Ümraniye'deki kağıt toplayıcıları anlattı: 'Malımızı gasp ediyorlar'

Ümraniye KADOSAN'da çöpten mal toplayarak veya toplanan atıkları satın alarak geri dönüşüm tesislerine satanların işyerleri ve depoları var. İstanbul Valiliği'nin açıklaması sonrası polis buradaki işyeri ve depoların kaçak olduğu iddiasıyla müdahalede bulundu, işçiler direndi. halktv.com.tr'den Arda Ormancı geri dönüşüm atıklarının toplandığı depoları ziyaret etti.

Arda Ormancı

Polisin geçtiğimiz gün gerçekleştirdiği baskın sonrası işçiler bu sabah basın açıklaması düzenledi. Açıklama sonrası olaysız dağılan kalabalık gruptakiler çalıştıkları depolara, işlerinin başına döndü. Naim Özrek ve Muharrem Göleç onlardan ikisiydi.

15 kişiye bakıyor

Naim Özrek 2002'den beri 'hurda işi' yaptığını ve dükkanı olduğunu anlatarak 15 kişilik ailesine bu iş sayesinde baktığını söyledi. Babasının hasta annesinin ise yüzde 90 engelli dolduğu aktaran Özrek, çalışmak için İstanbul'a gelmeden önce köyünde çoban olduğunu anlattı. 'İlk başladığımda çaresizlikten başladım. Mesleğim yoktu, eğitimim yoktu. Okul okumak için de paramız yoktu' diyen Özrek, İstanbul'a ilk geldiğinde kimsenin kendisine iş vermediğini söyledi.

'Malımız gasp ediliyor'

Bu şartlar altında 'ekmeğini kazanmak' için çöplerden mecburen plastik ve kağıt toplayıp sattığını aktaran Özrek, '20 senedir bu işi yapıyorum ama son iki senedir devlet, başta belediye ve valilik, bizim topladığımız malı gasp ediyor' dedi.

Mallarının gasp edildiğini düşündüklerini açıkça dile getiren Özrek buna rağmen mücadelelerine ve hayat kavgalarına devam ettiklerini anlattı.

'Vergi levham var, kaçak göçek çalışmıyorum'

Geçtiğimiz ayın 22'sinde, gece saat 02.30'da polisin hem çalışıp hem yaşadıkları depoya gelerek, 'Çabuk özel eşyalarınızı alın dükkanı terk edin' sözleriyle kendilerini ansızın çıkartmak istediğini aktardı. Polisin bu isteği üzerine kendilerinin 'Niye, ne oldu?' diye sorduklarını söyleyen Özrek, 'Vergi levham da var benim, kaçak göçek çalışan bir insan değilim. Vergimi ödediğim halde, stopajımı ödediğim halde o gece bize baskın yapıldı' ifadelerini kullandı.

Özrek ayrıca, yapılan baskın sırasında yanında çalışanların çoğunun kelepçelenerek gözaltına alındığını ve polisin biber gazı ve coplarla kendilerine müdahalede bulunduğunu aktardı. Özrek yaşadıklarını, 'Biz polise dedik ki, 'Bizim vergi levhamız var, biz devlete vergimizi ödüyoruz. Biz kaçak göçek değiliz'. Ona rağmen malımızı gasp ettiler. Üstüne, bu yetmezmiş gibi dayak yedik' ifadeleriyle anlattı.


'Sıfır Atık Projesi' ile başladı

Bu baskından sonra soluğu belediyede aldıklarını ve haklarını aradıklarını anlatan Özrek Ümraniye Belediyesi'nden, "Bizim elimizden hiçbir şey gelmiyor. Valinin ve Emine Erdoğan'ın kesin talimatı var" cevabını aldıklarını söyledi.

Özrek bu sözleri sonrasında Emine Erdoğan'ın 2017'de Sıfır Atık Projesi'ni başlattığını bundan sonra kendilerine karşı yetkililerin tutumun değiştiğinden ve sertleştiğinden bahsetti.

'Biz helal kazanmak istiyoruz'

Kendi çekçeğine bugün Ümraniye Belediyesi'ne bağlı zabıta ekipleri tarafından el konduğunu söyleyen geri dönüşüm işçisi, 'Vermediğimiz zaman dayak yiyoruz' dedi.

Özrek sözlerine şöyle devam etti:

'Bu kesinlikle zulümdür. Kendi ülkemizde, kendi paramızla, kendi bedenimizle mülteci durumuna düşmüşüz. Bizi yok sayıyorlar. Bu zulme artık bir 'Hayır' demek istiyoruz. Bu zulüm ne içindir, onu da bilmiyoruz. Birileri bir yere gelecek diye fakir fukara ekmeğini bırakıp ne yapacak? Hırsızlık mı yapsın, adam mı öldürsün, uyuşturucu mu satsın? Biz böyle mi yapacağız? Biz helal kazanmak istiyoruz'

Baba mesleği

Muharrem Göleç'in iş yeri Ataşehir'de, Ümraniye KADOSAN'a mal satmaya geliyor. Göleç bu işe 2000 yılında başladığını, mesleğinin baba mesleği olduğunu söyledi. Bursa'da başladığı baba mesleğine İstanbul'da devam eden Göleç, 2007 yılında kendisinin daha sonra ise 2 kardeşinin evlendiğini, 2 erkek kardeşinin de sünnet düğünlerinin masraflarını hep bu iş sayesinde karşıladığını anlattı.

Babası hurda işine ilk başladığında çöpten mal alıyor diye kızdığını söyleyen Göleç, mesleğe başlamasını '2000 yılının sekizinci ayının küsüründe, üç bin dokuz yüz liralık bir mal sattım. O mal beni bu işe cezbetti. Ben normalde hurda toplama işine karşıydım. Ondan sonra ben de başladım çöplerden hurda toplamaya' ifadeleriyle anlattı.


'Ben geri dönüşüme aşığım'

Düğün gününde bile çöpten mal topladığını anlatan Göleç, 'Niye? İçtiğimiz 18 kg'lik damacana sular çöpe atıldığında, toprağa gömüldüğünde 400 yılda eriyor. Bu 400 yılda eriyen su şişesi 10 metrekare alana gaz salıyor. Bu gaz hem toprağa zararlı hem insana zararlı' ifadelerini kullanarak bu mesleği neden yaptığını da açıkladı.

'Ben geri dönüşüme aşığım' diyen Göleç, ekmeğinin bu iş olduğunu söyledi ve 'Benim ekmeğimi kimse elimden alamaz' dedi. Belediyenin ve valiliğin ellerinde kanun olmadan işlerine engel olamayacağını belirten Göleç sözlerine şöyle devam etti:

'Herhangi bir belediye başkanının elinden ekmeğini alabilme şansım var mı, yok. Bu nedir? Gelip bize yer, yol, yurt göstermeden kepçeyle malı kaldırıp gidiyor. Biz bedavaya almıyoruz ki bu malı. Çöplerden toplayarak, parasını ödeyerek alıyoruz. Vergimizi ödüyoruz, sigortamızı ödüyoruz'

'Bu benim ekmeğim'

3 çocuğundan bir tanesinin engelli olduğunu aktaran Göleç, 'Ben bunlara ekmek götüreceğim ki akşam, bunlar okula gidebilecek. Ekmek götüremezsem ben ne yapacağım? Ya uyuşturucu satacağım, ya hırsızlık yapacağım. Bu benim ekmeğim' diyerek isyan etti.

Ne olmuştu?

İstanbul Valiliği 23 Ağustos tarihinde yaptığı açıklamada atık toplama işleminin çevre ve halk sağlığı sorunlarına neden olduğunu iddia ederek bu işi yasakladığını duyurmuştu.

Açıklamada “Şehrimizde izinsiz-ruhsatsız atık toplama ve ayırma faaliyetleri; başta çevre ve halk sağlığı sorunları olmak üzere, kayıt dışı ve sağlıksız koşullarda istihdama yol açmakta, ayrıca kamu zararı ve haksız kazanca sebebiyet vermektedir. Bütün bu olumsuzlukları gidermek amacıyla denetimlerimiz devam ediyor, devam edecektir. Bu ilçelerimizde bir daha çekçekçi diye tabir edilen atık toplayıcıları olmaması için belediyelerimiz, muhtarlıklarımız ve hemşehrilerimizin gereken duyarlılığı göstereceklerine inancımız tamdır” denilmişti.

Valilik kararının ardından farklı ilçelerde başlayan operasyonlar düzenlenmişti. En son, 4 Ekim 2021 tarihinde, Ümraniye KADOSAN'daki depolar kapatılarak içerideki mallara el konmak istenmişti. Buna işçiler karşı çıkarak kendi mallarını ateşe vermiş, bunun üzerine de polis işçilere biber gazlı, plastik mermili, tomalı müdahalede bulunmuştu. Müdahale sonunda gözaltına alınanlardan üçü tutuklanmıştı.

Türkiye Haberleri