AKP'li Metiner'den Karamollaoğlu'na: Benim HADEP'te başkan yardımcılığı yaptığım dönemde...

AKP'li Metiner'den Karamollaoğlu'na: Benim HADEP'te başkan yardımcılığı yaptığım dönemde...
Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu ile AKP'li Mehmet Metiner arasındaki "PKK" tartışması sürüyor.

Karamollaoğlu'nun, "HDP'de siyaset yapmış adaylarımız varmış. Eğer bu bir suçsa başta daha önce HADEP genel başkan yardımcılığı yapan Mehmet Metiner başta olmak üzere birçok ismin AKP'de aktif olmalarına ne diyeceksiniz?" ifadelerine Metiner, "Benim başkan yardımcılığı yaptığım dönemde Öcalan yakalanmıştı. Terör örgütü silahlarını susturmuştu. Onun siyasal partisi PKK’nın elindeki silahların bırakılması için mücadele veriyordu. Her türlü etnik ve siyasal bölücülüğe ve silahlı mücadeleye karşı olduğunu söylüyordu. Tek devlet, tek vatan, tek bayrak ve tek millet diyordu. Bu çerçevede 'Türkiye’nin Partisi' olmak için katkı istiyordu. Benim o kısa süreçte sunduğum katkı bu siyasal anlayışa idi" sözleriyle karşılık geldi. 

"O günkü HADEP asla bugünün HDP’si değildir" diyen Metiner Star'da kaleme aldığı "Bak Temel Efendi sana diyorum!" başlıklı yazısında Karamollaoğlu'na yanıt verdi. 

Karamollaoğlu, "Adaylarımızdan birisi 1990 yılında İnsan Hakları Derneği içerisinde yer almış, bir diğer adayımız ise Kepez'de güya PKK'dan dolayı tutuklanmış haber bu. Peki gerçek ne? Bırakın tutuklanmayı hakkında açılan bir dava bile yok! Bir başka iddia daha önce HDP'de siyaset yapmış adaylarımız varmış. Eğer bu bir suçsa başta daha önce HADEP genel başkan yardımcılığı yapan Mehmet Metiner başta olmak üzere birçok ismin AKP'de aktif olmalarına ne diyeceksiniz? İktidar kendisine helal saydığını başkasına haram sayamaz" demişti.

Metiner bugünkü (30 Mart 2019) yazısında şunları yazdı: 

Kaç gündür benim ismim üzerinden kirli bir algı operasyonu sürdürüyorsun.

Sana yakıştırıyorum.

Kendimi sana karşı savunacak değilim. Çünkü sen gözümde siyasi bir zavallıdan öte bir şey değilsin artık.

Erdoğan düşmanlığının seni ve senin gibileri savurduğu yer tam bir utanç abidesidir. İplerini ABD’nin elinde tuttuğu bilumum Erdoğan düşmanlarıyla tuttuğun yol bizim eski yolumuz değil. Demek ki tarlanız çok eskiden sürülmüş de bizim haberimiz yokmuş! Erbakan Hocamız ve milli görüş davamız adına tam bir utanç abidesisiniz.

Kimlerle kirli işbirliği içinde olduğunuzu bu aziz millet görüyor.

Maskeniz düştü sizin. Bir kolunuzda Pensilvanya, bir kolunuzda Kandil. Erbakan Hocamızın iktidarını deviren güçlerle kol kolasınız. 15 Temmuz gecesi elindeki rakı kadehiyle kutlama yapan CHP zihniyetiyle tam bir zillet-illet ittifakı içindesiniz.

Adana’da şehit yakını kardeşimize hayasızca saldıran o Kandil destekli CHP zihniyetiyle kol kolasınız.

Pensilvanya’nın siyasi şubeleriyle bir arada Erdoğan’ın iktidarını sonlandırma hesabı yapıyorsunuz.

Ateist bir terör örgütünün siyasal kolu ile kirli bir ortaklık içindesiniz.

Erbakan Hocamızın sıkça tekrarladığı Peygamber hadisini bak sana hatırlatıyorum Temel Efendi: “Kişi sevdiği ile beraberdir.” Sevip ortaklık kurduğun çevrelerle inşaallah öte dünyada da haşrolursun.

Bak, ismimi kirli bir algı operasyonuna alet kılmadan önce bin düşüneceksin. Bin düşüneceksin, öyle konuşacaksın… Ben ki 15 yaşından itibaren ömrünü bu davaya adamış biriyim. Seni de bilirim, seninle yol yürüyenleri de. Yaşça büyüğümüz olduğunuz için peşinizden koşturduğumuz Akıncı gençleriz biz. Bedel ödemiş gençleriz... Çocuklarımızın nasıl büyüdüğünü görmeden davası için bedel ödeyenlerdeniz. Şimdi kalkmış utanmadan HADEP/PKK üzerinden adımızı kirletmeye çalışıyorsun.

Ya sen ne zavallı bir adamsın Temel Efendi!

Benim geçmişimde PKK yok.

Kendimi bildim bileli İslâmi geleneğe mensubum.

Erbakan Hocamızla başlayan ve Erdoğan’la zirveye ulaşan o kutlu davanın bir neferiyim.

Doğrudur: HADEP’te 11 aylık gibi kısa bir süre başkan yardımcılığı yaptım.

O vakitler AK Parti kurulmamıştı.

Bak Temel Efendi bilmiyorsan öğren: Benim başkan yardımcılığı yaptığım dönemde Öcalan yakalanmıştı. Terör örgütü silahlarını susturmuştu. Onun siyasal partisi PKK’nın elindeki silahların bırakılması için mücadele veriyordu. Her türlü etnik ve siyasal bölücülüğe ve silahlı mücadeleye karşı olduğunu söylüyordu. Tek devlet, tek vatan, tek bayrak ve tek millet diyordu. Bu çerçevede “Türkiye’nin Partisi” olmak için katkı istiyordu. Benim o kısa süreçte sunduğum katkı bu siyasal anlayışa idi.

O günkü HADEP asla bugünün HDP’si değildir.

Etiketler :