'Kürtajın duygusal hasara yol açtığı miti yıkıldı'

'Kürtajın duygusal hasara yol açtığı miti yıkıldı'

Kaliforniya Üniversitesi’nden Profesör Rocca, kürtaja erişime sınırlandırma getirmeyi haklı çıkarmak için 'kürtajın duygusal hasara yol açtığı' iddiasının hâlâ bir gerekçe olarak kullanıldığını söyledi.

Independent Türkçe'den Sophie Gallagher'in haberine göre; yeni bir araştırma, kürtaj yaptıran kadınların neredeyse hiçbirinin (yüzde 95) aldıkları karardan pişmanlık duymadığını, işlemin ardından en çok deneyimlenen duygununsa pişmanlık değil rahatlama olduğunu belirtiyor.

Social Science & Medicine adlı bilimsel yayında yer alan çalışmanın yazarları, elde ettikleri bulguların, kadınların kürtaj sonucu “duygusal hasar” ya da “duygusal yaralanmadan” muzdarip olduğuna dair inanışın reddedilmesine yardımcı olması gerektiğini ifade ediyor.

Çalışmanın başyazarı olan, Kaliforniya Üniversitesi’nden Profesör Corrine Rocca, “bu (efsanenin) gerçekten doğru olduğunu söyleyen bir kanıtın hiçbir zaman olmadığını” ancak kürtaja erişime sınırlandırma getirmeyi haklı çıkarmak için hâlâ bir gerekçe olarak kullanıldığını söyledi.

Mevcut durumda ABD’nin birçok eyaletinde kadınların zorunlu kürtaj danışmanlığı hizmeti alması ve 48 saat bekleme süresini geçirmesi gerekiyor, bu süre zarfında kadınlara söz konusu tıbbi işlemin olumsuz etkileriyle ilgili bilgi veriliyor.

Bu önemli çalışma için ABD genelinde 21 eyalette kürtaj arayışı içinde olmuş yaklaşık bin kadın ve kürtaj yaptırmış 667 kadının durumu temel alındı.

Çalışmaya katılanlara üzüntü, suçluluk, rahatlama, pişmanlık, öfke ya da mutluluk hislerinden hangilerini taşıdıkları sorulurken, rahatlama duygusu en çok deneyimlenen his oldu.

Araştırmacılar, ilk iki yıl boyunca “olumlu ve olumsuz duyguları” birden görürken, daha sonra bu durumun düşüşe geçtiği ve ardından durağan bir noktaya geldiği sonucuna ulaştı.

Jinekologlar, karar vermede mücadele eden kadınların dahi en nihayetinde bunu desteklediğini söyledi.

Çalışmaya katılanların yarısından fazlası (yüzde 54), hamileliklerini sonlandırma kararının çok ya da kısmen zor olduğunu ifade etti. Geriye kalan yüzde 46’sıysa bunun aksini dile getirdi.

Profesör Rocca, “Bu çalışma, kadınların çoğunun kürtaj nedeniyle duygusal açıdan acı çektiği fikrini çürütüyor” dedi

Çalışmanın yazarları, gelecekte yürütülecek araştırmalarda, kadın katılımcılar arasında olumsuz duygular deneyimleyen ya da pişmanlık hisseden küçük orandaki gruba ve bu durumu etkileyen belli başlı faktörlere odaklanılması gerektiğini kaydetti.

Birleşik Krallık Sağlık ve Sosyal Hizmet Bakanlığı tarafından yayımlanan veriler, 2018’de İngiltere ve Galler sakini kadınlar arasında 200 bin 608 kürtaj vakasının görüldüğünü, bu sayının bir önceki yıla ait 192 bin 900 rakamına kıyasla yüzde 4 fazla olduğunu gösteriyor.

YouGov kuruluşunun geçen yıl Britanya’da yaptığı ankete katılan bin 600’den fazla kişinin verdiği cevaplar, halkın kürtaja yönelik yaklaşımının gittikçe daha fazla esneklik kazandığını işaret etmişti.

Ankete katılan her 10 kişiden yaklaşık üçü (yüzde 28), sınırın azaltılması ya da kürtajın tamamen yasaklanması istediklerini belirtmişti. 2015’te bunu söyleyenlerin oranıysa üçte birin üzerindeydi (yüzde 35).

Mevcut durumda İngiltere, Galler ve İskoçya’da kürtaj hamileliğin ilk 23 hafta 6 günlük süresi içinde gerçekleştirilebiliyor.

Bununla birlikte daha sonra yapılan kürtajlara bazı şartlar altında izin veriliyor. Bu izin, annenin hayatının tehlikede olması ya da çocuğun ciddi bir engelle doğma ihtimali gibi durumları kapsıyor.

Kuzey İrlanda’da yaşayanlar için kürtaj tedavisi sınırlandırılsa da kadınlar bu işlemi yaptırmak için başka herhangi bir yere seyahat edebiliyor.

Independent Türkçe için çeviren: Ayşe Yıldız