Evladını kaybeden acılı babanın isyanı: Kılını kıpırdatan yok!

Evladını kaybeden acılı babanın isyanı: Kılını kıpırdatan yok!

Şanlıurfa'da feci kazada oğlunu kaybeden Muzaffer Akceylan, geçen zamanda soruşturma açılmadığını ileri sürerek, “Bir siyasinin, devlet yetkilisinin oğlu olsaydı böyle mi olurdu? Biz kendimizi parçalıyoruz ama kılını kıpırdatan yok." diyerek isyan etti.

Şanlıurfa’da 9 Kasım 2020’de Narlıdere Kavşağındaki meydana gelen feci kazada oğlunu kaybeden 58 yaşındaki baba Muzaffer Akceylan, kazayla ilgili savcılığın bir soruşturma açılmadığını,  kazanın soruşturması için Adalet ve İçişleri Bakanlığına kendisinin başvurduğunu ve savcının olayı çok yavaştan aldığını iddia etti.

whatsapp-image-2020-11-30-at-10-41-28.jpeg

Feci kazada 2 kişi hayatını kaybetti

Gazete İpekyol’dan Özelem Dikmen’in haberine göre; hastaneye kaldırılan yaralılardan biri olan 27 yaşındaki İbrahim Halil Akceylan, Mehmet Akif İnan Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde ağır yaralı şekilde tedavi altına alındı. Kazadan sonraki günün sabah saatlerinde acı haberi gelen Akceylan’ın vefatının ardından aynı araçta sürücü koltuğunda yer alan 27 yaşındaki arkadaşı Serdar Yükselir de hayatını kaybetti.

Akceylan ve çocukluk arkadaşı Yükselir'in ölümüyle sonuçlanan kazanın ardından diğer yaralılar ve kamyon şoförü Halil Çıtırık ise taburcu oldu.

Kazanın üzerinden zaman geçmesine rağmen kamyon şoförü Çıtırık'ın ifadesinin alınmadığı ve suç duyurusunda bulunduklarını ancak kendilerine bilgi verilmediğini öne süren acılı baba Akceylan şu sözleriyle isyan etti:

1-440.jpg

“Kolluk kuvvetleri bu adamı niye gözaltına almadı?”

"Savcılık bir soruşturma açmamış. Biz kendimizi burada parçalıyoruz ama kılını kıpırdatan yok. Kaza oldu, biz hastanede kendi derdimize düştük. Oğlum rahmetli oldu. 'Şoföre ne oldu?' dedik. 'Şoförün de beli kırılmış o da yoğun bakımda' dediler. Biz de kazadır dedik, böyle bir olay oldu. Dua da ettik ama sonra öğreniyoruz ki, şoför özel bir hastaneye gitmiş ve 1 gün sonra da taburcu olmuş.

Ben oğlumu toprağın altına koyarken, o gitmiş evinde çoluk çocuğuyla rahat etmiş. Bu adalet mi? Kolluk kuvvetleri bu adamı niye gözaltına almadı, bu adam niye dışarıda?"

Kazanın ardından geçen zamanda kimsenin ifadesi alınmadı

Avukatları Ahmet Tokmakçı'nın da yanlış yönlendirildiğini söyleyen baba, kamyon şoförünün ifadesinin alınmadığını öne sürdü.

ekran-alyntysy-355.jpg

“Devlet işini yapsın”

Avukatlarının sürekli yanıltılmaya çalışıldığını belirten baba Akceylan, “Sonradan öğrendik ki bu adam özel hastanede tedavi olup, dışarı çıkmış. Beli falan da kırık değil. 20 gün geçti kimse gelip bizden ifade almadı. Savcılık bir soruşturma açmamış. Bu adam hala dışarıda. En son kendim kalkıp, emniyete gittim. Emniyet de 'Biz takip ediyoruz' dedi. ‘O zaman bu adam niye dışarıda? Niye gelip ifademi almadınız?’ dedim. 'Acınız, taziyeniz vardı' diyorlar. Benim acımdan size ne? Sen devletsin, görevini yapman lazım. Devletin adam kayırma, acı hissetme, acıyı paylaşma gibi bir şeyi mi var? Devlet işini yapsın. Şu anda iki tane ölü var. İki gencecik can. Benim oğlumun 3 yavrusu var, diğerinin de 2 aylık yavrusu var.  5 yıl evliydi, 2 ay önce çocuğunu kucağına aldı" ifadelerini kullandı.

“Aracın 3 yıldır muayenesi yok, şoförün SRC belgesi yok”

Kazaya neden olan kamyonun eski bir araç olduğu vurgulayan Akceylan, ”Bu aracın 3 yıldır muayenesi yok, şoförün SRC Belgesi yok. 1986 model eski bir araç. Üstünde de haddinden fazla çimento yüklüydü. TOKİ'den aşağı bırakmışlar bu aracı. Bu arabanın oradan inmesi başlı başına bir yanlış. Bunun fren tutmayacağı oradan inerken belli. Yüreğim sızlıyor. Oğlumun ateşini bıraktım, bu adam niye tutuklanmıyor bunun peşine düştüm. Avukatımız defalarca savcının yanına gitti, 'Sen işine bak, biz işimize bakarız' demişler. Bu nasıl işe bakmak? Bu savcının nasıl yüreği sızlamıyor?" diye konuştu.

2-395.jpg

Acılı babasın isyanı: Biz kendimizi parçalıyoruz ama kılını kıpırdatan yok 

Evladını kaybeden acılı baba, ”Biz kendimizi burada parçalıyoruz ama kılını kıpırdatan yok" diyerek, yetkililere seslendi: "Kamyon şoförünün gözaltına alınması, bu kamyon şirketinin ve yetkililerinin ifadesinin alınması lazım. Benim oğlum olmayabilirdi, başkasının oğlu olabilirdi. Bir siyasinin, bir devlet yetkilisinin oğlu olsaydı bu böyle mi olurdu? Bu olay bütün vicdanları rahatsız etmeli. Bu kazada ne oluyor? Türkiye kamuoyuna mal olan bu kazada hala gözaltı, tutuklama yok. Bu adamın tutuklanması için kaç kişinin ölmesi lazımdı?” ifadelerini kullanarak isyan etti.