Pagan tapınaklarından tünel ağlarına: Medeniyetten uzakta 20 bin nüfuslu antik şehir
Gürcistan'ın Gori bölgesinde dik kayalara oyulan Upliscihe, 3 bin yılı aşkın tarihiyle Kafkasya'nın en eski ve en etkileyici yeraltı yerleşimlerinden biridir. En görkemli döneminde 20 bin kişiye ev sahipliği yapmıştır...
Gürcistan’ın Kayalara Oyulu Antik Mirası:
Upliscihe Mağara şehirleri dünyanın dört bir yanına yayılmış durumda ve günümüzde bile hayranlık uyandıran en özel örneklerinden biri Gürcistan'da bulunuyor. Adı "efendinin kalesi" anlamına gelen Upliscihe, Gori dağları bölgesinin kayalarına oyulmuş son derece etkileyici bir antik şehirdir. Doğayla iç içe bir yapıda yükselen ve çıplak taş teraslar üzerine katmanlar halinde dizilen bu mağara yerleşimi, MÖ 1000 yıldan daha eski kayıtlarda geçerek ülkenin en eski yerleşim yerlerinden biri olma unvanını taşır.
20 Bin Nüfuslu Devasa Yeraltı Metropolü
En görkemli döneminde yaklaşık 20.000 kişilik bir nüfusa ve 700'den fazla mağara ve yeraltı yapısına ev sahipliği yapan şehir, dönemin şartlarına göre muazzam bir mühendislik örneğidir. Havadan bakıldığında adeta başka bir gezegene aitmiş izlenimi veren Upliscihe, ziyaretçilerine medeniyetten uzakta, benzersiz bir tarihsel atmosfer sunmaktadır.
Tünellerle Bağlı Pagan Yaşamı ve Sıra Dışı Yapılar
Upliscihe; tapınaklar, eczane, tahıl ambarları, su kuyusu ve hatta bir amfitiyatro gibi gelişmiş yapıları barındıran, tüneller ağıyla birbirine bağlı dev bir pagan merkezi olarak inşa edilmişti. Efsanelere göre köleler tarafından Güneş Tanrıçası'na adanarak yapılan şehirde, mahkumların çektiği acıların dışarıdan görülebileceği büyüklükte tasarlanmış özel bir hapishane de yer alıyordu. Bölgede Hristiyanlığın yayılmasıyla birlikte bir süre paganlar ve Hristiyanlar yan yana yaşamış; kentte bin yıldan fazla geçmişe sahip bir kilise de inşa edilmiştir.
Moğol İstilası ve Depremin Yarattığı Yıkım
Tarih boyunca pek çok savaşa direnç gösteren şehir, 1240 yılında Moğollar tarafından geri dönülmez bir şekilde yıkıma uğradı. Ardından meydana gelen şiddetli bir deprem, antik kentin zararını daha da artırdı. Orijinal yapıların yarıdan fazlası yok olsa da günümüzde 40 bin metrekarelik "Şida Kalaki" (iç şehir) bölümü varlığını sürdürmektedir.
Arkeolojik Kazılar ve Günümüzdeki Gezi Rotası
Bugün görülebilen yapıların neredeyse tamamı, 1957 yılından bu yana yürütülen arkeolojik kazılar sayesinde gün yüzüne çıkarılmıştır. Eski giriş yolundan ulaşılan şehirde ziyaretçiler; savunma duvarları, ana kule, dini tapınaklar ve antik eczaneler arasında yürüyüş yapabilmektedir. Kentten dönüş yolunda ise hem acil çıkış hem de şehre Mtkvari nehrinden su taşımak için kullanılan tarihi uzun bir tünel bulunmaktadır.