Özel'den Yunan siyasetçinin hadsiz Erdoğan paylaşımına sert tepki

Özgür Özel, Erdoğan’ın Maduro gibi kaçırılacağını ima eden Yunan gazeteciye sert çıktı. "Orada dur!" diyen Özel, "Bir vatandaşımıza dokunmaya cesaret eden varsa, meydan! Biz ne seçilmişe ne seçene dokundururuz. Dokunan karşısında bizi bulur" edi.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada Venezuela Devlet Başkanı Maduro’nun ABD tarafından kaçırılması üzerinden Cumhurbaşkanı Erdoğan’a benzetme yapan Yunan Yeni Sağ (Nea Dexia) partisinin başkanı Failos Kranidiotis tepki gösterdi. Özel, şunları söyledi:

  • “Dışarıdan da birileri çıkmış bu Maduro’nun görüntüsünü yapay zekâyla bir Erdoğan fotoğrafı. Yunanistanlı kendini bilmez, haddini bilmez bir gazeteci... Efendim Erdoğan’ı da böyle götüreceklermiş. Orada dur. Orada dur. Değil Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanını, Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nın önünden bir vatandaşımızı alıp da götürmeye cesareti olan varsa, meydan! O kadar değil.”

FETÖ'nün 15 Temmuz darbe girişimini hatırlatan Özel, o gece meclis başkanına ilk ulaşan kişi olduğunu belirtti:

  • “15 Temmuz’da Amerika destekli FETÖ operasyonuyla kendi besledikleri, büyüttükleri, şımarttıkları darbeye kalkıştı. İlk telefonu bu kardeşiniz açtı Meclis Başkanına. Açın Meclisi, direneceğiz darbeye dedim. Biz sandığı getiren partiyiz. Sandığı kimseye kaptırmayız dedim. Sandıktan kim çıkıyorsa o çıkacak. Millet ne diyorsa o olacak dedi.”

O gece iktidar yanlısı medyanın bile kendisini canlı yayına aldığını söyleyen Özel, şöyle konuştu:

  • “O gece ben bunları konuşuyorum. A Haber canlı yayında. Şimdi çıkarken sorar. Gerçi o ATV çok soran... A Haber efendi adam, muhabiri çok şey... ATV atlıyor önüme. A Haber’in televizyonu her gece bana neler diyorlardı? Özgür Özel tarihî bir konuşma yapıyor, demokrasi dersi veriyor diye canlı yayında veriyorlardı.”

"NE SEÇİLMİŞE NE SEÇEN DOKUNDURURUZ"

Özel, halkın iradesine yapılan her müdahaleye karşı çıkacaklarını vurguladı:

  • “Biz ülkemizde ne seçilmişe dokundururuz, ne onu seçene dokundururuz. O seçilmiş zulmediyorsa, kötülük yapıyorsa karşısındayız. Ama bizim ülkemizin... Ama AK Partili, ama MHP’li, ama en tepedeki, ama köyündeki bir vatandaşın saçına dokunacaksın, orada karşında bizi bulacaksın kardeşim. Aklını başına alacaksın.”

TRİKOPİS ÖRNEĞİNİ HATIRLATTI

Özgür Özel, Yunan gazeteciye hitaben Kurtuluş Savaşı’nda Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk'e Yunan komutan Trikopis’e davranışını anlatarak şöyle konuştu:

  • “Ben böyle elleri bağlayıp da esir alıp götürme işi var ya... O Yunanlı gazeteci kardeşime bir şey anlatayım. Yunan Ordusu geri geri kaçıyor. Trikopis ordu komutanlığına atandığını da bilmiyor, bizimkilerden öğrenecek. Trikopis birlikleriyle birlikte çekilirken Uşak’ta durduruluyor ve esir alınıyor. Trikopis’i alıyorlar bir çadıra koyuyorlar. Mustafa Kemal geliyor. Mustafa Kemal’in huzuruna getiriyorlar. Kapıdan gireni görünce ayağa kalkıyor. Ayak ayak üstündeyken indiriyor, ayağa kalkıyor. Selam veriyor Trikopis’e. Hoş geldin komutan diyor. Sen esir değilsin. Bir ordunun komutanısın diyor. Sigara ikram ediyor. Kahve söylüyor.
  • Diyor ki Trikopis infaza gittiğini sanıyor, elleri bağlı. Çekip vuracak beni diyor, başımdan sanıyor. Diyor ki: ‘Burada bir esir değil, misafirsiniz. Kahvenizi, sigaranızı içiniz. Müsaadeniz varsa bazı sorularım var.’ Diyor ki: ‘İkimiz de askeriz. Yenmek var, yenilmek var. Bu orduyu buradan buraya niye kaydırmadınız? Bu manevrayı niye düşünmediniz?’ Trikopis diyor ki: ‘Siz... ben neden kaybettiğimi şimdi anladım. Siz bu savaş sırasında cephede en öndeydiniz. Bizim komutan İzmir’de geminin içinden kumanda ediyordu beni. Elbette siz kazanacaksınız.’ O Trikopis’i birkaç gün sonra güvenli şekilde Yunanistan’a iade ederler. O Trikopis yaşar. Yaşadığı her sene 29 Ekim’de Türkiye Cumhuriyeti’nin Büyükelçiliği’nin önüne gider. Atatürk’ün resminin önünde bir selam verir.
  • Sen kime konuşuyorsun be? Sen kime konuşuyorsun? İlk Cumhurbaşkanımızın asaleti, cesareti bizi bugünlere kadar getirmiştir. Ona layık olmaya, onun gibi olmaya, günü gelince de onun gibi yönetmeye taliptir bu parti.”

Özel, iç cephe vurgusu yaparak da şunları ifade etti:

  • "Maduro örneği hepimize şunu hatırlatmalıdır: Kırılganlıklar, tartışmalar, gerginlikler... Bir ülkenin iç cephesini zayıflatmaya yönelik yapılan her şey o ülkedeki herkes için tehdittir. Artık içeride kavgayı terk etmenin, kutuplaşmayı bitirmenin, toplumsal barışı sağlamanın, milletin gelecek kaygılarını azaltmanın zamanıdır.
  • Sayın Erdoğan iktidarda kalmak için gerginlik, iktidarda kalmak için kutuplaşma, iktidarda kalmak için hakkında hakkı olmadığı halde haksız rekabet ve üzerimize şiddet uygulamaktadır. Bu sayede yokluk, yoksulluk, işsizlik, güvencesizlik konuşulmasın istemektedir. Biz kendisinin zulmüne direnmeye, onun karşısında asla baş eğmemeye, gerekirse başı vermeye ama baş eğmemeye devam edeceğiz"

Kaynak:Halk TV Haber Merkezi