Kadınlarda cinsel hazzı artıracak en basit 4 yöntemi uzmanlar açıkladı
Kadınların büyük bölümünün yalnızca penetrasyon yoluyla orgazm olmadığı belirtilirken, uzmanlar cinsel hazzı artırabilecek dört önemli noktaya dikkat çekti.
Cinsel yaşamla ilgili film, dizi ve sosyal medya içerikleri çoğu zaman kadınların yalnızca cinsel ilişki yoluyla kolaylıkla orgazma ulaştığı izlenimi yaratıyor. Ancak uzmanlara göre gerçek tablo bundan oldukça farklı. Araştırmalar, kadınların önemli bir bölümünün penetratif ilişki sırasında orgazm yaşayamadığını ortaya koyarken, cinsel hazzın artırılmasında dokunma, beslenme, pelvik taban kasları ve nefes alışverişinin rol oynayabileceği belirtiliyor.
İngiliz basınında yer alan uzman değerlendirmelerine göre, daha tatmin edici bir cinsel yaşam için öncelikle cinsel ilişkinin yalnızca penetrasyondan ibaret görülmemesi gerekiyor.
DOKUNMAYA VE YAKINLIĞA DAHA FAZLA ZAMAN AYIRIN
Tantrik seks uzmanı Aysha Bell, cinsel ilişkinin öncesinde geçirilen zamanın önemine dikkat çekiyor. Sarılmak, okşamak, yakınlaşmak ve partnerle fiziksel temas kurmak yalnızca cinsel uyarılmayı değil, çiftler arasındaki güven duygusunu da artırabiliyor.
Uzman, çiftlerin birbirlerinin isteklerini daha rahat ifade edebilmesi için güvenin önemli olduğunu belirtiyor.
Sarılmanın bir başka etkisi ise oksitosin hormonu üzerindeki etkisi. “Aşk hormonu” olarak da bilinen oksitosin, yakınlık ve bağlanma duygusuyla ilişkilendiriliyor.
Almanya’da yapılan ve Hormones and Behavior dergisinde yayımlanan bir araştırmada, oksitosin verilen çiftlerin plasebo alan çiftlere kıyasla daha yoğun orgazm bildirdiği aktarılmıştı.
Bu nedenle uzmanlar, cinsel ilişkinin hızını düşürmenin ve fiziksel yakınlığa daha fazla zaman ayırmanın cinsel deneyimi olumlu etkileyebileceğini belirtti.
SOFRAYA OMEGA-3 KAYNAKLARINI EKLEYİN
Cinsel sağlık söz konusu olduğunda beslenme de gündeme geliyor. Uzmanlar özellikle omega-3 yağ asitleri içeren besinlerin genel dolaşım ve beyin işlevleri açısından önemli olduğunu belirtiyor.
Balık başta olmak üzere kuruyemişler, tohumlar ve bazı bitkisel yağlar omega-3 açısından öne çıkan kaynaklar arasında bulunuyor.
Uzman değerlendirmelerine göre omega-3 yağ asitleri, dopamin sistemi ve kan dolaşımıyla ilişkili mekanizmalar nedeniyle cinsel işlev üzerinde dolaylı bir rol oynayabilir.
2005 yılında yayımlanan bir araştırmada da omega-3 yağ asitlerinin pelvik bölgedeki kan akışıyla bağlantılı olabileceği değerlendirilmişti.
PELVİK TABAN KASLARINI ÇALIŞTIRIN
Cinsel haz konusunda en fazla gözden kaçan noktalardan biri ise pelvik taban kasları.
Mesane ve bağırsaklar başta olmak üzere pelvik bölgedeki organları destekleyen bu kasların güçlendirilmesinin cinsel işlev üzerinde etkili olabileceği belirtildi.
Fizyoterapist Amanda Savage, pelvik taban kaslarının güçlendirilmesinin bölgedeki kan akışı ve sinir aktivitesine katkı sağlayabileceğini, bunun da bazı kadınlarda cinsel hazzın artmasına yardımcı olabileceğini ifade etti.
Bu amaçla en bilinen yöntemlerden biri Kegel egzersizleri. NHS'nin önerilerine göre pelvik taban kasları, otururken, ayakta veya uzanırken düzenli olarak sıkılıp gevşetilebiliyor.
Kasları doğru şekilde bulmak için kişinin idrarını ve gazını tutmaya çalışıyormuş gibi kaslarını sıkması gerekiyor. Ancak egzersiz sırasında nefesin tutulmaması ve karın, kalça ya da uyluk kaslarının aynı anda kasılmaması öneriliyor.
NEFESİNİZİ TUTMAYIN
Cinsel uyarılmanın arttığı sırada kişilerin farkında olmadan nefesini tutabildiğini belirten uzmanlar, bunun yerine düzenli nefes almanın önemli olduğunu ifade etti.
Uzman Aysha Bell'e göre nefesin tutulması kaslara ulaşan oksijen miktarını azaltarak yorgunluğun daha hızlı ortaya çıkmasına neden olabiliyor.
Cinsel ilişkinin özellikle yoğunlaştığı anlarda nefes alışverişinin hızlanmasının ise vücudun fizyolojik tepkilerinden biri olduğu belirtildi.
Uzmanlara göre nefes alışverişine odaklanmak, kişinin bedensel duyumlarının daha fazla farkına varmasına yardımcı olabilir. Böylece cinsel deneyim sırasında vücudun verdiği tepkiler daha iyi takip edilebilir.
Uzmanların ortak vurgusu ise cinsel hazzın tek bir yönteme bağlı olmadığı yönünde. Fiziksel yakınlık, iletişim, genel sağlık, pelvik taban kaslarının durumu ve kişinin kendi bedenini tanıması, daha tatmin edici bir cinsel yaşamda birlikte rol oynayabiliyor.