“Aziz İhsan Aktaş Suç Örgütü Davası” olarak kamuoyuna yansıyan ve aralarında 5’i tutuklu 7 CHP’li belediye başkanının da yer aldığı yaklaşık 200 sanıklı yargılamada ikinci haftaya girildi. Toplamda 33 kişinin tutuklu yargılandığı ve İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Silivri’deki Marmara Cezaevi yerleşkesinde görülen davada, bu hafta tutuklu sanık savunmalarının tamamlanması ve haftanın sonunda tutukluluklara ilişkin ara kararın açıklanması bekleniyor.
Bugün beşinci duruşma gününe girilen dosyada, şu ana kadar 33 sanığın tutuklu olduğu, ilk dört günde ise 20 tutuklu sanığın savunmasının alındığı belirtildi. Kalan tutuklu sanıkların da dinlenmesinin ardından tutuksuz sanıkların beyanlarına geçilecek.
İsfalt Genel müdür Yardımcısı Hacıoğlu'nun savunmasının ardından Beşiktaş Belediye Başkan Yardımcısı Ali Rıza Yılmaz kürsüye geldi.
11.56 | "SAYIŞTAY SUÇLAMADI"
Beşiktaş Belediyesi Siyasi Başkan Yardımcısı Ali Rıza Yılmaz şu şekilde konuştu:
"Ben yoksul bir aileden geliyorum. ömrüm mücadeleyle geçti. bu konuda ciddi bedeller ödedim, hala da ödemeye devam ediyorum. Haksız, hukuksuz, tek taraflı hazırlanan iddianameyle ilgili görüşlerim olacak çünkü ben 10 aydır bugünü bekliyorum. Ben seçilmiş Meclis üyesiyim ve başkan yardımcısıyım. Halka sorumluluklarım var ve bunun için mücadele ettim. Sayıştay ve mülkiye müfettişleri 2 senede bir gelmesi gerekirken her sene gelirdi. Bu denetimlerde ne ben ne arkadaşlarım bir suçlamayla karşılaşmadık. Suç işlemedik. 1 yıl önce belediye başkanımız, 10 önce de ben ve arkadaşlarım tutuklandık. Ben ihaleye fesat karıştırmaktan tutuklandım, ama benim sadece ihalelere olur verdiğim görülecektir. Savcılık olur vermenin anlamının ne demek olduğunu bilmiyor mu? Bilirkişi raporlarını hazırlayanlar onlarca yüzlerce bu ihaleleri denetliyorlar, benim attığım imzanın karşılığının ne olduğunu da biliyorlar. Savcılığa da bildiriyorlar ama savcılık bunu göz önünde bulundurmuyor. Neden CHP’li olduğum için mi peşinen hüküm veriliyor? Hakimlikte daha 2-3 dakika olmadan dosyaları inceleyip karar verdiler. Bütün bu işlerin formalite olduğunu gördüm.
Çünkü kendine talimat verilmese mahkeme başkanının o dosyayı incelemesi en az 2 saat sürerdi. Nerede adalet? Ben hukukun peşindeyim. Haksız yargılanmamanın peşindeyim. 10 ay tutuklu kaldım ama ifadeye çağrılmadım, aleyhimde ifadeler olduğu halde. Bu ifadeler soyut mesnetsiz ifadelerdir. Bu iddianamede benim ifademin olması gerekmez miydi? Delilden suça gidilmemiştir. Bir koordine söz konusu değil, destek hizmetleri müdürlüğü bana bağlı doğrudur. Benim görev tanımın gereği ihalelerdeki rolüm; hizmetlerin aksamaması için talepleri bana getirirler olur veririm. Bu usulen yapılan bir şeydir. Olur vermek belediyeyi komple idare etmek değildir. Bilirkişi raporlarında benim ismim dahi geçmemektedir, burada bir yetki karmaşası ve yönlendirme söz konusudur.
İddianamede benim ihalelere onay verdiğim yazıyor, benim ihaleleri onaylama yetkim yoktur. Talimat verdiğim, zorladığım da doğru değildir; bunu kesinlikle kabul etmiyorum. İftiraların kendilerini kurtarmak için söylediklerini kesinlikle kabul etmiyorum. Ben ihaleye fesattan tutuklandım, daha sonra iddianamede özel evrakta sahtecilik diye bir suçlama çıktı. Kamu kurumunu dolandırma, örgüt üyesi olma… Bu suçlamaların nereden çıktığını anlamıyorum. Ne oldu da neden bu suçlamalar 10 ay içinde bana yöneltildi bilmiyorum. Ben suçlu değilim, kendimi kurtarmak için başkalarına suç atmayacağım. Çocuklarıma böyle bir miras bırakmayacağım. Benim ihale evraklarını görme ya da denetleme yetkim yoktur. 6 yılda bir gün evraklarla ilgili bir şey sormadım, neden sorayım. Benim bir saygınlığım var, tırnaklarımla kazıyarak geldim ben buraya. onurum ve gururum var. Taşınmazın satılması nasıl suç olabilir."
11.27 | "KOMİSYONUNDA BULUNMADIM, MALİYETİ DE İHALE SIRASINDA ÖĞRENDİM"
İsfalt Satın Alma Müdürü Rana Uysal'ın savunmasının ardından İsfalt Genel müdür Yardımcısı Sencer Hacıoğlu'nun savunmasına geçildi. Hacıoğlu savunmasında, "Asfalt üretimini kendi tesislerimizde yapıyoruz, serim konusunda yüklenici firma buluyoruz. Eğer bir görevlendirmeniz var ise yaklaşık maliyet bilgileri sizinle paylaşılır, yoksa paylaşılmaz. Benim de bir görevlendirmem yoktu. Benim bu bahse konu ihaleye katkım anlattıklarımla sınırlıdır. 3 eylemden ihaleye fesat karıştırmakla suçlanıyorum. İhalelerde bir kamu zararı oluşmadı. İddianamede, sadece bir dosya eksikliğinden söz ediliyor ihalelerde. Firmanın yaklaşık maliyet bilgisini öğrendiği ve ihaleyi kazanmasının sağlandığı belirtiliyor. İddia makamı bir eylemde varsa diğerlerinde de vardır gibi bir yaklaşım uygulamış gibi düşünüyorum. Hangi eylemi gerçekleştirip hangi suçu işlediğime dair iddianamede bir şey yok. Ben bu 3 ihalede de komisyonda üzerime düşen görevi yaptığımı düşünüyorum. Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum. 6 aydır tutukluyum bu süreç beni ve ailemi sosyal ekonomik olarak yıprattı. Aile birliğim bozuldu, çocuklarımı 6 aydır göremiyorum. bu haksız tutuklama kararının kaldırılmasını ve beraatımı talep ediyorum" diye konuştu.
Soru üzerine savunmasına devam eden Hacıoğlu "Yaklaşık maliyet komisyonunda bulunmadım, maliyeti de ihale sırasında öğrendim" açıklamasında bulundu.
10.39 | DURUŞMA BAŞLADI
İkinci haftanın ilk duruşması İsfalt Satın Alma Müdürü Rana Uysal'ın savunmasıyla başladı. Uysal savunmasında, "İş hayatıma şehir plancısı olarak başladım ardından ihale biriminde ihale personeli olarak başladım. 2015 yılında İsfalt’a başladım. Satın Alma Müdürü olarak devam etmekteyim. İhaleye fesat karıştırmakla suçlanıyorum. Aziz İhsan Aktaş’ı tanımıyorum. İddianamede yer alan dökümandaki el yazısı da bana ait değildir" dedi.
İhale sürecini anlatan Uysal, "Ben bu aşamada herhangi bir ihtiyacı belirleme, bütçe belirleme ve ödenek yapma gibi görevim bulunmamaktadır. Mustafa Mutlu İsfalt A.Ş’de 2019da başladı. İhale süreçleri, dosyaların incelenmesi, şirketin sözleşme uygulamaları, hazırlanan hak edişler konusunda danışmanlık hizmeti vermiştir. Ama şirketimizde iddianamede yazdığı gibi idari ya da teknik şartname hiçbir zaman hazırlamamıştır. Kendisiyle bir gizlilik sözleşmemiz de mevcuttur. Ama bu noktada kendisi ihalelerin yaklaşık maliyetlerini de bilmektedir. Suçlamaları kabul etmiyorum beraatımı talep ediyorum" açıklamasında bulundu.
AZİZ İHSAN AKTAŞ TUTUKSUZ YARGILANIYOR
Dikkat çeken bir diğer başlık ise, iddianamede “suç örgütü lideri” olarak tanımlanan Aziz İhsan Aktaş’ın tutuksuz yargılanıyor olması. Aktaş’ın duruşmalara yoğun koruma eşliğinde katılması, yargılamanın ilk günlerinden itibaren tartışma konusu oldu. Avukatı, söz konusu korumanın devlet tarafından sağlanan resmi bir uygulama olduğunu savundu.
İLK HAFTA NELER YAŞANDI?
Yargılamanın ilk gününde, tefrik, görevsizlik ve yetkisizlik taleplerini değerlendiren mahkeme heyeti, tüm itirazları reddetti. Ardından yaklaşık 200 sanığın kimlik tespiti yapıldı.
İkinci ve üçüncü günlerde, tutuklu belediye başkanlarının savunmaları öne çıktı. Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, Aktaş ile belediye arasındaki iş ilişkilerinin kendi görev döneminde sona erdiğini ileri sürdü. Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar ise yöneltilen suçlamaları reddederek dosyanın siyasi saiklerle şekillendirildiğini savundu.
Duruşmalar sırasında salondan görüntü alınması meselesi ise gerginliğe yol açtı. Mahkeme başkanı, yasağa rağmen görüntü paylaşılması üzerine duruşmaların seyircisiz yapılabileceğini açıkladı. CHP’li milletvekillerinin itirazları sonrası bu karar geri çekildi ancak yasağın tekrarı halinde uygulanacağı uyarısı yapıldı. Öte yandan Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, salonda çekilen görüntülerle ilgili soruşturma başlattı.
Üçüncü gün, mahkeme başkanının “dosyaya kuyumcu hassasiyetiyle bakıyoruz” sözleri dikkat çekti. Aynı gün belediye bürokratları ve bazı şirket yöneticileri de savunma yaptı.
Dördüncü duruşma gününde ise Esenyurt Belediyesi personeli Mert Çelik’in beyanları öne çıktı. Çelik, kendisine yöneltilen bir soruya verdiği yanıtının iddianamede farklı bir biçimde yer aldığını öne sürerek tutanaklara itiraz etti.
YARGILAMA NASIL SÜRECEK?
Mahkeme, dosyayı 10 ana başlık altında ele alıyor ve tutuklu sanıklara öncelik tanıyor. Bu kapsamda, hakkında 415 yıla kadar hapis cezası talep edilen Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat’ın son tutuklu sanık olarak savunma yapması bekleniyor.
Aralarında Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere’nin de bulunduğu 22 sanığın savunmaları ise bulundukları illerde, talimat yoluyla alınacak.
Dosyada yer alan “Yaprak” ve “XYZ49QP” kod adlı iki gizli tanığın da ilerleyen duruşmalarda SEGBİS aracılığıyla dinlenmesi planlanıyor.
ARA KARAR BEKLENİYOR
Davada ikinci haftanın en kritik başlığı, tutuklu sanıklar yönünden verilecek ara karar olacak. Mahkemenin, savunmalarını tamamlayan bazı sanıklar hakkında adli kontrol şartıyla tahliye kararı verip vermeyeceği yakından izleniyor.
Duruşmaların 20 Şubat’a kadar aralıksız süreceği ifade ediliyor.