Son dakika | Meclis'teki taciz davasında 5 sanığa tahliye kararına Başsavcılık itiraz etti
Meclis'teki "taciz" davasında ara karar çıktı. 5 sanık, adli kontrolle serbest bırakıldı. Duruşma 15 Mayıs'a ertelendi. Ankara 57'nci Asliye Ceza Mahkemesi’nin tutuklu sanıkların tahliyesine ilişkin kararına, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı itiraz etti.
TBMM lokantasında stajyer öğrencilere cinsel taciz olayı kapsamında 4 sanığın yargılandığı davanın ikinci duruşması Ankara 57. Asliye Ceza Mahkemesi'nde bugün görüldü. Duruşmaya taraflar, taraf vekilleri ile CHP milletvekilleri Mahmut Tanal, Sibel Suiçmez, Gökçe Gökçen ile Aliye Timisi Ersever, TBMM avukatları, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı avukatları ve Ankara Barosu Çocuk Hakları Merkezi avukatları katıldı.
SAVCI "TUTUKLULUK SÜRSÜN" DEDİ HAKİM BIRAKTI
Duruşmanın finalinde savcı mütalaasını açıkladı. Savcı; eksik konuların giderilmesi, kuvvetli suç şüphesinin bulunması, adli kontrolün bu aşamada yetersiz kalacağını belirterek, tutuklu sanıkların tutukluluk durumlarının devamını talep etti.
Savcı mütalaasına karşı sanıklar ve avukatları ise yeterli bulguların toplandığını, kaçma şüphesinin bulunmadığını savundu. Ara kararını açıklayan hâkim; bulguların toplanmış olması, mağdur A.'nın ifadeleri, sanıkların sabit ikametgâhta oturmaları ve kaçma şüphelerinin bulunmaması gerekçesiyle tutuklu sanıkların yurtdışı yasağı adli kontrol kararıyla ayrı ayrı tahliyelerine karar verdi. Katılma talepleri de reddedildi.
Kararın hemen ardından Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, mahkemenin tahliye kararına itiraz ettiğini duyurdu.
DOSYADAKİ MESAJLAR
Duruşmaya sanıkların stajyerlere attığı iddia edilen mesajlar damga vurdu. Mağdur avukatı, Sanık Halil İlker Güner'in mağdur D.'ye attığı mesajları mahkeme salonunda okudu. Mesajlarda şu ifadeler yer aldı:
"En çok da sana hâkim olmak istiyorum. Hayatımda olacaksan öyle gelemem demeyeceksin. Sen benim küçük sevgilimsin."
Avukat Karaboğa bu mesajlar üzerine, "Küçük çocuğun böyle bir diyaloğa rızası vardır demek, hayatın olağan akışına aykırıdır. Güner'in mağdur üzerinde açık bir baskı kurduğu görülmektedir. Böyle bir durumda rızadan bahsetmek olanaksızdır" savunmasını yaptı.
Sanık Durmuş Uğurlu'nun "Benim 6 yaşımda kız çocuğum var, benim kızımı sakındığım gibi, diğer kız çocuklarını da sakınırım" şeklindeki savunmasına ise D.'nin annesi sert tepki gösterdi. Anne, dosyada yer alan bir başka mesaja dikkat çekerek, "O zaman 'O erkektir, bir de yatakta gör' diye niye mesaj atılıyor? Biz erken teşhis ettiğimiz için TBMM'ye başvurduk" dedi.
Sanık Ramazan Çetin ise savunmasında, "Samimiyetten sonra lakayt mesajlarım olmuştur, ama bunlar bağlamından koparılmıştır" diyerek kendini savundu.
SANIKLAR BİR SAAT GEÇ GELDİ, USUL TARTIŞMASI ÇIKTI
Duruşma başlangıcında sanıklar belirtilen saatten 1 saat geç getirildi. Mağdur vekili Ankara Barosu Çocuk Hakları Merkezi Başkanı Av. Cemile Didem Karaboğa, mağdur çocukların ifadelerinin alınacağı için duruşmanın SEGBİS'le kayda alınmasını, ifadelerin dinleme odasında alınmasını ve gizlilik kararı verilmesini talep etti. Hakim bu talebi bekletti.
Daha sonra söz alan Av. Karaboğa, mahkemenin tutumunu eleştirdi: "Gizlilik ve SEGBİS taleplerimiz duruşmadan önce tarafınıza iletilmesine rağmen, kayda geçirilmemiştir. Bu talebimizin duruşma başlarken değerlendirilmemesi, usulen yasaya aykırıdır."
MAĞDUR ÇOCUK ŞİKAYETİNİ GERİ ÇEKTİ, ANNE "PARA İADE EDİLDİ Mİ?" DİYE SORDU
Mağdur kız çocukları salona getirilmeden, dinleme odasından bağlanılarak uzman pedagog eşliğinde dinlendi. Mağdur A., sanıklar Çetin ve Uğurlu’dan şikayetçi olmadığını, Çocuk İzlem Merkezi’nde verdiği ifadesini kabul etmediğini ve davaya katılmak istemediğini açıkladı. Mağdur A.’nın annesi de "Şikâyetçi değilim" dedi.
Bu geri adım üzerine diğer mağdur D.’nin vekili Av. Karaboğa, A.’nın annesine kritik bir soru yöneltti: "Kızının çalıştığı yerinden taksi parası alması soru işaretiyken, eğer bir yakınlık yoksa bunun iade edilmesi lazım değil mi? Yakınlık var mıydı, iade edildi mi?"
A.'nın annesi ise parayı doğrulayarak, "Ramazan Usta'nın eşi para attı. Ben de zaten o parayı iade ettim. Allah şahit” yanıtını verdi.
MAHKEME SALONUNDA KÜFÜR İDDİASI
Gergin geçen duruşmada D.'nin annesi, sanıkların kendilerine küfür ettiğini öne sürdü: "Çocuğum ifade verirken, Durmuş Uğurlu 'Şerefsiz' dedi ve dışarıda bize baka baka, kızımla bana küfür etti." Sanık Uğurlu ise "Böyle bir şey olmadı" diyerek iddiayı reddetti.
MECLİS AVUKATI: TBMM BU OLAYDAN YARA ALMIŞTIR
Duruşmada söz alan TBMM avukatı, sanıkların cezalandırılmasını talep etti: "Sanıklar her ne kadar ihraç edilse de suç tarihinde Meclis personelidir. Meclis bu olaydan yara almıştır."
CHP Milletvekili Mahmut Tanal da, "Dilekçemizin ekinde 2018 yılında benzer olayların olduğunu gösteriyor. O dönem de araştırılması için dilekçe vermiştik. Bu olayın derinlemesine inceleme yapılması lazım. Kamera kayıtları diyorsunuz; arkadaşlar temizlikçiler benim odamı açabilir, benim odamda kamera yok. Her şey leke kaldırır, TBMM leke kaldırmaz" ifadelerini kullandı.
SANIK SAVUNMALARI: MEDYA BASKISIYLA TUTUKLANDIK
Tutuklu sanıklar suçlamaları reddederek tutukluluklarını "medya baskısına" bağladı:
- Sanık Recep Seven'in Avukatı: "Hakkında bir delil yokken, medya ve kamuoyu baskısı ile tutuklu bulunuyor. Oradaki iddialara bakarsanız Meclis Genel Sekreteri'nin adı, Mahir Ünal'ın adı geçiyor. O dilekçeyi işleme koyacak mısınız?"
- Sanık Halil İlker Güner: "15 yıldır Meclis'te çalışıyorum, hiç böyle bir suçlamayla karşılaşmadım. Yuvam dağılmak üzere."
- Sanık İbrahim Beşlioğlu: "Ben öyle bir mesaj atmadım, zaten mesaj attığımda da TBMM'de stajyer değildi."
D.'nin babası ise sanıkların bu savunmalarına, "Bizim ifadelerimizle Meclis komisyon kurdu. Görevden alınmalar oldu. Bizim dediklerimizle böyle oluyorsa, dışardaki bir kişiye terörist diyeyim. Böyle olur mu? Mağduru oynuyorlar" diyerek tepki gösterdi.