Haliç ve Boğaz'da peş peşe görüldüler: Yeni gelmediler, geri döndüler!
Marmara ve Boğaz hattında peş peşe görülen dev mavi yüzgeçli orkinoslar İstanbul halkında büyük heyecan yarattı. Uzmanlar, Boğaz'ın kadim devlerinin tarihi göç rotasına geri döndüğünü açıkladı.
İstanbul Boğazı, Haliç ve İzmit Körfezi sularında son günlerde kayda geçen dev Atlantik mavi yüzgeçli orkinosları, deniz ekosisteminde büyük heyecan yarattı. Uzmanlar bu hareketliliğin yeni bir alan keşfi değil, türün asırlar önceki yaşam sahasına yeniden adım atması olduğunu belirtti.
İstanbul Üniversitesi Su Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Taner Yıldız, "Son günlerde Haliç, İstanbul Boğazı veya İzmit Körfezi’nde görülen bireyleri tamamen yeni bir habitat keşfeden balıklar olarak değil, türün tarihsel ekolojik alanına geri dönen bireyler olarak değerlendirmek bana daha anlamlı geliyor. Yani orkinoslar yeni gelmedi, geri gelmeye başladılar" dedi.
Tarihsel kayıtlara göre geçmişte Ege Denizi üzerinden Marmara ve İstanbul Boğazı yoluyla Karadeniz hattına uzanan son derece düzenli bir orkinos göç yolu bulunuyordu. Araştırmalar kuzeye göçün nisan ayında başlayıp temmuzda yoğunlaştığını, dönüş yolculuğunun ise ekim-aralık döneminde gerçekleştiğini gösteriyor.
Bazı senelerde Marmara'da kışlayan orkinoslar şubat-mart aylarına kadar bölgeden ayrılmayarak palamut, uskumru ve istavrit sürüleriyle besleniyordu. Tarihsel av kayıtlarında İzmit Körfezi de balıkların Karadeniz dönüşünde avlandığı en kritik duraklar arasında yer alıyordu.
Eski dönemlerde Marmara ve Boğaz hattında dalyan başına tek bir av sezonunda ağırlıkları 100 ila 450 kilogram arasında değişen 100-150 adet dev orkinos yakalanıyordu. İstanbul Balıkhanesi verilerine göre yalnızca 1913-1914 av sezonunda kayıtlara geçen orkinos miktarı tam 537 bin 455 kilogram seviyesine ulaştı.
Yıldız, "Burada on yıllar önce mevcut olmayan bir türün ortaya çıkmasından değil, çok eski ve güçlü bir tarihsel varlığı bulunan, ancak bu bölgesel göç davranışını büyük ölçüde kaybetmiş bir türün yeniden görülmeye başlamasından söz ediyoruz" değerlendirmesinde bulundu. Geçmişte larva ve yumurtaların kaydedildiği Karadeniz ise 2026 tarihli bir derlemede çökmüş kabul edilen tarihsel üreme alanı sayılıyor.
Nüfusun yeniden toparlanmasında, ICCAT tarafından 2000'li yıllardan itibaren Doğu Atlantik ve Akdeniz orkinos stoğu için yürütülen sıkı koruma ve kota tedbirleri belirleyici oldu. Balıkların dönüşünün sırf deniz suyu sıcaklık artışıyla izah edilemeyeceğini belirten Yıldız, akıntılar, besin zinciri ve klorofil yapısının da mutlaka incelenmesi gerektiğinin altını çizdi.
Uzmanlar tek tük görülen iki üç balığın hemen yerleşik bir göç yolu kurulduğu anlamına gelmeyeceğini, gerçek bir koridor için Karadeniz doğrultusunda tutarlı hareket örüntüsü ve sürü takibi gerektiğini bildirdi. Yıldız bu noktada su sıcaklığından önce orkinosların Boğaz hattında hangi av türlerini izlediğinin araştırılması gerektiğine dikkat çekti.
Son dönemde sosyal medyaya düşen insan eliyle besleme görüntülerine tepki gösteren Doç. Dr. Taner Yıldız, yabani hayvanlara dışarıdan yiyecek atılmasının göç ve avlanma içgüdülerini bozabileceği konusunda uyardı. Yıldız, düzenli yemlemenin orkinosların doğal av sürülerini bırakıp insanlara ve teknelere bağımlı hale gelmesine yol açabileceğini hatırlattı.
(AA)