Emekli veznedar 'çorba param bile yok' demişti! Yardımları neden reddettiğini anlattı

İzmir’de memur emeklisi 76 yaşındaki Niyazi Yıldız, röportaj sonrası gelen bakanlık, valilik ve vekil yardımlarını “Binlerce emekli mağdur, vicdanım kabul etmez” diyerek reddetti. 29 yıl memurluk yapan Yıldız, emekli arkadaşlarının sefaletini anlattı.

İzmir’de 1+1 depo dairede yaşam mücadelesi veren 76 yaşındaki emekli Niyazi Yıldız, verdiği röportajın ardından kamuoyunda geniş yankı uyandırmıştı

Halkbankası'nda veznedarlık yapan olan Yıldız, bakanlık, valilik ve milletvekillerinden gelen yardım tekliflerini kabul etmedi. Yardım tekliflerini neden geri çevirdiğini şu sözlerle açıkladı:

“Vali Bey’den telefon geldi. Ben yardımları kabul etmedim. Akrabalarım, yeğenlerim, oğullarım hepsi iyi durumda. Maddi manevi yanımda olduklarını söylediler. Ama benim vicdanım kabul etmiyor.

Yeğenlerim İstanbul’dan telefon açıyor. Maddi manevi her konuda senin yanındayız. Benim için sorun değil. Bir çiçekle yaz gelmez. Bana yardım etseler, Avrupa’ya, İngiltere’ye, Fransa’ya gönderseler ne yazar?

Binlerce emekli arkadaşım var. Çoğu tren garında, otobüs terminallerinde, otel köşelerinde, acil servislerde, bankın üzerinde yatarken benim vicdanım bunu kabul etmiyor.

Yıldız, bireysel çözümlerin yetersizliğini vurguladı: “Bir çiçekle yaz gelmez. Beni Avrupa’ya gönderseler ne yazar? Binlerce mağdur var.”

YILLARCA MEMUR OLARAK ÇALIŞTI ŞİMDİ BU HALDE

Yıldız, 1974’te memur olarak göreve başladığını ve 29 yıl devlet memurluğu yaptığını belirterek, emeklilik sonrası yoksullukla boğuştuğunu anlattı. Daha önceki açıklamasında Halkbankası’nda veznedarlık yaptığını ifade eden Yıldız, yıllarca 5 kuruş, 10 kuruş saydığını, bugün ise cebinde 200 lira bulunmadığını dile getirmişti.

60 bin âlemi yaratan Allah var. Zalimin zulmü varsa mazlumun da Allah’ı var. Çekme mazlumun ahını. Çekersin, aheste aheste. Cenab-ı Allah Kur’an-ı Kerim’de demiş, zalim olma.

Hz. Ömer’in adaleti var. Sırtında ekmek, su, garibana yardım ediyordu. Biz niye yardım etmiyoruz? Biz de yardım ediyoruz emekliye. Emeklinin durumunu görüyorlar, biliyorlar. Yani benim diyecek bir şeyim yok.

"İSTİYORLARSA BİZİ ÖLDÜRELEBİLİRLER"

Röportajında siyasilerin halkın gerçek sorunlarını görmezden geldiğini belirten Yıldız, Kur’an’dan ve Hz. Ömer’in adaletinden örnekler vererek yöneticilere çağrı yaptı:

Görünen köy kılavuz istemez. Sokaklarda görüyorlar. Yani ben ne diyebilirim? Diyecek bir şeyim yok. Sağ olsunlar, yukarıdakiler görüyor. Ama bizim hakkımızı onların dile getirmesi lazım.

Onlar bizi özgürlüğe kavuşturmalı. Biz adalet istiyoruz, özgürlük istiyoruz. İnsanca yaşamak istiyoruz, yaşamak. Ölmek istemiyoruz. Eğer ölmek ellerindeyse bizi öldürebilirler. Emekliyiz. Nasıl olsa yaş gelmiş, geçmiş. Bundan sonra ne köy olur ne kasaba. Çok yerden yardım, telefon açtırıyor. Ben kabul etmedim. Binlerce telefon geldi. Ankara’dan geldi, İstanbul’dan geldi, vekillerden geldi, valilikten geldi. Ben kabul etmedim.

Ben gece başımı yastığa koyunca arkadaşlarım gözümün önüne geliyor, onların mağduriyeti. Cebimde beş liram varsa iki buçuk lirasını onlara veriyorum. Ben böyle bir insanım. Çünkü ben bir tek Allah’tan korkarım. Kimseden korkmam. Benim vicdanım kabul etmediği için dilim bana dedi: söyle, söyle, söyle. Ben de mecburiyet karşısında söyledim. Ama onlar korkuyor. Bazıları tuzu kuru. Üç tane daire kirada, beş dükkân kirada. Nasıl olsa kiralar yüksek. Ama 16 milyon emekli var. Bir milyonunu çıkar, 15 milyon mağdur emekli var. O bir milyon zaten sesini çıkarmaz. Onun tuzu kuru”

Geçmişte emekli olduğunda yurt dışına çıkma hayalleri kurduğunu söyleyen Yıldız, artık geçimini sağlamak için 1+1 bir dairede, depo olarak kullanılan bir evde yaşadığını belirtti. Kirasının büyük bölümünü bir esnafın verdiğini, kalanını kendisinin tamamladığını söyleyen Yıldız, yaşadığı zorlukları şöyle özetlemişti:

“29 yıl devlet memurluğu yaptım. Özgürüm, çocuklarıma ve torunlarıma bakacağım, temiz hava alacağım diye düşünüyordum. Ama şimdi içimden ağlamak geliyor. 22 bin 600 lira maaşla geçinemiyorum. Çalışmak istesem iş yok. Çalışmasam ne yapacağım? Emekli ne yapsın?

Ne yapalım ben girmişim 76 yaşına. Nasıl çalışacağım? Halkbankası’nda veznedarlık yaptım. Sarı 5 kuruş, 10 kuruşları saydım, 25 kuruşları. En büyük paramız 10 liraydı. Şimdi 200 lira, 200 liraya çorba vermiyorlar zaten cebimde 200 lira yo"