CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi (AKPM) Üyesi Gökçe Gökçen, AKPM Kış Oturumu’nda yaptığı konuşmada İBB Başkanı ve CHP’nin Cumhurbaşkanı Adayı Ekrem İmamoğlu’nun diplomasının iptal edilmesini uluslararası kamuoyunun dikkatine sundu. Gökçen, yaşanan süreci Türkiye’deki hukuk güvenliği ve demokratik standartlar üzerinden eleştirdi.
Konuşmasında Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’na göre cumhurbaşkanı adayı olabilmek için üniversite diplomasının şart olduğunu hatırlatan Gökçen, diplomanın iptal edilmesinin doğrudan seçim sürecine yönelik bir müdahale olduğunu savundu. Gökçen, bu iptal kararının hukuki bir gereklilikten ziyade, muhalefetin adayını saf dışı bırakmaya yönelik siyasi bir tercih olduğunu ifade etti.
Gökçen, şöyle konuştu:
"Raportör Sayın Luz Martinez Seijo’yu tebrik etmek istiyorum. Tıpkı tarih eğitimi hakkındaki önceki raporu gibi bu da eğitim sisteminin demokratik bir toplum yaratmadaki rolünü geliştiren önemli bir rapordur. Umuyorum ki bu rapor sadece burada kabul edilmekle kalmaz, aynı zamanda yeni politikalar geliştirilirken dikkate alınır ve üye devletlerde yeni projelerin önünü açar. Eğitimle ilgili bir gündemimiz olduğu için bu fırsatla size bir eğitim yolculuğuna dair ilginç bir hikaye anlatmak istiyorum. 35 yıl önce, 19 yaşında bir genç, Kuzey Kıbrıs’ta öğrenciydi. İstanbul Üniversitesi gazeteye bir ilan vererek lisans yatay geçiş başvurularının başladığını duyurdu. İlanda gerekli belgeler listelenmişti. Genç öğrenci tüm belgeleri topladı ve başvurusunu yaptı. Başvurusu kabul edildi ve İstanbul Üniversitesi’ndeki eğitimine başladı. Mezun oldu. Ardından yüksek lisansını tamamladı. 35 yıl boyunca bu diplomayla ilgili hiçbir sorun yaşanmadı.
"AVRUPA’NIN GELECEĞİ, SİYASİ TERCİHLERİN NASIL YAPILDIĞINA BAĞLIDIR"
35 yıl sonra, bu öğrenci, Ekrem İmamoğlu 15,5 milyon Türk vatandaşının önseçim oylarıyla cumhurbaşkanı adayı oldu. Tam da o anda diploması iptal edildi. Neden mi? Çünkü Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’na göre cumhurbaşkanı adayı olabilmek için üniversite diploması gereklidir. Ve sadece Ekrem İmamoğlu da değil; aynı sınıfta bir öğrenci daha vardı. Kendisi akademik kariyerine daha sonra Fransa’da Sorbonne Üniversitesi’nde ve ardından Galatasaray Üniversitesi’nde devam etmişti. Sırf bu tesadüf nedeniyle, onun diploması da 35 yıl sonra iptal edildi. Bu işlemin iptali için idare mahkemesinde dava açıldı. Ancak davaya atanan hakimler heyeti, tam duruşma öncesinde Hakimler ve Savcılar Kurulu’nun kararıyla değiştirildi. Yeni atanan hakimler, diplomanın iptal edilmesinin hukuka aykırı olmadığına karar verdi. Eğitimde yaşananlar asla siyasetten bağımsız değildir. Öğrencilere farklı fikirlerle tanışma fırsatı verilip verilmediği; bir öğrencinin aç olup olmadığı; bir öğretmenin iş güvencesinin olup olmadığı; okullarda zorbalığa izin verilip verilmediği; eğitim kurumlarının kazanılmış hakları ve hukukun üstünlüğünü koruyup korumadığı… Bunların hepsi siyasi tercihlerdir. Avrupa’nın geleceği, bu siyasi tercihlerin nasıl yapıldığına bağlıdır."