Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan saldırıların ardından okullarda güvenliğin güçlendirilmesine yönelik yürütülen çalışmalar hakkında açıklama yaptı. Tekin, öğrencilerin güvenli bir ortamda eğitim alması ve öğretmenlerin huzurlu bir şekilde görev yapabilmesi için çeşitli düzenlemelerin hayata geçirildiğini belirtti.
“GÜVENLİ OKUL İKLİMİ İÇİN ADIMLAR ATTIK”
Göreve geldikleri günden bu yana güvenli okul ortamını güçlendirmek için çalışmalar yürüttüklerini belirten Tekin, öğrencilerin güven içinde büyüdüğü ve öğretmenlerin huzurla görev yaptığı bir eğitim ortamı oluşturmayı hedeflediklerini ifade etti.
Tekin, "Göreve başlar başlamaz 'Köklerden Geleceğe' yaklaşımıyla Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli çalışmalarını başlattık. Eylül 2024'te uygulamaya koyduğumuz modelimizle beraber; öğrencilerimizin sosyal duygusal öğrenme becerilerini, okuryazarlık becerilerini geliştirmeyi, Erdem Değer Eylem Çerçevesiyle onlara milli ve manevi değerlerimizi kazandırmayı hedefledik. Böylece sağlıklı şahsiyetlerden oluşan huzurlu toplumun temel unsuru olan yetkin ve erdemli insanı merkeze aldık. Eş zamanlı olarak Öğretmenler Odası Buluşmaları başlatarak attığımız her adımı öğretmen ve idarecilerimizle birlikte bir istişare ortamı oluşturarak, eğitimcilerimizin sesine kulak verdik. Okulun ciddiyetini, düzenini ve öğretmenin otoritesini tahkim etmeye gayret ettik. Oyunun eğitici ve iyileştirici gücünden istifade etme amacıyla okul bahçelerimizde geleneksel oyun alanlarımızı yaygınlaştırma çalışmalarını başlattık." dedi.
OKULLARDA YENİ UYGULAMALAR
Tekin, eğitim sisteminde hayata geçirilen bazı uygulamaları da hatırlattı. Bu kapsamda derslerde cep telefonu kullanımına sınırlama getirildiğini, liselerde sınıfta kalma uygulamasının yeniden devreye alındığını ve okul kıyafeti uygulamasının başlatıldığını belirtti.
Velilerle iletişimin daha planlı yürütülmesi için “Veli Randevu Sistemi”nin hayata geçirildiğini ifade eden Tekin, okullarda şiddetin önlenmesine yönelik genelgenin yayımlandığını ve öğretmenlere yönelik hukuki destek mekanizmalarının güçlendirildiğini söyledi.
Tekin, "Derslerde cep telefonlarına sınır getirdik. "Veli Randevu Sistemi"ni hayata geçirerek veli ziyaretlerini planlı bir yapıya kavuşturduk. Liselerde sınıfta kalmayı yeniden devreye aldık. Okul kıyafeti uygulamasını hayata geçirdik. "Okullarda Şiddetin Önlenmesi" genelgemizi yayımladık. Çıkardığımız Öğretmenlik Mesleği Kanununda yaptığımız düzenleme ile eğitim çalışanlarımıza yönelik hukuki destek mekanizmasını işletmeye başladık." dedi.
DİJİTAL RİSKLERE KARŞI ÖNLEMLER
Bakan Tekin, dijital dünyanın çocuklar üzerindeki etkilerine karşı da çeşitli adımlar atıldığını ifade etti. Medya okuryazarlığı, dijital okuryazarlık ve bilgi okuryazarlığı gibi konuların müfredata dahil edildiğini belirten Tekin, siber zorbalık ve çevrim içi risklere karşı yeni çalışmalar yürütüldüğünü söyledi.
Bu kapsamda “Velivizyon” platformunun kurulduğunu, öğretmen, veli ve okul arasındaki iletişimi güçlendirmek için yeni dijital sistemlerin hayata geçirildiğini aktardı.
Tekin, "Dijital dünyanın çocuklarımızın zihni ve kalbi üzerinde kurduğu baskıyı görmezden gelmedik. Türkiye Yüzyılı Maarif Modelimiz ile medya okuryazarlığını, dijital okuryazarlığı ve bilgi okuryazarlığını müfredatın parçası hâline getirdik. Dijital Vatandaşlık Eğitimi yaklaşımını güçlendirdik. Velivizyon platformunu kurduk. Öğretmen Bilgi Servisi ve Okul Veli Asistanı sistemleriyle öğretmen, veli ve okul arasındaki irtibatı daha güvenli ve daha kontrollü bir zemine taşıdık. Ülkemizin öncülüğünde dünyada ilk kez yayınlanan "Dijital Dünyada Çocuk Hakları Sözleşmesi" doğrultusunda tedbirler silsilesi oluşturduk. Siber zorbalık, dezenformasyon ve çevrim içi riskler karşısında çocuklarımızı koruyan yeni bir dikkat geliştirdik" dedi.
BAĞIMLILIKLA MÜCADELE VURGUSU
Tekin, dijital bağımlılık, teknoloji bağımlılığı, sigara ve tütün bağımlılığı ile akran zorbalığı gibi konularda eğitim faaliyetlerinin artırıldığını belirtti.
Bu kapsamda öğretmenler, öğrenciler ve velilere yönelik yüz yüze ve çevrim içi eğitimlerin yaygınlaştırıldığını ifade eden Tekin, Yeşilay iş birliğiyle ailelere yönelik bilinçlendirme çalışmalarının da yürütüldüğünü söyledi.
Tekin, "Bağımlılıkla mücadeleyi çocuklarımızın esenliği, karakter gelişimi ve okul aidiyetiyle birlikte ele aldık. "Duygu - Değer Temelli Dijital Esenlik" projesiyle çocuklarımızın teknoloji karşısında savunmasız kalan iç dünyasını daha yakından gözeten bir koruma çerçevesi kurduk. Dijital bağımlılık, teknoloji bağımlılığı, sigara ve tütün bağımlılığı ile akran zorbalığı başlıklarında öğretmenlerimize, öğrencilerimize ve velilerimize yönelik yüz yüze ve çevrim içi eğitimleri yaygınlaştırdık. Bağımlılıkta erken uyarı işaretlerinin fark edilmesine yönelik olarak Yeşilay'la iş birliğiyle veli eğitimleri yaptık. Duygu-değer temelli müdahale setleriyle çocuklarımızın risk alanları karşısında daha güçlü bir iç direnç geliştirmesini, karakterini tahkim etmesini ve kendi iradesini koruyacak bir bilinç kazanmasını hedefledik. Okul Aidiyetinin Güçlendirilmesi projeleri kapsamında çocukların kendilerini okulun tabii bir parçası olarak hissetmelerini, sağlıklı yaşam alışkanlıkları kazanmalarını, sosyal, sportif, sanatsal, kültürel ve bilimsel etkinlikler yoluyla zararlı madde ve davranışlara karşı daha güçlü bir otokontrol geliştirmelerini destekledik. Bağımlılıkla mücadeleyi, çocuklarımızı hayata bağlayan, aidiyetini kuvvetlendiren ve şahsiyetini koruyan bütüncül bir imkan olarak ele aldık" dedi.
AİLE-OKUL İŞ BİRLİĞİ
Ailelerin eğitim sürecindeki rolüne de değinen Tekin, çeşitli projelerle ailelerin sürece daha fazla dahil edilmesinin hedeflendiğini ifade etti.
“Ailemle Eğitim Yolculuğum”, “Aile Okulu” kursları ve ebeveyn eğitim programlarıyla aile-çocuk bağının güçlendirilmesine yönelik çalışmalar yürütüldüğünü belirtti.
Tekin, "Aileyi eğitimin merkezinde tuttuk ve bu konudaki hassasiyetimizi her ortamda tekrarladık. Ailemle Eğitim Yolculuğum, Aile Okulu kursları, Maarif Modeli Ebeveyn Okulu, düzenli yayımlanan aile eğitim bültenleri, Güçlü Aile Güçlü Gelecek Kongresi ve farklı temalarda yürüttüğümüz aile buluşmalarıyla anne-baba ile çocuk arasındaki bağı kuvvetlendiren daha güçlü bir zemin kurduk. Biz biliyoruz ki çocuğun iç dünyası ailede şekillenir. Okul-aile iş birliğini ısrarla tahkim etmemizin sebebi budur." dedi.
DEĞERLER VE KÜLTÜREL ÇALIŞMALAR
Tekin, öğrencilerin milli ve manevi değerlerle yetişmesine yönelik etkinliklerin de eğitim sürecinin önemli bir parçası olduğunu ifade etti. Bu kapsamda çevre bilinci, bayrak sevgisi ve tarih bilinci gibi temalarla çeşitli etkinliklerin düzenlendiğini belirtti.
Tekin, "Çocuklarımızın millî ve manevî değerlerle, güçlü bir aidiyet duygusuyla ve ortak hafızayla büyümesine özel önem verdik.Türkiye Yüzyılı Maarif Modelimizin erdem-değer-eylem yaklaşımını okul hayatının iklimine taşımaya çalıştık. "Her Çocuk Bir Fidan, İlk Ders Yeşil Vatan" temasıyla başlayan çalışmalarımızı yıl içine yayılan etkinliklerle derinleştirdik. Öğrencilerimizin millî bilincini ve vatanseverlik duygusunu geliştirmek için ikinci döneme "Bayrak Sevgisi" temasıyla başladık. Çocuklarımızın milli ve manevi dünyamızı ve kültürel zenginliğimizi hissetmeleri ve yaşamaları için Ramazan ayı boyunca "Maarifin Kalbinde Ramazan" ve "İftarda Konuşalım" etkinliklerini gerçekleştirdik. Demokrasi kültürünü yerleştirmek, bağımsızlık bilincini güçlendirmek, milli birlik ve beraberliğimizi toplumsal dayanışmamızı tahkim etmek için 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'ndan aldığımız ilhamla "Maarifin Kalbinde Çocuk" yaklaşımıyla nisan ayını çocuklarımıza hasrettik. İnsan hayatının hiçe sayıldığı bir zulmün yaşandığı Filistin ve Gazze'deki drama dikkat çekmek için "Çanakkale'den Gazze'ye Bağımsızlık Ruhu ve Vatan Sevgisi" farkındalık çalışmalarından, EBA ve TRT EBA'da tarih bilincini diri tutan içeriklere kadar uzanan güçlü bir kültürel ve ahlaki zemin oluşturarak çocuklarımızın vicdanla, sorumlulukla, aidiyet şuuruyla ve millî hafızayla büyümesini önceledik." dedi.
YEDİ BASAMAKLI MODEL
Bakan Tekin son Kabine Toplantısı’nda ilgili bakanlıklarla birlikte yeni güvenlik önlemlerinin de karara bağlandığını belirtti.Okul güvenliğinin fiziki tedbirlerin yanı sıra dijital risk alanlarını da kapsayacak şekilde genişletileceğini ifade eden Tekin, yedi basamaklı model oluşturduklarını söyledi.
Bakan Tekin bu ifadeleri kullandı:
"Yaşanan hadiselerin hiçbir yönünün karanlıkta kalmaması için adli ve idari süreçler titizlikle yürütülürken, diğer taraftan son Kabine Toplantısı'nda, ilgili tüm Bakanlıklarımızla müştereken değerlendirdiğimiz yeni önlemleri de karara bağladık
İlk olarak, okul güvenliğini fiziki tedbirlerle birlikte dijital risk alanlarını da kapsayacak şekilde genişleterek ele alıyoruz. Bu iş birliği çerçevesinde siber devriye faaliyetlerine daha fazla ağırlık verecek, ilgili birimlerimizin kapasitesini güçlendirecek, dijital dünyanın karanlık alanlarında çocuklarımızı hedef alan riskleri yapay zeka destekli takip ve analiz imkânlarıyla daha yakından izleyip, izleme sonuçlarına göre önlemlerimizi güçlendireceğiz.
İkinci olarak, Bakanlıklar arası veri paylaşımını ve iş birliğini güçlendirecek; okullarımızın çevresinden giriş-çıkış düzenine, riskli durumlara erken müdahaleden kurumlar arası eşgüdüme kadar yeni çalışma modellerini ivedilikle devreye alıyoruz.İçişleri Bakanlığımız, Adalet Bakanlığımız, Sağlık Bakanlığımız ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımızla yürüttüğümüz veri entegrasyonu sürecini Bakanlık Yönetim Sistemimizle bütünleştirerek, yapay zekâ destekli bir risk analiz ve erken uyarı sistemi oluşturacağız.
Üçüncü olarak, aile ile okul arasındaki irtibatı daha da sağlamlaştırıyoruz. İki yıl önce başlattığımız “Veli Randevu Sistemi”ni daha etkin hâle getirecek, okul-aile-rehberlik sürecini gündelik eğitim hayatının tamamında daha canlı ve işlevsel olmasını temin edeceğiz.
Dördüncü olarak, dijital bağımlılık vb. risklere karşı velilerimize yönelik destek ve danışma hattını kısa süre içinde devreye alıyoruz.
Beşinci olarak, öğretmenlerimize ve okul yöneticilerimize kriz yönetimi, sınıf içi müdahale, erken uyarı işaretleri fark etme ve riskli durumlara doğru tepki verme konularında kapsamlı eğitimlerimize devam edeceğiz.
Altıncı olarak, öğrencilerimiz için psikososyal destek mekanizmalarını daha da güçlendirecek; hâlihazırda 23 ilimizde pilot olarak yürüttüğümüz Duygu, Değer Temelli Dijital Esenlik Projemizi genişleterek ülke sathına yaygınlaştıracağız.
Yedinci olarak, riskleri erkenden fark eden, etkili ve zamanında müdahale üreten rehberlik kapasitemizi daha hassas hâle getireceğiz."