İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi'nin (İSKİ) 7 Mayıs 2026 verilerine göre İstanbul baraj doluluk oranı yüzde 71,89'a ulaştı. Geçen yılın aynı günü bu oran yüzde 80,42 seviyesindeydi. İki yıl arasındaki fark 8,5 puanı buluyor; uzman eşiği olan yüzde 70 geçilmiş olsa da yazın bu açığın ne anlama gelebileceği endişe yaratıyor.
İstanbul baraj doluluk oranı Nisan başından bu yana kademeli bir yükseliş sergiledi. Ocak 2026'da yüzde 22'nin altında seyreden İstanbul baraj doluluk oranı, bahar yağışlarının katkısıyla Nisan sonu itibarıyla yüzde 70'in üzerine çıktı.
Bugünkü oran yüzde 71,89 olarak kayıtlara geçerken, dünün yüzde 71,81 okumasından yalnızca 0,08 puanlık bir fark seyredildi, yani artış neredeyse durma noktasına geldi. Yaz öncesi kritik eşik olan yüzde 70 geride bırakıldı; ancak uzmanların yaz sezonuna güvenle girebilmek için işaret ettiği yüzde 75-80 bandına henüz ulaşılamadı.
İSTANBUL BARAJ DOLULUK ORANLARI 7 MAYIS 2026
- Ömerli Barajı: %95,12
- Darlık Barajı: %92,16
- Elmalı Barajı: %95,42
- Terkos Barajı: %58,9
- Alibey Barajı: %67,19
- Büyükçekmece Barajı: %56,29
- Sazlıdere Barajı: %45,79
- Istrancalar Barajı: %46,95
- Kazandere Barajı: %59,70
- Pabuçdere Barajı: %59,84
Ömerli, Darlık ve Elmalı barajları yüzde 90'ın üzerinde seyrederken Sazlıdere ve Istrancalar yaklaşık yüzde 45'te kalmaya devam ediyor. Sazlıdere ve Istrancalar, Kazandere ile birlikte Avrupa Yakası'nı besleyen havzaların görece zayıf halkasını oluşturuyor.
GEÇEN YILIN GERİSİNDE, YAZ BASKISI KAPIDA
İstanbul baraj doluluk oranı, geçen yılın aynı dönemine kıyasla belirgin biçimde geride. 7 Mayıs 2025'te yüzde 80,42 olan oran bu yıl yüzde 71,89'da kaldı; aradaki fark 8,5 puana yaklaşıyor. 2025 yılı su yönetimi açısından İstanbul'un son yıllarının en zorlu yazlarından biri olmuştu. Bu yılın mayıs başlangıcı, o kritik yılın bile gerisinde seyrediyor.
DSİ verilerine göre İstanbul'da mevcut su rezervinin 195 ila 246 günlük tüketime yetecek seviyede olduğu hesaplandı. Günlük tüketim kış aylarında yaklaşık 2,8-3 milyon metreküp, yaz zirvesinde ise 3,5 milyon metreküpü aşıyor. Bu demek oluyor ki rezerv güvenli görünse de yaz aylarında tüketim arttıkça denklem değişecek.
İstanbul baraj sisteminin yapısal kırılganlığını burada hatırlatmak gerekiyor. Tüm barajlar tamamen dolu olsa bile şehre 8-10 aylık su sağlanabiliyor; yıllık tüketim toplam baraj kapasitesini aşıyor. Bu yüzden Melen ve Yeşilçay regülatörlerinden gelen dış destek, sistemin sürdürülebilirliği açısından belirleyici olmayı sürdürüyor.
Son iki haftanın yatay eğrisi, mayısın kalan yağış potansiyelinin hala belirleyici olduğunu gösteriyor. Nisan-Mayıs dönemi İstanbul barajları için "son şans" penceresi olarak değerlendiriliyor. Haziran'dan itibaren beklenen ısınma ve artan buharlaşmayla birlikte doğal doluluk neredeyse son buluyor.
ŞEHİRLERE GÖRE BARAJ DOLULUK ORANLARI
BARAJ DOLULUK ORANI NE ANLAMA GELİR?
Baraj doluluk oranı, rezervuarda biriken suyun o barajın toplam tutma kapasitesine göre yüzde kaç olduğunu anlatır. Mevcut su hacmi, maksimum kapasiteye bölünüp 100 ile çarpılarak bulunur. Yağışlar, buharlaşma, mevsimsel tüketim ve havzadan gelen akış bu rakamı günden güne değiştirir. Büyük şehirlerde su arzını planlamanın temel göstergesi olma özelliğini koruyan doluluk oranı, tek başına bir güvenlik belgesi değil, yorumlanması gereken bir sinyal olarak okunmalıdır.
AKTİF DOLULUK İLE TOPLAM DOLULUK NEDEN FARKLIDIR?
Bir barajdaki suyun tamamı şehre verilemiyor. Barajın dibinde kalan bir miktar su, fiziksel ve teknik nedenlerle şebekeye aktarılamaz; buna ölü hacim denir. Toplam doluluk oranı bu suyu da kapsıyor, aktif doluluk ise yalnızca gerçekte çekilebilecek miktarı yansıtıyor. Su yönetimi açısından hesaba katılan her zaman aktif doluluktur. Toplam oranın yüksek görünmesi bu nedenle yanıltıcı olabilir.
İSTANBUL BARAJLARI İÇİN GÜVENLİ DOLULUK SEVİYESİ NEDİR?
Uzmanlar, İstanbul'un yaz sezonuna girerken baraj doluluk oranının en az yüzde 70'te olmasını şart koşuyor; bu eşiğin altında artan tüketim ve buharlaşmayla birlikte su sıkıntısının kaçınılmaz hale geldiği vurgulanıyor. Ancak yüzde 70 tek başına yetmiyor. İstanbul'un yıllık tüketimi tüm barajların toplam kapasitesini aştığı için sistem yapısal olarak Melen ve Yeşilçay gibi dış kaynaklara bağımlı. Bu yapıda yüzde 70, "güvenli" değil "minimum geçer not" olarak anlaşılmalı.
BARAJLARDA SU AZALDIĞINDA NELER YAŞANIR?
Doluluk oranı düştükçe şehir hayatına yansımaları kademeli biçimde ağırlaşır. İlk aşamada su baskısında düşüş ve gece saatlerinde azalan akış hissedilir. Oranların kritik eşiğe yaklaşmasıyla birlikte planlı dönüşümlü kesintiler gündeme gelir. Tarımsal sulama kısıtlanır, hidroelektrik üretim azalır. En kritik seviyelerde tankerle su taşıma, acil yeraltı kaynakları devreye alma gibi olağanüstü önlemler zorunlu hale gelir. İstanbul da yaşanan Aralık 2025 deneyimi bu sonucun somut bir örneğiydi, barajlar yüzde 17'nin altına inerken şehir rekor düşük seviyeleri gördü.
İSTANBUL BARAJLARI HANGİ AMAÇLARLA KULLANILIYOR?
İstanbul'un 10 barajı neredeyse yalnızca içme ve kullanma suyu temini amacıyla işletiliyor. Tarımsal sulama ya da enerji üretimi rolü son derece sınırlı. Ömerli, Anadolu Yakası'nın omurgasını oluştururken Terkos ve Büyükçekmece Avrupa Yakası'nın ana kaynakları arasında yer alıyor. Tüm bu barajlar İSKİ bünyesindeki arıtma tesislerine bağlı hattı üzerinden şehre ulaşıyor. Melen ve Yeşilçay regülatörleri ise bu ağı tamamlayan ve kentin kronik açığını kapatan dış destek sistemleri olarak çalışıyor.