İstanbul Tabip Odası'nın yeni başkanı uyardı: Böyle giderse ameliyat yapacak kimseyi bulamayız

İstanbul Tabip Odası seçimini Demokratik Katılım Grubu’yla kazanan yeni başkan Prof. Dr. Talat Kırış, sağlık sistemindeki sorunlara yönelik tespitlerini ifade ederek doktorların tüm sorumluluğu üstlenmesinden kaynaklı riskli branşlara yönelmemesinin yaratacağı tehlikeye karşı uyardı. Kırış, "Risklerin tüm sorumluluğunu hekimin üzerine yıkarsanız ameliyat yapacak kimseyi bulamayız" dedi.

İstanbul Tabip Odası’nda (İTO) 19 Nisan 2026 tarihinde gerçekleştirilen seçimlerde 5 bin 99 oyla başkanlık koltuğuna oturan dünyaca ünlü beyin cerrahı Prof. Dr. Talat Kırış, sağlık sisteminin geleceğine dair kritik açıklamalarda bulundu.

Mevcut sistemin hem hekimleri hem de hastaları mutsuz ettiğini savunan Kırış, hekimlerin ağır riskler altında ezilmesinin branş tercihlerini hayati boyutta etkilediğini vurguladı.

"BÖYLE GİDERSE AMELİYAT YAPACAK KİMSEYİ BULAMAYIZ"

T24'ten Can Öztürk'ün haberine göre, Prof. Dr. Talat Kırış, özellikle beyin cerrahisi, kalp cerrahisi ve çocuk cerrahisi gibi yüksek risk taşıyan alanların genç hekimler tarafından artık tercih edilmediğine dikkat çekti.

Hukuki ve mesleki risklerin tamamen hekimin omuzlarına yüklenmesinin cerrahi branşlarda büyük bir boşluk yaratacağını ifade eden Kırış, "Bu branşlar en riskli cerrahilerin olduğu grup. Eğer bu risklerin tüm sorumluluğunu hekimin üzerine yıkmaya kalkarsanız, gelecekte bu ameliyatları yapacak kimseyi bulamayız" uyarısında bulundu.

Sağlıkta şiddeti doğuran ortamın iyileştirilmemesi ve uzmanlık gerektiren zorlu operasyonların getirdiği yüklerin paylaştırılmaması halinde, sistemin cerrahi operasyon yapamaz noktaya gelebileceğini belirtti.

İSTANBUL TABİP ODASI'NIN YENİ BAŞKANI UYARDI

Hekimlerin çalışma koşulları ve sağlık politikalarına dair tespitlerini sıralayan Prof. Dr. Talat Kırış, Sağlıkta Dönüşüm Politikası ile hizmetin ticarileştiğini savundu.

Kırış, kamu kaynaklarının özel sektöre aktarılmasıyla hekimlerin özel hastanelere mahkûm edildiğini, kamuda ise performans sistemi ve beş dakikalık muayene süreleri nedeniyle nitelikli sağlık hizmetinin engellendiğini ifade etti.

"Daha iyi bir sağlık sisteminin inşası milli gelirden sağlığa aktarılan payın artırılması ve bu kaynağın daha kamucu, halkçı bir anlayışla bölüştürülmesiyle mümkün" diyen Kırış, Yenidoğan çetesi skandalının bu denetimsiz yapının sadece görünen kısmı olduğunu öne sürdü.

ŞEHİR HASTANELERİ VE EKONOMİK YÜK

Şehir hastaneleri modeline yönelik sert eleştirilerde bulunan Kırış, bu sistemin sağlık bütçesinin yaklaşık yüzde 10’unu yutan bir "ekonomik kara deliğe" dönüştüğünü belirtti. Hazine arazilerinin firmalara bedelsiz verilmesi ve döviz cinsinden yüksek kiralar ödenmesinin sürdürülemez olduğunu vurgulayan Kırış, merkezdeki erişilebilir devlet hastanelerinin kapatılarak halkın şehir dışındaki devasa yapılara mecbur bırakıldığını hatırlattı. Mevcut sözleşmeler nedeniyle bu ağır faturanın 25 yıl daha ödeneceğine dikkat çekti.

BEYİN GÖÇÜ VE GENÇ HEKİMLERLE BAĞ

Genç hekimlerin ve tıp öğrencilerinin gelecek kaygısı nedeniyle Almanca çalışmaya yöneldiğini belirten Kırış, bu beyin göçünü durdurmak için güvenli çalışma ortamlarının ve emekliliğe yansıyan insani ücretlerin şart olduğunu söyledi. İTO olarak genç hekimlerle olan iletişimi güçlendirmek için sosyal medyayı daha aktif kullanacaklarını ve aidiyet duygusunu yeniden inşa edeceklerini kaydetti.

TOPLUMSAL MESELELERDE KARARLI DURUŞ

Tabip Odası’nın siyasetle iç içe olduğuna dair eleştirilere yanıt veren Prof. Dr. Talat Kırış, sağlık politikalarının birer siyasi tercih olduğunu ifade etti. Kırış; savaş, deprem hataları, kadın cinayetleri, çocuk istismarı ve iklim krizi gibi doğrudan halk sağlığını ilgilendiren toplumsal meselelerde ses yükseltmeye devam edeceklerini vurguladı. "Eğer bu siyaset olarak algılanıyorsa bu siyasete devam edeceğiz" diyen Kırış, hekimlerin tarihsel olarak aydınlanmacı ve ilerici geleneklerini sürdüreceklerini belirtti.

Türkiye Haberleri