yetişkinler ve kurumların görevlerini yerine getirip getirmediği noktasında aranması gerektiğini belirtti.
Çocuk koruma sistemlerinin olaylar yaşandıktan sonra değil, riskler ortaya çıkmadan önce devreye girmesi gerektiğinin altını çizen Küçüktabak, okullarda rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetlerinin güçlendirilmesi çağrısında bulundu.
Bartın Kadın Platformu olarak şiddet, taciz, cinsel saldırı ve çocuk istismarı vakalarının sonuna kadar takipçisi olacaklarını kaydeden Küçüktabak, mağdur çocuğun yanında durmaya ve çocukların güven içerisinde yaşayabileceği bir ortamın tesis edilmesi için faillerin cezasız kalmaması adına mücadeleyi sürdüreceklerini açıkladı.
Bartın 2. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki ikinci celse devam ediyor.