Diyarbakır’da 11 yıllık sır perdesi aralandı: Katiller aileden çıktı
2015 yılının Ağustos sıcağında, Diyarbakır-Bingöl kara yolunun kenarındaki kurak arazide, Veysi Çevik'in cansız bedeni uzun namlulu bir silahtan çıkan kurşunlarla yere yığıldığında, Sur ilçesi Bağpınar Mahallesi Üçyol mevkisi sadece bir cinayet mahalline değil, yıllarca sürecek bir sessizliğe de ev sahipliği yapmaya başlamıştı. O gün tetiği çekenler, sadece silahın namlusuna değil, aradan geçen zamanın unutturucu gücüne de güvenmişlerdi.

Ancak dosya rafa kaldırılsa da kapatılmadı. Devletin güvenlik bürokrasisi, o günün şartlarında belki de tam kapasiteyle kullanılamayan "dijital izleri" yıllar sonra yeniden masaya yatırdı. İl Jandarma Komutanlığı bünyesinde; JASAT (Jandarma Suç Araştırma Timleri), Kriminal Şube, İstihbarat Şube ve İlçe Jandarma personelinden oluşan özel bir ekip, tozlu dosyayı yeniden açtı.
TEKNOLOJİ KAN BAĞINDAN DAHA GÜÇLÜ ÇIKTI
Soruşturmanın seyri, geleneksel dedektiflik yöntemlerinin ötesine geçerek, bir veri madenciliği operasyonuna dönüştü. Özel ekip, cinayeti aydınlatmak için JABS, PARS, Dedektif, PTS (Plaka Tanıma Sistemi) ve HTS (İletişim Kayıtları) gibi gelişmiş izleme ve analiz sistemlerini devreye soktu.
Ekipler, İ2 (ilişki analizi yazılımları) ve daraltılmış baz istasyonu analizlerini kullanarak, olay günü ve saatinde o arazideki görünmez elektronik ayak izlerini tek tek haritalandırdı. İfade tutanaklarındaki çelişkiler, bu teknik verilerle çapraz sorguya tutulduğunda, yıllardır saklanan gerçek gün yüzüne çıktı.
Yanmış araçta cesedi bulunmuştu: Nasıl öldüğü ortaya çıktı!
ŞÜPHE OKLARI AİLE İÇİNE DÖNDÜ
Yapılan kapsamlı teknik analizler ve olay yerinden elde edilen kriminal bulgular, soruşturmayı dışarıdaki bir düşmana değil, ailenin içine yönlendirdi. Veriler, Veysi Çevik’in öldürülmesi olayının, organize bir şekilde hareket eden altı akraba tarafından "iştirak halinde" gerçekleştirildiğini işaret ediyordu.
Teknik takibin ve veri analizinin sonucunda kimlikleri belirlenen M.K., M.K., A.K., R.K., S.K. ve M.K. isimli şüpheliler gözaltına alındı. Jandarmadaki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen bu altı kişi, çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı.

2015’ten beri aralarında dolaşan faillerin yakalanması, teknolojinin suçla mücadeledeki etkinliğini kanıtlarken, adaletin geç de olsa tecelli etmesi kamu vicdanını bir nebze rahatlattı.
Tutuklanan altı şüpheli, Diyarbakır Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’na teslim edilirken, geride devletin arşivine giren şu gerçek kaldı: Modern gözetim dünyasında, bir cinayeti örtbas etmek için gereken sessizlik artık yeterli değil; zira baz istasyonları ve veri tabanları asla unutmuyor.