Emeklinin çöküşü adım adım hazırlanmış: 3 düzenleme açlık sınırının altına itmeye yetti

Gözler iktidardan gelecek zam haberine kitlenirken artık her yıl tartışmalara neden olan kök aylık alan emeklinin çöküşü adım adım hazırlanmış. İktidarın sosyal güvenlik sisteminde gittiği 3 düzenleme emekliyi açlık sınırının altına itmeye yetti. İşte açlık sınırının altında kalan asgari ücretinde altında kalan emekli aylığının 23 yıllık mazisi...

Milyonlarca emekli iktidar kanadından gelecek en düşük emekli aylığı rakamını beklerken "kök maaş" uygulaması bu yıl her zamankinden daha çok tartışma konusu oldu. AKP iktidara geldiğinde asgari ücretliden yüzde 47 daha fazla maaş alan en düşük maaşlı emekli, artık açlık sınırının altında kalan asgari ücretin çok daha altında maaş alıyor.

İktidar sıkı mali politikalar ve dezenflasyon sürecinde faturayı vatandaşa keserken geçinmenin mimkün olmadığı rakamlar CHP başta olmak üzere muhalefet partileri ve AKP iktidarını karşı karşıya getirdi. En düşük emekli aylığınıın artırılması için CHP'nin çağrısı ve baskısı sürerken gözler Cumhurbaşkanı Erdoğan ile ekonomi yönetimi arasında yapılacak toplantıya çevrildi.

MASADA 2 RAKAM VAR

TÜİK, 5 Ocak'ta Aralık ayı enflasyonunu yüzde 0,89, yıllık enflasyonu ise yüzde 30,89 olarak açıkladı. Bu veriyle birlikte SSK ve Bağ-Kur emeklilerinin 2026'nın ilk 6 ayı için alacağı enflasyon farkı yüzde 12,19 olarak tescillendi.

Buna göre; enflasyon oranına göre artış yapılması beklenen 16 bin 881 liralık kök maaşın 18 bin 939 liraya çıkarılması bekleniyor.

İktidarın asgari ücrete yapılan yüzde 27,36'lık zam oranını emekli aylıklarına da yansıtmayı planladığıda ihtimaller arasında konuşulurken karar sıkı dezenflasyonun yükünü maaşlı vatandaşa yüklemekte ısrarcı olan iktidar ve sonrasında Meclis'te olacak.

EMEKLİNİN ÇÖKÜŞÜ ADIM ADIM HAZIRLANMIŞ

Türkiye, her yıl açlık sınırının altındaki asgari ücretin de altında kalan emekli aylığını tartışırken, 2003’ten 2026’ya kadar yapılan yasal değişiklikler bugün yaşanılan tartışmanın ortaya çıkmasına neden oldu. AKP dönemindeki sosyal güvenlik sistemindeki dönüşüm sürecine bakıldığında, 2000’li yılların başındaki veriler ile 2026 yılı verileri arasındaki makasın nasıl açıldığı ortaya çıkıyor.

AKP iktidarının en başına, yani 2003 yılına bakıldığında, o dönem yürürlükte olan 506 sayılı Kanun hükümleri uygulanıyordu. Bu dönemde emekli aylıkları, katsayı ve gösterge sistemine göre belirleniyordu. 2003 yılı verilerine göre net asgari ücret 226 TL seviyesindeyken, en düşük SSK emekli aylığı 332 TL olarak ödeniyordu. O tarihte bir emekli, asgari ücretli bir çalışandan yüzde 47 oranında daha fazla maaş alıyordu. Sistem, emekliyi asgari ücretin üzerinde bir gelir grubu olarak konumlandırıyor ve fark yıllar geçse de korunuyordu.

2003-2007 döneminde Türkiye ekonomisi, yüksek faiz dışı fazla ve sıkı maliye politikaları ile yönetildi.

Bu dönemde asgari ücrette yapılan artışlar, emekli maaşlarına da yansıtıldı. Ancak 2005-2006 yıllarından itibaren, Sosyal Güvenlik Kurumu'nun (SGK) açıklarının gayrisafi yurt içi hasılaya (GSYH) oranının artması ile programı uygulanan IMF ve Dünya Bankası destekli reform baskılarını artış gösterdi.

2005 yılında asgari ücret net 350 TL'ye çıkarken, en düşük emekli aylığı 450 TL bandına çıkarıldı. Makas korunmaya çalışılsa da sistemin prim gelirlerinin emekli aylıklarını karşılama oranı bozulmaya başladı.
2008 öncesi sistemde, emekli aylığı hesaplanırken kullanılan Aylık Bağlama Oranı (ABO), ilk 10 yıl için %3,5, sonraki yıllar için %2 ve %1,5 gibi oranlarla belirleniyordu. Bir çalışan, 25 yıl prim ödediğinde %75 seviyesinde Aylık Bağlama Oranı ile emekli olabiliyordu. Bu da çalışırken aldığı maaşın dörtte üçünü emekli maaşı olarak alması anlamına geliyordu.

3 DÜZENLEME AÇLIK SINIRININ ALTINA İTMEYE YETTİ

2008: Sistemin Omurgası Değişti

Emeklilik hesaplamalarındaki en köklü değişiklik ise 2008 yılında gerçekleşti. Bu tarihte yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile maaş bağlama parametreleri yeniden düzenlendi. Yeni kanunla birlikte, emekli aylığı hesaplanırken kullanılan "Aylık Bağlama Oranı" (ABO) düşürüldü. Eski sistemde ilk 10 yıl için yüzde 3,5, sonraki yıllar için yüzde 2 olan oranlar, sabitlenerek her yıl için yüzde 2 olarak belirlendi. 25 yıl çalışan birinin aylık bağlama oranı %50'ye geriledi.
Aynı düzenleme kapsamında emekli aylıklarına yansıtılan "Gelişme Hızı" payında da değişikliğe gidildi. Daha önce büyüme oranının yüzde 100’ü maaş hesaplamasına katılırken, bu oran yüzde 30’a indirildi. Bu teknik değişiklik, Türkiye büyüse bile emeklinin bu büyümeden sadece üçte bir oranında pay alması, geri kalan üçte ikilik refah artışının emekliye yansıtılmaması anlamına geliyordu.
Değişiklik etkisi ile 2013 yılına gelindiğinde, asgari ücret 773 TL, emekli maaşı ise 900 TL bandına geldi. Emekli maaşı, artık asgari ücretin sadece %16 üzerindeydi.

2016: Asgari ücret emekli maaşını geçti.

Yasal düzenlemelerin maaşlara yansıması ve asgari ücret politikalarındaki değişim, 2016 yılında somut bir kırılma noktası oluşturdu. Ocak 2016’da asgari ücrete yapılan artışla net ücret 1.300 TL’ye yükselirken, en düşük işçi emeklisi aylığı 1.250 TL seviyesinde kaldı. Bu tarih, en düşük emekli aylığının asgari ücretin altına düştüğü ilk dönem olarak kayıtlara geçti. 2003’te asgari ücretin 1,5 katı olan emekli maaşı, 2016 itibarıyla asgari ücretin yüzde 96’sına geriledi.

2019: "Kök Maaş" Kavramı Hayatımıza Girdi

Aylık bağlama oranlarındaki düşüş nedeniyle, prim günü ve kazanca göre hesaplanan maaşların 600 TL gibi seviyelerin altında kalması üzerine 2019 yılında yeni bir mekanizma devreye alındı. Hükümet, "En Düşük Emekli Maaşı" (Taban Aylık) uygulamasını başlattı.

Bu uygulamayla birlikte sistemde "Kök Maaş" ve "Hazine Tarafından Tamamlanan Maaş" ayrımı oluştu. Mevcut sistemde emekli zamları, kişinin primine göre hesaplanan kök maaşına yapılıyor. Eğer zamlı kök maaş, belirlenen taban aylığın altında kalırsa, aradaki fark Hazine tarafından ödenerek emekliye taban aylık veriliyor. Örneğin, 6.000 TL maaş alan bir emekli için iktidarın belirlediği en düşük maaşı 7.500 TL ise hazine bu kişiye her ay 1.500 TL destek vermeye başladı. Ancak bir sonraki yıl iktidar %25 zam açıkladığında, bu zam 7.500 TL'ye değil, 6.000 TL'lik kök maaşa yapılıyor. Bu da 7 bin 500 liraya denk geliyor. Bu durumda da iktidar en düşük aylığı yeniden belirlemez ise emekli zam almadan yaşamına devam ediyor.

2021 yılına gelindiğinde, asgari ücret 2.825 TL iken, en düşük emekli maaşı 1.500 TL'de sabitlendi. Bu oran %53 ile cumhuriyet tarihinin en düşük seviyelerinden biri oldu.

MAKAS DAHA DA AÇILIYOR

2026 yılı için net asgari ücret 28.075 TL, en düşük emekli maaşı ise 18.938 TL oldu. Bu veriler, 2003 yılında yüzde 147 olan emekli maaşının asgari ücrete oranının, 2026 yılında yüzde 67 seviyesine gerilemesi anlamına geliyor.

2003 yılında 332 TL olan en düşük emekli maaşıyla, o dönemin fiyatlarıyla 12,7 adet çeyrek altın alınabiliyordu. 2026 yılı ücretlerine göre ise 18 bin 938 TL olan en düşük emekli maaşıyla, ancak 1,6 adet çeyrek altın alınabiliyor.

Ekonomi Haberleri