CHP'den Ekol TV'nin kapanması hakkında dört kritik soru

CHP'den Ekol TV'nin kapanması hakkında dört kritik soru
CHP'li Murat Emir, Ekol TV soruşturmasının sıradan bir kanal kapanışı olmadığını, iktidarın yargı-bürokrasi-kirli sermaye ilişkilerini ortaya koyduğunu iddia etti. Emir, dört kritik soru sordu.

CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, Ekol TV hakkında başlatılan kara para soruşturmasının sadece bir medya kuruluşunun kapanışı olarak görülmemesi gerektiğini belirtti. Emir, “Ekol TV soruşturması, basit bir medya şirketinin kapanma hikayesi değil, iktidarın yargı, bürokrasi ve kirli sermaye üçgenindeki suçüstü yakalanışının belgesidir!” dedi.

Kanalda çalışan gazetecilere de destek veren Emir, “Öncelikle; bu kirli çarkların arasında ezilen, patronların oyunlarından habersizce sadece ekmeğinin peşinde koşan ve bugün işsiz bırakılan tüm basın emekçilerinin yanındayız.” ifadelerini kullandı.

"SAĞIR SULTAN'IN BİLE BİLDİĞİ BİR GERÇEK VAR"

İktidarın “kara para ile mücadele” söyleminin gerçeği yansıtmadığını dile getiren Emir, şu ifadeleri kullandı:

“Ortada ‘Sağır Sultan'ın’ bile bildiği bir gerçek var. Ekol TV’nin sermaye yapısının arkasında kumar ve bahis baronu Veysel Şahin’in olduğu iddiaları ilk günden beri ayyuka çıkmıştı. Fakat buna rağmen RTÜK lisansı alındı ve yayına başlandı.”

Kanalın kuruluş sürecine dair dikkat çekici bağlantıları hatırlatan Emir, yargı ve güvenlik bürokrasisinin doğrudan ilişkisi olduğuna işaret etti:

“Kanalın ilk ‘ağır’ ziyaretçisi Akın Gürlek oldu. 1 Kasım 2024’te kanala gitti, rejiyi gezdi ve hediyeleşti. Bir mesaj verildiği aşikardı.

Eski Jandarma Genel Komutanı Arif Çetin, emekli olur olmaz bu kanalın yönetimine girdi. Ancak ne büyük tesadüf ki soruşturma başladığı gün, Arif Çetin’in yönetim kurulu üyeliği sonlandı.”

KRİTİK DÖRT SORU

Emir, yaşananlarla ilgili kamuoyunun bilgilendirilmesi gerektiğini belirterek iktidara dört başlıkta sorular yöneltti:

  1. “Eski RTÜK Başkanı kanalın akreditasyon sürecinde neden kendini paraladı? Bu ‘üstün gayret’ karşılığında bir menfaat sağlandı mı?”
  2. “Soruşturma bilgisi Arif Çetin’e önceden sızdırıldı mı ki aynı gün görevden ayrıldı?”
  3. “Bir Cumhuriyet Başsavcısı, hakkında bu kadar şaibe olan bir kanalı neden ziyaret etti?”
  4. “Kanalın kapanıp adresinin Kağıthane’ye taşınması ve dosyanın Çağlayan’a, yani ‘tanıdık sulara’ çekilmesi fikri kimin aklıydı?”

screenshot-2026-01-10-at-09-56-49-1-xte-murat-emir-ekol-tv-sorusturmasi-basit-bir-medya-sirketinin-kapanma-hikayesi-degil-iktidarin-yargi-burokrasi-ve-kirli-sermaye-ucgenindeki-sucustu-yakalanisinin-belgesidir-oncelikle.png

Emir, açıklaması da tam olarak şöyle:

"Ekol TV soruşturması, basit bir medya şirketinin kapanma hikayesi değil, iktidarın yargı, bürokrasi ve kirli sermaye üçgenindeki suçüstü yakalanışının belgesidir!

Öncelikle; bu kirli çarkların arasında ezilen, patronların oyunlarından habersizce sadece ekmeğinin peşinde koşan ve bugün işsiz bırakılan tüm basın emekçilerinin yanındayız.

Gelelim iktidarın "Kara para ile mücadele ediyoruz" masalının perde arkasına...

Ortada "Sağır Sultan'ın" bile bildiği bir gerçek var. Ekol TV’nin sermaye yapısının arkasında kumar ve bahis baronu Veysel Şahin’in olduğu iddiaları ilk günden beri ayyuka çıkmıştı. Fakat buna rağmen RTÜK lisansı alındı ve yayına başlandı.

Kanalın ilk ‘ağır’ ziyaretçisi Akın Gürlek oldu. 1 Kasım 2024’te kanala gitti, rejiyi gezdi ve hediyeleşti. Bir mesaj verildiği aşikardı.

Eski Jandarma Genel Komutanı Arif Çetin, emekli olur olmaz bu kanalın yönetimine girdi. Ancak ne büyük tesadüf ki soruşturma başladığı gün, Arif Çetin’in yönetim kurulu üyeliği sonlandı.

Soruşturmayı Küçükçekmece Savcılığı başlattı. Kanal apar topar kapatıldı. Şirket adresi bir gecede hülle ile Küçükçekmece’den Kağıthane’ye taşındı. Dosya Küçükçekmece’den, kanalı daha önce bizzat ziyaret eden Akın Gürlek’in başsavcı olduğu Çağlayan Adliyesi’nin yetki alanına girdi.

Şimdi milletimiz adına soruyorum:

Eski RTÜK Başkanı kanalın akreditasyon sürecinde neden kendini paraladı? Bu "üstün gayret" karşılığında bir menfaat sağlandı mı?

Soruşturma bilgisi Arif Çetin’e önceden sızdırıldı mı ki aynı gün görevden ayrıldı.

Bir Cumhuriyet Başsavcısı, hakkında bu kadar şaibe olan bir kanalı neden ziyaret etti?

Kanalın kapanıp adresinin Kağıthane’ye taşınması ve dosyanın Çağlayan’a, yani "tanıdık sulara" çekilmesi fikri kimin aklıydı?"

Kaynak:Halk TV Haber Merkezi