Sen misin İstanbul'u AKP'den alan! İmamoğlu'nun seçim kazanması suç sayıldı: İddianameye girdi

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’na yönelik yürütülen "Siyasal Casusluk" soruşturmasında hazırlanan iddianamede, İmamoğlu’nun 2019 yerel seçimlerini kazanması doğrudan bir suç amacı olarak nitelendirildi. Savcılık İBB iddianamesinde olduğu gibi İmamoğlu’nun amacını “ülke siyasetinde söz sahibi olmak” olarak nitelendirdi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nca Ekrem İmamoğlu, Necati Özkan, Hüseyin Gün ve Merdan Yanardağ hakkında hazırlanan iddianame İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderildi. İddianamedeki isimlerin "Siyasal Casusluk" suçlamasıyla 15 ile 20 yıl arasında hapisle cezalandırılmaları talep edildi.

İddianamenin en dikkat çeken bölümü ise son cümleler oldu. İBB davası iddianamesinde olduğu gibi seçim galibiyeti "suçun amacı" olarak tanımlandı. Savcılık iddianamesinde şu ifadeleri kullandı:

"Tüm bilgi, belge ve açıklamalar ışığında Siyasal Casusluk suçunun, özellikle 2019 yerel seçimlerini manipüle etme suretiyle desteklenen şüpheli Ekrem İmamoğlu’nun seçimi kazanması sağlanarak başta İstanbul olmak üzere, ülkemiz siyasetinde söz sahibi olunmasının amaçlandığı ve bu amaç doğrultusunda faaliyetlerin gerçekleştiği anlaşılmıştır."

4 Şubat 2026 tarihinde mahkemeye sunulan iddianame, 2019 seçim dönemi ve sonrasındaki siyasi süreçleri kapsıyor.

İBB davası iddianamesinde de İmamoğlu’nu İstanbul’u kazanarak daha sonra CHP’deki değişim kurultayı ile ‘CHP’yi ele geçirme, ve sonra da ülkeyi cumhurbaşkanı olarak ele geçirme' amacıyla suçlamıştı:

“Amaç doğrultusunda şüpheli Ekrem İmamoğlu’nun Beylikdüzü Belediye Başkanlığı'ndan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olarak değişimi içeren yıl olan 2019 yılında gerçekleşen ancak basın ve yayın organlarına 2024 yılı içerisinde "Para Kuleleri” olarak yansıyan görüntülerden yola çıkarak örgüt liderinin o dönem mensubu bulunduğu partisinin genel başkanı ya da il başkanı gibi vasıflarının olmamasına rağmen İstanbul İl Başkanlığı binasının satın alınmasını sürecini organize eden kişi olduğu ve o dönemden itibaren parti içerisindeki insanların kendi himayesine sokulmaya çalışılarak öncelikle bağlı bulunduğu partide tek söz sahibi kişi olmayı ve partisini ele geçirmeyi hedeflediği…İlerleyen süreçte hedef olan üçüncü amacının ise İstanbul ili yerelinde kurmuş olduğu “sistemi” ülke geneline yaymak olduğu anlaşılmıştır.”

Türkiye Haberleri