Mustafa K. Erdemol

Mustafa K. Erdemol

Parçalanma daha sık konuşulur oldu: ABD’nin Gorbaçov’u kim olabilir?

ABD parçalanır mı? Tabii ki mümkün. Yıllar yıllar önce Mao’nun “Kağıttan Kaplan” olarak nitelendirdiği ABD, bugün tüm bütünleşmiş görünümüne rağmen, bölünebilir tabii ki. Bu konu zaman zaman ülke içinde konu edilirdi ama şu sıralar daha çok konuşulur oldu.

Geçen yıl Virginia Üniversitesi Siyaset Merkezi’nce yapılan bir ankette Donald Trump destekçileri ile Joe Biden taraftarlarının ülkenin bölünebileceği fikrini kabule hazır olduğu ortaya çıkmıştı. George Mason Üniversitesi'nden sağcı bir akademisyen olan F.H. Buckley, American Secession adlı kitabında “Amerika Birleşik Devletleri'nin ayrılmaya hazır olduğunu” yazmıştı. Solcu olarak bilinen The Nation yazarı Richard Kreitner de, Break It Up adlı kitabında “Yeniden Yapılanma çalışmalarını bitirmek veya Birlik'ten tamamen vazgeçmek” gerektiğini vurgulamıştı.

Toplum bu fikre ısınıyor

Bunlar teorik düzeyde yapılan tartışmalar elbette ama bu yönde Pratik girişimler de var. Teksas eyaletinin Cumhuriyetçi temsilcilerinden Rep. Kyle Biedermann örneğin, İngiltere’nin AB’den çıkmasına yola açan Brexit kampanyasından esinlenerek “Texit” kampanyalarına başlamıştı bile. Cumhuriyetçi Parti’nin eski Teksas Başkanı Allen West de ayrılmadan söz etmişti. Parçalanmayı savunanlar herhangi bir tatsızlık olmadan bunun gerçekleşebileceğini söylüyorlar.

Dediğim gibi ABD’nin parçalanması pekala mümkün ama elbette çok ciddi sorunlara da yol açacak böyle bir girişim. Federal hükümetin kontrolünde silah altında 1.3 milyon insan ile 3 bin 800 nükleer savaş başlığı var. Bunların sıkı pazarlık konusu olacağını söylemeye bile gerek yok.

Yeni değil yıllardır bağımsız olması gerektiğinden söz edilen, bunu savunan örgütlerin de çok olduğu 29 milyon nüfuslu Teksas dünyanın en büyük dokuzuncu ekonomisi. Ek olarak ülkenin petrol üretiminin yaklaşık yüzde 40'ını, doğal gaz üretiminin yaklaşık yüzde 25'ini, genel üretimin yüzde 10'unu, ihracatının yüzde 20'sini diğer eyaletlerden daha fazla karşılayan bir eyalet. “Eninde sonunda olacak” denmesine rağmen, pek de “dostane” olacak gibi görünmüyor Teksas’ın bağımsızlığı.

“Böyle olması daha iyi”

Ancak ABD’li önde gelen yazarlardan Craig Shirley parçalanmanın kaçınılmaz olduğunu vurgulayarak, “Belki de böyle olması iyidir” diyor. (Bknz: The Coming American Breakup, and Why It May Be the Right Thing | CNSNews). “Bu sonuca varmak beni üzüyor, ancak şu anki hızımızda ileriye dönük uygun bir yol göremiyorum” diyen Shirley, federal hükümetin yönetmesi gereken insanlara dair tüm hislerini kaybetmiş göründüğünü savunarak parti liderlerinin de büyük kıyı şehirleri dışında hayatın nasıl olduğu hakkında çok az fikirleri olduğunu vurguluyor. Şu cümlesi çok çarpıcı: “Iowa'daki çiftçiler ya da Pennsylvania'daki fabrika işçileri, artık Washington'un sorunlarını ciddiye alacağına inanmıyor”.

Shirley Washington’un bürokratik, çarpık bir karmaşa merkezi haline geldiğine dikkat çekerek, hükümeti yönetenlerin tüm amaçlarını yitirmiş durumda olduğunu vurguluyor. Bunlardan sonra olması gerekeni belirtiyor: Bölgesel bir konfederasyona dönmek. Shirley, bunun dünyadaki en kötü şey olmayacağını da belirtiyor.

Shirley’nin makalesinden bir bölümü bu araya alayım:

“Ülkemiz her zaman şimdiki türden bir hükümet biçimine sahip değildi. 1787'den önce Amerika Birleşik Devletleri, uygun şekilde adlandırılmış Konfederasyon Maddeleri tarafından yönetilen, müttefik devletlerin gevşek bir konfederasyonuydu. Kongrenin yabancı ittifaklar, anlaşmalar, savaşlar hakkında son sözü söyleyebilmesi gibi bazı güçlü yönler vardı. Kongre ayrıca eyaletler arası anlaşmazlıkların hakemi olarak da hizmet etti. Aynı şekilde, devletler bağımsız oldukları halde birbirleri arasındaki ticareti veya insan akışını kısıtlayamazlardı. Ancak, Maddelerde birçok kusur vardı, en göze çarpanı, nihayetinde Anayasa Konvansiyonu'na ve mevcut hükümet sistemimize yol açan bir Haklar Bildirgesi'nin olmamasıydı.

Yaşam tarzımızdaki bu tür köklü değişikliklerin dikkatli bir şekilde yönetilmesi, uzun bir geçiş dönemi boyunca yürütülmesi gerekir. Bugün dünya 1787'dekinden kökten farklı olduğu için diğer faktörlerin de hesaba katılması gerekir. Roma'dan İngiltere'ye, hatta Soğuk Savaş'ın sonuna kadar, hükümetler her zaman bir noktada yeniden yapılanmalardan geçerler. Bazı geçişler ne yazık ki şiddet yoluyla, ancak çoğu da kan dökülmeden gerçekleşir. Benim düşünceme göre Amerika, anayasal bir cumhuriyetten cumhuriyetçi modele dayalı bir dizi müttefik, bölgesel anayasal konfederasyona geçişin o kadar da zor olmayacağı konusunda tarihsel deneyime sahip. Ortak bir Amerikan mirası tarafından birleştirilen bir dizi kendi kendini yöneten bölge, ülkemizin en göze çarpan sorunlarından bazılarını gerçekten çözmesine izin verebilir.

Bölgesel bir Amerikan konfederasyonunun neye benzeyeceğine dair karmaşık bir soru ve itiraf etmeliyim ki, ben de tüm cevaplara sahip değilim. Ancak birçoğu, Amerika'nın kendisini şu anki çıkmazdan çıkarması için er ya da geç bir tür hesaplaşmanın gerekli olacağına inanmaya başladı”.

Çok çarpıcı gerçekten. Bu yeni bir makale değil, ancak ayrılık tartışmaları yeniden başlayınca, kaydettiğim bu yazıyı yeniden okudum.

Shirley’in dediği gibi sancılı olur mu bilinmez ama daha iyi bir yönetim için merkezi hükümetin (federal) dağılması gerektiğini söyleyenler bunu sağlayacak lider olarak Trump’ı görüyorlar.

Trump’ın aday olma mücadelesini bu gelişmeyi de göz önünde tutarak değerlendirmeli.

ABD’nin Gorbaçov’u Trump olabilir.

Önceki ve Sonraki Yazılar
Mustafa K. Erdemol Arşivi