İZSU açıkladı: Sıfırı görmüştü, şimdi rekora koşuyor

İzmir’de kuraklık sonrası barajlar hızla doldu. Tahtalı’da su miktarı üç katına çıkarken, Gördes’te doluluk yüzde 40’ı aştı. Uzmanlara göre tablo umut verici ancak risk henüz tamamen ortadan kalkmış değil.

Kuraklıkla geçen zorlu yılın ardından İzmir’de su kaynakları yeniden toparlanma sinyalleri veriyor. 2026 baharında etkili olan yağışlar, özellikle kentin ana içme suyu kaynağında dikkat çeken bir yükselişi beraberinde getirdi.

TAHTALI BARAJI’NDA SON DURUM

İZSU verilerine göre, geçen yıl nisan ayında yüzde 15,68 seviyesine kadar gerileyen Tahtalı Barajı’nda tablo tamamen değişti. 2026’nın ilk günlerinde yüzde 0,14’e kadar düşerek alarm veren baraj, son yağışlarla birlikte hızla doldu.

13 Nisan 2026 itibarıyla doluluk oranı yüzde 53,15’e ulaştı. Kullanılabilir su miktarı 152 milyon metreküpe yükselirken, toplam hacim 171 milyon 851 bin metreküp olarak ölçüldü. Geçen yıl aynı dönemde bu rakam yalnızca 64 milyon 750 bin metreküptü. Veriler, barajdaki toplam su miktarının yaklaşık üç katına çıktığını ortaya koydu.

GÖRDES BARAJI DA TOPARLANDI

İzmir’in su arzı açısından kritik bir diğer kaynağı olan Gördes Barajı’nda da benzer bir iyileşme yaşandı. 2025 Nisan ayında yüzde 5,23 seviyesinde olan doluluk oranı, 2026 Şubat başında sıfıra kadar gerilemişti.

Şubat ayının ikinci yarısından itibaren etkili olan yağışlar ve sel etkisiyle birlikte barajda hızlı bir dolum süreci başladı. Son ölçümlere göre doluluk oranı yüzde 40,07 seviyesine ulaştı ve bir önceki güne göre değişmedi.

Barajdaki kullanılabilir su miktarı 25 milyon metreküpten 175 milyon 459 bin metreküpe çıktı. Toplam su hacmi ise 190 milyon 959 bin metreküp seviyesine yükseldi.

"2035’E KADAR SU SORUNU BEKLENMİYOR"

Uzmanlara göre Gördes Barajı’nda yaşanan teknik sorunların giderilmesi de kapasiteyi artıran önemli bir etken oldu. Prof. Dr. Yaşar, Gördes’in Tahtalı’dan daha büyük bir baraj olduğuna dikkat çekerek mevcut su miktarının da daha yüksek seviyeye ulaştığını belirtti.

Yaşar, yağışların önümüzdeki yıllarda genel olarak ortalamanın üzerinde seyredeceği öngörüsünü paylaşarak dikkat çeken bir değerlendirmede bulundu. Buna göre, olası kurak dönemlerin etkisine rağmen İzmir’de barajların önümüzdeki 10 yıl boyunca kritik seviyelere düşmesi beklenmiyor. Uzman, 2035 yılına kadar ciddi bir su sıkıntısı öngörülmediğini ifade etti.

ŞEHİRLERE GÖRE BARAJ DOLULUK ORANLARI

BARAJ DOLULUK ORANI NEYİ İFADE EDER?

Baraj doluluk oranı, bir rezervuarda bulunan su miktarının, barajın maksimum kapasitesine göre yüzde kaç seviyesinde olduğunu gösterir. Hesaplama, mevcut su hacminin toplam kapasiteye bölünüp 100 ile çarpılmasıyla yapılır.

Bu oran; yağışların etkisini, buharlaşma kayıplarını ve kentteki su tüketim düzeyini anlamak açısından önemli bir gösterge olarak kabul edilir. Özellikle büyük şehirlerde doluluk oranı, şebekeye verilen suyun sürdürülebilirliği açısından en temel verilerden biri olarak öne çıkar.

AKTİF DOLULUK VE TOPLAM HACİM NEDEN AYNI DEĞİL?

Su idarelerinin yayımladığı tablolarda genellikle iki ayrı veri yer alır: toplam su hacmi ve kullanılabilir (aktif) su hacmi. Toplam hacim, barajda bulunan tüm suyu kapsarken; kullanılabilir hacim, şehre verilebilecek su miktarını ifade eder.

İki değer arasındaki fark ise “ölü hacim” olarak adlandırılan bölümden kaynaklanır. Barajın alt kesimlerinde yer alan bu su, teknik nedenlerle sisteme dahil edilemez. Bu nedenle su yönetiminde en gerçekçi tabloyu, toplam hacimden ziyade kullanılabilir su miktarı ortaya koyar. (DHA)

Türkiye Haberleri