ABD ordusu uluslararası sularda 5 gemiyi vurdu: 8 kişi hayatını kaybetti
ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth’in Washington’daki ofisinden verdiği emir, binlerce mil ötedeki okyanusun ortasında, dalgaların arasında ilerleyen tekneler için nihai bir hüküm niteliğindeydi. Mahkeme salonlarından, savcılık iddianamelerinden veya uluslararası hukuk prosedürlerinden uzakta; Karayipler ve Pasifik’in gri sularında, "adalet" kavramı füze ve mühimmat sesleriyle yeniden tanımlandı.
Amerika Birleşik Devletleri, uyuşturucuyla mücadele doktrininde sert bir makas değişikliğine giderek, uluslararası sularda seyreden ve "şüpheli" olarak kodlanan gemileri doğrudan hedef alan bir imha stratejisini devreye soktu.
HEGSETH’İN EMRİ VE OKYANUSTAKİ ALEVLER
ABD Güney Saha Komutanlığı’nın (SOUTHCOM) operasyonel kayıtlarına göre, süreç 30 Aralık’ta Savunma Bakanı Pete Hegseth’in doğrudan emriyle başladı. Hedefte, istihbarat raporlarının "uyuşturucu sevkiyatı yaptığını doğruladığı" iddia edilen üç gemi vardı.
Uluslararası sular, egemenlik haklarının ve müdahale yetkilerinin hukukçular tarafından titizlikle tartışıldığı bir alan olsa da, ABD ordusu için bu kez bir çatışma sahasına dönüştü. Düzenlenen saldırılarda, gemilerde bulunan üç kişi hayatını kaybetti. Operasyonun şiddeti karşısında gemideki diğer şahısların, hayatta kalabilmek için kendilerini okyanusun karanlık sularına bıraktığı rapor edildi.
İKİNCİ DALGA: 5 CAN KAYBI DAHA
Washington’ın "narkotik trafiğine karşı sıfır tolerans" politikasının sahadaki yansıması, ilk saldırıyla sınırlı kalmadı. SOUTHCOM, X platformu üzerinden yaptığı açıklamada, operasyonların dün de devam ettiğini ve uluslararası sularda iki gemiye daha saldırı düzenlendiğini duyurdu.
Pentagon kaynakları, vurulan bu son gemilerin ABD tarafından "terör örgütü" olarak tanınan gruplar tarafından yönetildiğini öne sürdü. Bu ikinci dalga saldırıda, gemilerde bulunan 5 kişinin öldürüldüğü kaydedildi. Böylece, herhangi bir yargılama süreci işletilmeden, sadece istihbarat verilerine dayalı olarak 48 saat içinde 8 kişi, açık denizde ABD ateş gücüyle yaşamını yitirdi.
Hedef uyuşturucu mu, kaynaklar mı?
'YARGISIZ İNFAZ' TARTIŞMASI
ABD ordusunun Karayipler ve Pasifik Okyanusu’ndaki bu yeni angajman kuralları, uyuşturucu ile mücadeleyi kolluk kuvveti operasyonundan çıkarıp askeri bir imha sürecine dönüştürmüş durumda.
Teknelerin durdurulması, aranması ve şüphelilerin yargı önüne çıkarılması gibi evrensel hukuk prosedürlerinin yerini; "tespit et ve yok et" stratejisinin alması, uluslararası kamuoyunda ciddi bir meşruiyet tartışmasını tetikledi. Hukukçular ve insan hakları örgütleri, egemenlik alanı belirsiz sularda, sivil şüphelilerin doğrudan hedef alınarak öldürülmesini "yargısız infaz" olarak nitelendiriyor.
Kaynak:Anadolu Ajansı (AA)