Çiçek hastalığından sonra ilk kez bir hastalık daha yok olmaya yaklaşıyor!
Dünya genelinde Gine kurdu (drakunkuliyazis) vakaları büyük oranda azaldı. ABD merkezli Carter Center, 2025’te yalnızca 10 insan vakası kaydedildiğini açıkladı. Bu durum, hastalığın tamamen ortadan kaldırılmasına bir adım daha yaklaşıldığını gösterdi.
Her yıl 2 milyona yakın insan bu hastalıktan ölüyor!
KİRLİ SU VE AĞRILI YARALAR TEHLİKE OLUŞTURUYOR
Gine kurdunun yol açtığı drakunkuliyazis hastalığı, genellikle kirli içme suyu ile bulaşmaktaydı. Enfekte olan kişilerde belirtiler aylar sonra ortaya çıkmış ve çoğunlukla bacakta oluşan ağrılı, şiş ve iltihaplı bir yaradan parazitin çıkmasıyla kendini göstermişti. Yetkililer, bu hastalığın tamamen önlenebilir olduğunu belirterek, temiz su temini, hijyen önlemleri ve bilinçlendirme çalışmalarının önemine dikkat çekti.

GİNE KURDU VAKALARINDA TARİHİ DÜŞÜŞ: BAZI ÜLKELERDE SIFIR VAKA
Carter Center’ın verilerine göre, 1986 yılında yılda yaklaşık 3,5 milyon Gine kurdu vakası görülmekteydi. Zamanla yürütülen kapsamlı sağlık ve hijyen programları sayesinde bu sayı büyük ölçüde azalmış ve bugün tek hanelere kadar inmişti. 2025 yılında bildirilen vakaların çoğu, halen hastalığın endemik olarak görüldüğü Güney Sudan, Çad ve Etiyopya’da tespit edilmişti. Öte yandan Angola ve Mali gibi bazı ülkeler, üst üste ikinci yıl boyunca hiç vaka bildirmemiş ve bu başarı, hastalığın yok edilmesi yolunda kaydedilen önemli bir ilerleme olarak kayıtlara geçti.
Bugüne kadar World Health Organization tarafından 200 ülke Gine kurdundan arındırılmış kabul edilirken, yalnızca 6 ülke henüz sertifikasyon sürecini tamamlamadı.

AŞI VE TEDAVİSİ YOK
Hastalığa karşı ne aşı ne de özel bir tedavi geliştirilemedi. Bu nedenle mücadelede temel stratejiler, temiz suya ulaşımın sağlanması, su filtrelerinin kullanımı ve sürekli saha izlemine dayanıyordu. Özellikle korumalı kuyular ve ev tipi su filtreleriyle parazitin bulaş zincirinin kırılması amaçlandı.
Uzmanlar, ağrı nedeniyle suya giren kişilerin parazitin larvalarını suya bırakabildiğini ve bunun hastalığın yeniden yayılmasına neden olduğunu vurguladı. Bu nedenle halkın bilinçlendirilmesi ve sürekli saha takibinin büyük önem taşıdığı ifade edildi.