Meclis'te dumura uğratan anlar! Çocuklar için konuşulurken AKP'li vekil konuyu LGBTİ'ye bağladı

Meclis'te dumura uğratan anlar! Çocuklar için konuşulurken AKP'li vekil konuyu LGBTİ'ye bağladı
TBMM'de suça sürüklenen çocukların konuşulması beklenen komisyonda tansiyon yükseldi. Toplantıda AKP'li Ümmügülşen Öztürk, Adalet Bakanlığı ile ortak çalışmalar yürüten vakfı hedef aldı. Sunum yapan vakıf başkanına "Burası muz devleti değil" diyerek tepki gösteren Öztürk, "LGBTİ dernekleri desteklemiş" diyerek suç duyurusunda bulunacağını söyledi.

TBMM Suça Sürüklenen Çocuklara İlişkin Araştırma Komisyonu'nun son toplantısı, çözüm önerilerinden çok AKP Milletvekili Ümmügülşen Öztürk'ün sert çıkışlarına sahne oldu. Türkiye Çocuk ve Genç Psikiyatrisi Derneği ile Türkiye Çocuklara Yeniden Özgürlük Vakfı temsilcilerinin, çocukların hapishane koşulları ve suça yönelme nedenlerini anlattığı sunumlar, AKP sıralarından gelen tepkilerle bölündü.

"SUÇ DUYURUSUNDA BULUNACAĞIM"

Türkiye Çocuklara Yeniden Özgürlük Vakfı'na tepki gösteren AKP İstanbul Milletvekili Ümmügülşen Öztürk, vakfın çalışmalarını ve profesyonelliğini sorguladı. Kendisinin de vakıf başkanı ve çocuk doktoru olduğunu belirten Öztürk, komisyona davetli olarak gelen Vakıf Başkanı Selmin Cansu Demir'e şu ifadelerle yüklendi:

"Siz hangi profesyonellikle bu çalışmaları yapıyorsunuz? Sokaktaki çocukları toplayıp da hadi size araştırma yapayım diyemem. Burası muz devleti değil, kusura bakmayın. Bu izinleri kimden aldığınızı ve neye göre yaptığınızı belgesiyle istiyorum, gerekirse Adalet Bakanlığı'na suç duyurusunda bulunacağım. Öyle her önüne gelen çocuklara araştırma yapamaz. Kim olduklarını zaten gördüm, LGBTİ dernekleri de desteklemiş."

CHP'Lİ SUİÇMEZ: SİZİN KAFANIZDA LGBTİ VAR

AKP'li Öztürk'ün üslubuna CHP Trabzon Milletvekili Sibel Suiçmez tepki gösterdi. Vakfın çalışmalarının bilinmemesini eleştiren Suiçmez, "Asıl sizin bu vakfı duymamanız ilginç. Sizin kafanızda demek ki LGBTİ var, bu yüzden tepkiniz. Komisyona çağırdığınız bir misafire böyle mi davranılır?" ifadelerini kullandı.

"ADALET BAKANLIĞI İLE İŞBİRLİĞİMİZ VAR"

Suç duyurusu tehdidi ve eleştiriler üzerine söz alan Vakıf Başkanı Selmin Cansu Demir, çalışmasının bir doktora tezi olduğunu ve etik kurul onayının bulunduğunu vurguladı. Demir, suçlamalara şu yanıtı verdi:

"Çocuklarla çalışan herkes denetlenmeli, ben size gerekli bütün belgeleri iletirim. Adalet Bakanlığı ile çok fazla işbirliği ve sempozyumumuz var. Bizim çocuk güvenliğine ilişkin davranış kodları ve taahhütlerimiz var. Kişisel olarak hiç algılamak istemem ama ben de bir bilim insanıyım, kullandığım ifadeler de uluslararası ifadeler."

9a1ff60a-e723-40aa-bc94-f4148e39.jpg

513 ÇOCUK YETİŞKİNLERE ÖZGÜ KOĞUŞLARDA TUTULUYOR

Komisyondaki gerginliğin gölgesinde kalan verilerde ise çarpıcı bir tablo ortaya çıktı. Selmin Cansu Demir, Türkiye'deki çocuk mahpus sayısına ilişkin şu verileri paylaştı:

  • Toplam 3 bin 245 tutuklu, bin 176 hükümlü çocuk bulunuyor.
  • 4 bin 421 mahpus çocuğun 202'si kız çocuğu.
  • 435 hükümlü çocuk Eğitimevi'nde kalıyor.
  • 3 bin 986 çocuk kapalı kurumlarda tutuluyor.
  • 513 çocuk ise yetişkinlere özgü kurumlardaki ünitelerde barındırılıyor.

Demir, çocuklar için infaz kurumları ve eğitimevlerinin yalnızca belli illerde olmasının yarattığı hak ihlaline dikkat çekerek, "Çocuğun en temel hakkı olan aileyle görüşme hakkını sağlayamıyoruz" dedi. Demir ayrıca, katı ve cezalandırıcı sistemlerin çocuk adaleti için uygun olmadığını, çocukların devletle ilişkilerinin bozulduğunu ve yasaya uyma motivasyonlarının düştüğünü belirtti.

"YALNIZ GEÇİRİLEN ZAMAN SUÇU ARTIRIYOR"

Komisyonda sunum yapan Türkiye Çocuk ve Genç Psikiyatrisi Derneği üyesi Prof. Dr. Didem Behice Öztop, çocukları suça iten faktörleri sıraladı. 1990'larda "yakın arkadaşım yok" diyen çocuk oranının yüzde 7 iken bugün yüzde 20'lere çıktığına dikkat çeken Öztop, şu tespitlerde bulundu:

"Devamsızlık doğrudan suç davranışıyla ilişkili. Düşük sosyo ekonomik düzeyde, okul günlerinde ve okul çıkışında yalnız geçirilen zaman suç davranışını artırıyor. Nörobiyolojik olarak ceza sorumluluk yaşını düşürmenin suçu önlemede çok da etkisi olmadığını görüyoruz. Suç davranışını engellemek, suç gerçekleştikten sonra rehabilite etmekten ekonomik olarak da çok daha uygun."

SUÇA KARIŞAN ÇOCUKLARIN YÜZDE 35'İNİN YAKIN ÇEVRESİNDE SUÇLU VAR

Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Kliniği'nden Prof. Dr. Selma Tural Hesapçıoğlu ise 54 olgu üzerinde yapılan çalışmanın sonuçlarını aktardı. Olguların yaş ortalamasının 15 olduğunu belirten Hesapçıoğlu, "Yüzde 35'inin yakın çevresinde suça karışmış en az bir kişi bulunuyor. Çocukların birçoğu dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu tanısı almış durumda. Bu durum okul başarısını etkiliyor ve suç ile ilişki artıyor" değerlendirmesini yaptı.

Vakıf Başkanı Demir ise milletvekillerinin ağır suçlarla ilgili sorularını yanıtlarken, "Ağır suç işleyen çocuklar ilk kez suç işlemiyor. Adli sisteme dahil olan, alarm veren davranışlar var. Bunu erkenden yakalamak gerekiyor. Çocuğa yanlış olduğunu söylemiyorsak bu da bir çocuk hakkı ihlali" ifadelerini kullandı.

Kaynak:Halk TV Haber Merkezi