Dışı kirpiye, tadı kavuna ve muza benziyor: Haftalarca bozulmuyor
Afrika kökenli boynuzlu kavun, kirpiyi andıran dikenli sıra dışı görünümü ve susuzluğa direnciyle bahçıvanların yeni gözdesi oldu. Dalında olgunlaştıkça kividen muza farklı aromalara bürünen egzotik meyve, haftalarca bozulmadan tazeliğini koruyor.
Afrika'nın kurak topraklarından dünyaya yayılan ve sıra dışı görünümüyle dikkat çeken boynuzlu kavun, son dönemde bahçıvanların yeni gözdesi haline geldi.
Kabakgiller familyasının dayanıklı üyelerinden sayılan bu egzotik bitki, kavun ile salatalığın doğrudan akrabası olarak biliniyor.
Sıcak iklim şartlarına hızla uyum sağlayan tür, dalında olgunlaştıkça dört farklı meyvenin zengin aromasını sofralara taşıyor.
Dış kabuğundaki iri çıkıntılar sebebiyle kirpiyi andıran meyve, ortalama 10 santimetre uzunluğa erişiyor.
İç kısmındaki çekirdekli ve jölemsi yeşil tabaka, olgunlaşma evresine bağlı olarak şaşırtıcı bir tat dönüşümü sergiliyor.
Taze döneminde salatalık lezzeti sunan ürün, zamanla misket limonu ve kiviye, tam olgunlukta ise kavun ve muza benzer bir lezzet kazanıyor.
Egzotik türün verimliliğine gelince hasat takvimi ürün kalitesini doğrudan belirliyor.
Erken hasat edilen boynuzlu kavunlar yüksek oranda antioksidan ve polifenol gibi şifalı etken maddeler barındırıyor.
Meyvenin sararıp olgunlaştığı evrede ise bünyesindeki C vitamini ve karoten oranı en üst seviyeye ulaşıyor.
Anavatanı Sahra Altı Afrika bölgesinde bin 800 metre rakıma kadar yabani ortamda tutunan bitki, 1838 yılında Avrupa topraklarına getiriliyor.
İlk dönemlerde Avrupa bahçelerinde sadece süs amacıyla yetiştirilen tür, zamanla Yeni Zelanda pazarında ticari bir üne kavuştu.
Benin kültüründe sihirli olduğu söylenen şifa niyetine tüketilen ürün, küresel pazarda "kiwano" ismiyle biliniyor, bu adı Yeni Zelanda'nın simgesi olan kivi kuşundan alıyor.
İlkbaharda ekildikten sonra don tehlikesinin geçmesiyle toprağa dikilen sarılıcı asmalar, dikey kafeslerde 2,5 metreye kadar tırmanıyor.
Böceklerin sarı çiçekleri tozlaştırmasıyla meyveye duran bitki, bahçelerdeki gelişimini ekim ayı içinde tamamlıyor.
Sıcak havalarda susuzluğa meydan okuyan taze mahsuller, buzdolabı gerektirmeden serin odalarda birkaç hafta boyunca diriliğini koruyor.