İBB davası kapsamında yaklaşık 11 aydır tutuklu bulunan CHP'li Aykut Erdoğdu’nun avukatı Hüseyin Ersöz, müvekkilinin tutukluluk halinin devamına ilişkin karara itiraz etti.
Mahkemeye sunulan dilekçede ve paylaşılan teknik infaz tablolarında, Erdoğdu’nun olası bir ceza alması durumunda dahi cezaevinde kalması gereken süreyi fazlasıyla doldurduğu, mevcut durumun "hürriyeti tahdit" boyutuna ulaştığı ifade edildi.
AYKUT ERDOĞDU DEVLETTEN ALACAKLI ÇIKTI
Avukat Hüseyin Ersöz tarafından paylaşılan infaz hesaplama tabloları, Erdoğdu’nun tutukluluk süresinin hukuki sınırları aştığını ortaya koydu.
338 gündür Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda bulunan Erdoğdu için yapılan hesaplamalara göre;
- 4 yıl hapis cezası verilmesi ihtimalinde: İnfaz yasası ve denetimli serbestlik süreleri eklendiğinde, Erdoğdu’nun fazladan 2 yıl 11 ay yattığı ve "alacaklı" durumda olduğu,
- 6 yıl hapis cezası verilmesi ihtimalinde: Fazladan 2 yıl 5 ay yattığı,
- 10 yıl hapis cezası verilmesi ihtimalinde: Fazladan 9 ay yattığı görüldü.
Hatta suçun üst sınırı olan 12 yıl hapis cezası verilmesi durumunda bile, bir sonraki tutukluluk incelemesinin yapılacağı tarihte Erdoğdu’nun cezaevinde geçirmesi gereken sürenin sıfırlanmış olacağı belirtildi.
GEREKÇESİZ TUTUKLULUK SÜRECİNDE BÜTÜN İHTİMALLERİ YATTI
Mahkemeye sunulan itiraz dilekçesinde, 338 gündür özgürlüğü kısıtlanan Aykut Erdoğdu hakkında verilen devam kararının hiçbir somut gerekçeye dayanmadığı vurgulandı.
Avukat Ersöz, yargılama aşamasında tüm delillerin toplanmış olduğunu ve müvekkilinin 10 Mart 2026 tarihli duruşmada savunmasını tamamladığını belirterek, "delilleri karartma" şüphesinin imkansız olduğunu ifade etti.
Dilekçede ayrıca, Boğaziçi Üniversitesi Öğretim Üyeleri Prof. Dr. Tuna Tuğcu ve Prof. Dr. Cem Ersoy imzalı "Bilimsel Mütalaa"ya da yer verildi. Söz konusu mütalaada, isnat edilen suçun temel dayanağı olan HTS ve baz analizlerinin teknik olarak suç delili kabul edilemeyeceği kanıtlarıyla sunuldu.
Ersöz, hukuki bir gerekçe sunulmaksızın sürdürülen bu sürecin, "ölçülü bir tedbir" olmaktan çıkıp kişi hürriyetinin haksız yere kısıtlanması anlamına geldiğini belirterek Erdoğdu’nun derhal tahliye edilmesini talep etti.