Kaza anında "Aracım" mahkemede "Allah" dedi: Uyuşturucu kullanmış halde ölüme neden olan sürücüye iyi hal indirimi
Vahit Güzelküçük için 14 Şubat 2021 tarihi, market işletmecisi oğlu İsmet’in hayatının bir trafik kazasında son bulduğu gün olarak kazındı. Esentepe Caddesi’nde meydana gelen ve oğlunun ölümüyle sonuçlanan kazanın ardından, Güzelküçük ailesi adaletin peşine düştü. Ancak Türk yargı sisteminin karmaşık koridorlarında geçen bu arayış, önce "müebbet" ile başlayan, sonra "olası kast" ile 17,5 yıla inen ve en sonunda "kader" savunmasıyla 6 yıl 3 ayda karar kılınan bir ceza aritmetiğine dönüştü.

İzmir’de görülen davada, kanında uyuşturucu maddeye rastlanan ve arkadan çarparak ölüme sebebiyet veren sürücü Türkay Pala’nın aldığı cezanın istinaf mahkemesinde radikal bir şekilde düşürülmesi, trafik cinayetlerinde caydırıcılık ve yargının takdir yetkisi konusundaki tartışmaları yeniden alevlendirdi.

OLAY GÜNÜ VE ADLİ TIP RAPORU
Kaza günü hazırlanan bilirkişi raporu, olayın mekaniğini net bir şekilde ortaya koyuyordu: Türkay Pala (44), takip mesafesini korumayarak İsmet Güzelküçük’ün (31) otomobiline arkadan çarpmıştı. Ancak kazayı "basit bir taksir"den ayıran kritik detay, Adli Tıp Kurumu’nun laboratuvar sonuçlarında gizliydi. Pala’nın kanında, "uyuşturucu madde" olarak sınıflandırılan bulgulara rastlandı.

Pala, yargılama sürecinde bu durumu "psikolojik tedavi için kullandığı ilaçlar" ile açıkladı. Ancak Ege Üniversitesi Madde Bağımlılığı Toksikoloji ve İlaç Bilimleri Enstitüsü’nden mahkemeye ulaşan bilimsel mütalaa, bu savunmayı zayıflattı. Raporda, Pala’nın kanındaki "pregabalin" ve "tramadol" etken maddelerinin suistimal edilen maddeler olduğu, sadece yeşil reçete ile yazılabileceği ve reçetesiz kullanımın "uyuşturucu" kapsamında değerlendirildiği belirtildi. Sanığın kendi doktoru da tanık kürsüsünde, tramadol etken maddesinin reçete edilen ilaçlarda bulunmadığını teyit etti.
MAHKEMELER ARASI YETKİ VE CEZA TRAFİĞİ
Dava süreci, hukuki tanımların ve mahkemelerin yetki alanlarının birbiriyle çatıştığı uzun bir maratona dönüştü. İlk olarak Menemen 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nde "Taksirle ölüme neden olma" suçundan açılan dava, hakimin suçun niteliğini "Olası kastla öldürme" olarak değerlendirmesiyle Karşıyaka 1. Ağır Ceza Mahkemesi’ne taşındı.
Yerel mahkeme, sanığı önce müebbet hapse mahkum etti. Ardından ceza, "olası kastın yoğunluğu" gerekçesiyle 21 yıla, sanığın duruşmalardaki "pişmanlık" beyanı ve "iyi hali" nedeniyle de 17,5 yıla indirildi. Bu süreçte 100 bin lira kefaletle tahliye edilen Pala, tutuksuz yargılandı.
Sürücünün kanında uyuşturucu çıkmıştı! Ölümcül kazada verilen hapis cezası istinafta bozuldu
İSTİNAFTA 'KADER' SAVUNMASI VE KARAR
Dosya istinafa taşındığında, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesi yerel mahkemenin kararını bozarak sanığı yeniden yargıladı. SEGBİS aracılığıyla duruşmaya katılan Pala, savunmasında dini referanslara ve kader vurgusuna başvurdu:
"Bilinçli bir şekilde kazanın olmasını istemedim. Bunu Allah istemiş olabilir, kaderdir bu. Ben kaza ve kadere inanan biriyim."

Baba Vahit Güzelküçük ise sanığın kazadan hemen sonraki tavrına dikkat çekti. Güzelküçük, sanığın aracını kilitleyip servisi aradığını belirterek, "Servis çağıralım dediğimizde 'Servis gelirse aracımın değeri düşer' dedi. Bizden özür bile dilemedi" ifadelerini kullandı.
17 YILDAN 6 YILA
İstinaf mahkemesi, "olası kast" suçlamasını kaldırarak eylemi "bilinçli taksirle ölüme neden olma" kapsamında değerlendirdi. Sanığa önce 7 yıl 6 ay hapis cezası verildi. Ancak Türk Ceza Kanunu’ndaki "takdiri indirim" maddeleri devreye girdi.
Sanığın sabıkasız geçmişi, yargılama sürecindeki davranışları ve cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri göz önünde bulundurularak ceza 6 yıl 3 aya indirildi. Ayrıca ehliyetine 2,5 yıl süreyle el konuldu. Bir can kaybıyla sonuçlanan, uyuşturucu bulgusu içeren ve yerel mahkemede 17,5 yıl olarak ölçülen suçun bedeli, istinaf aşamasında 11 yıl eriyerek 6 yıl 3 ayda kesinleşti.
Kaynak:Demirören Haber Ajansı (DHA)