Kahramanmaraş'ta Aysel Çalık Ortaokulu'nda meydana gelen saldırıyla ilgili olarak tutuklanan failin babası, Polis Başmüfettişi Uğur Mersinli'nin verdiği ifadenin tüm detayları gün yüzüne çıktı.
"NEDEN OKULA GİTMEDİĞİNİ SORDUĞUMDA GÜLEREK CEVAP VERMEDİ"
Baba Uğur Mersinli ifadesinde, olay sabahı evde kızı Gökçe İdil, eşi Peyman Pınar, annesi, zihinsel engelli kardeşi ve oğlu İsa Aras'ın bulunduğunu belirtti. Sabah oğlunu kendisinin kaldırdığını ve tostunu yaptığını ifade eden baba, yaşananları şu sözlerle anlattı:
"İsa Aras yemeğini yedi sonra tekrar geri yattı, okula gitmedi. Okula niye gitmiyorsun sınav dönemi dedim, kendisi bana gülerek cevap vermedi. Annesi geldi, annesine de bağırdı, bizde baş edemeyince gitmiyorsan gitme dedik İsa Aras evde kaldı."
"OKULDA OĞLUMUN MAĞDUR OLDUĞUNU DÜŞÜNEREK GİTTİM"
Sabah yaşananların ardından tekrar yatan ve saat 12.00'da uyanan baba, oğlunun oturma odasında telefonla uğraştığını gördüğünü, ardından et almak için kasaba gittiğini belirtti. Dönüş yolunda Akdo kavşağında siren sesleri duyduğunu ve bir gazeteci arkadaşını aradığını belirten Mersinli, olayı şöyle anlattı:
"Gazeteci bana Ayser Çalık'ta bir olay olduğunu ancak kendisinin de bilmediğini söyledi. Eve çıktım malzemeleri bıraktım, eşim bana İsa'nın arkadaşının kitabını unuttuğunu ve bu kitabı teslim etmek için çantasını alarak okula gittiğini söyledi. Çanta içerisinde herhangi bir şey olup olmadığına ilişkin bana bilgi vermedi."
Baba Mersinli, daha önce siren seslerini duyduğu için okula gittiğini, okulun ana baba günü olduğunu ve kendisini zar zor içeri attığını söyledi. Öncesinden tanıştığı polis arkadaşların oğlunun yaralı olduğunu söylediğini belirten baba, "Olay yerine oğlumun mağdur olduğu düşüncesi ile gittim. Daha sonra iki rütbeli kolluk personeli alarak emniyete götürdüler. Ben emniyet müdürlüğündeyken olayın aslını, vefat eden çocukların olduğunu ve oğlumun vefat ettiğini öğrenmiş oldum." dedi.
"OĞLUM İNTERNETTEN ÖĞRENMİŞ OLABİLİR"
Uğur Mersinli, oğlunun olayda kullandığı silah ve mermilerin kendisine ait olduğunu mahkemede kabul etti. Kendi adına kayıtlı 7 adet taşıma ruhsatlı silahı ve 2 adet av tüfeği olduğunu belirten Mersinli, oğlunun bu silahlardan 5 tanesini alıp götürdüğünü söyledi. Silahların yatak odasında, kilitli "Maraş sandığı" içerisinde muhafaza edildiğini belirten baba detayları şöyle aktardı:
"Şarjörler silahlara takılı vaziyette bulunmaz, ben üzerime alacağım zaman silahları ve şarjörleri farklı sandıklar içerisinden alırım. Söz konusu sandıkların üç düğmesi vardır, üç düğmeye temas edildiği anda sandıklar açılır. İsa Aras sandıkların nasıl açıldığını öğrenmiş ancak yanında açtığımı hatırlamıyorum. Oğlum internetten öğrenmiş olabilir. Oğlum gördüğü bir şeyi unutmaz."
ÖZEL PSİKOLOG "PSİKİYATRİK TEDAVİ GEREKEBİLİR" DEMİŞTİ
Oğlunun tipik ergenlik ve sınav stresleri olduğunu belirten Mersinli, onu önce emniyetteki psikologlara götürdüğünü, polis psikologların olumsuz bir durum olmadığını ve çocuğun çok zeki olduğunu söylediklerini aktardı. Ancak baba, yaklaşık 2 aydır evlerinin yakınındaki özel bir uzman psikoloğa da gittiklerini belirterek şu itirafta bulundu:
"Söz konusu psikolog, oğlumun toplumla uyumu noktasında problem yaşayacağını, biraz takip edilmesi gerektiğini, ilerleyen zamanlarda psikiyatrik tedavi gerekebileceğini dedi. En son 3 hafta önce gitmişti ancak son zamanlarda gitmekten kaçındı."
Bunun yanı sıra babanın ifadelerine göre oğlunun okulda arkadaş çevresi çok kısıtlıydı. Pandemi ve deprem dönemlerine denk gelmesi nedeniyle 8 senede sadece 3 yıl okula gidebilmişti. Sınavlardan düşük not aldığında agresif hareketler sergiliyordu, ancak baba, çocuğuna zorbalık yapılıp yapılmadığını sorduğunda oğlu "Hayır öyle bir şey yok" diyordu. Olay günü veya öncesinde aralarında hiçbir tartışma yaşanmamıştı, ancak babanın tabiriyle oğlunun "dakikası dakikasını tutmazdı ve duygu durumu sürekli değişkenlik gösterirdi".
"İNGİLİZCE BİLMEDİĞİM İÇİN TAKİP EDEMEDİM"
İsa Aras'ın çok zeki bir çocuk olduğunu, ana dili gibi İngilizce konuştuğunu ve kendisine ait bir VPN'i bile olduğunu söyleyen baba, oğlunun dijital hayatına dair çaresizliğini şu sözlerle anlattı:
"Oğlum bilgisayar ve cep telefonunu İngilizce modda kullandığı için benim de İngilizce bilmemem nedeniyle ne ile meşgul olduğunu takip edemedim. İsmini bilmemekle birlikte sık sık savaş oyunu oynadığını görürdüm. Ne yaptığını sorduğumda 'öf ya' tarzında cevap vererek geçiştirirdi. İnteraktif oyunlar oynardı. Odasına girdiğinde ise her şeyi kapatır, bize bir şey göstermek istemezdi. Zararlı içeriklerden etkilenebileceğini düşünerek kontrol etmek istedim ancak şifrelerini vermedi."
SİLAH VAADİ
Babanın ifadelerine göre İsa Aras'ın öncesinde silahlara hiç merakı yoktu. Ancak yaklaşık 1 ay önce şifonyer üzerinde duran silaha yeltenmesi üzerine babası ona kızdı. Çocuğun hevesini ötelemek isteyen baba, "Silahın namus olduğunu, ileride sicili temiz olursa ve iyi okursa ona da silah alabileceklerini, emekli olduğunda bir silahını ona bırakacağını" söyledi. Bunun üzerine İsa Aras, "Amerika'da herkes silah alabiliyor" dedi.
Olaydan önceki hafta Perşembe veya Cuma günü İsa Aras, arkadaşlarının silahla ateş ettiğini söyleyerek babasından kendisini de poligona götürmesini istedi. Olayın yaşandığı haftanın Pazartesi günü çocuğu emniyet poligonuna götürdüğünü belirten baba şunları anlattı:
"Kendime ait silahla atış yaptım, oğluma da birkaç el atış yaptırdım. Hedefi gösterdim, rastgele kullanılmayacağını, hedef alınarak atış yapılacağını söyledim. Hatıra olarak kalması ve hevesini köreltmek amacıyla atış yaparken fotoğraf ve videosunu çektim, WhatsApp üzerinden kendisine gönderdim. Emniyetten öğrendiğime göre oğlum bu fotoğrafları arkadaşlarına göstermiş, arkadaşları hayretle karşılamış."
MAHKEME KARARI: BABA İKİ AYRI SUÇTAN TUTUKLANDI
Tüm bu savunmaların ardından şüpheli Uğur Mersinli, avukatının tutuksuz yargılanma talebine rağmen , Kahramanmaraş 2. Sulh Ceza Hakimliği tarafından "Ruhsatsız Ateşli Silahlarla Mermileri Satın Alma veya Taşıma veya Bulundurma" ve "Taksirle Ölüme ve Yaralanmaya Neden Olma" suçlarından ayrı ayrı tutuklanarak cezaevine gönderildi. Hakimlik, tutuklama gerekçesinde kuvvetli suç şüphesini gösteren somut delillerin bulunmasını ve adli kontrol tedbirlerinin yetersiz kalacağını vurguladı.