Kuraklıkla geçen zorlu bir yılın ardından İzmir, 2026 baharında barajlardan gelen sevindirici haberlerle nefes aldı. İzmir Su ve Kanalizasyon İdaresi (İZSU) verilerine göre, kentin su kaynaklarında geçen yılın aynı dönemine kıyasla dikkat çeken bir toparlanma yaşanıyor. Özellikle kentin ana içme suyu kaynağı olan Tahtalı Barajı’ndaki artış, tabloyu tersine çevirdi.
TAHTALI BARAJI'NDA TOPLAM SU HACMİ GEÇEN YILI ÜÇE KATLADI
Geçtiğimiz yıl nisan ayında yüzde 15,68 seviyesine kadar gerileyen, 2026’nın ilk günlerinde ise neredeyse sıfırlanarak yüzde 0,14’e düşen Tahtalı Barajı, son yağışlarla birlikte hızlı bir yükseliş yakaladı. 13 Nisan 2026 itibarıyla doluluk oranı yüzde 53,04’e ulaştı.
Barajdaki kullanılabilir su miktarı 152 milyon metreküpe çıkarken, toplam su hacmi 171 milyon 851 bin metreküp olarak ölçüldü. Geçen yıl aynı günlerde bu rakamın yalnızca 64 milyon 750 bin metreküp olması, yaşanan artışın boyutunu gözler önüne serdi.
GÖRDES BARAJI'NDA DOLULUK ORANI YÜZDE 40 SEVİYESİNE ULAŞTI
İzmir’in su güvenliği açısından kritik bir diğer kaynak olan Gördes Barajı’nda da benzer bir toparlanma yaşandı. 2025 Nisan ayında yüzde 5,23 seviyesinde olan doluluk oranı, 2026 Şubat başında sıfıra kadar gerilemişti.
Şubat ayının ikinci yarısından itibaren etkili olan yağışlar ve sel etkisiyle baraj hızla dolmaya başladı. Son verilere göre doluluk oranı yüzde 40,07’ye yükseldi. Kullanılabilir su hacmi 25 milyon metreküpten 175 milyon 459 bin metreküpe çıkarken, toplam hacim 190 milyon 959 bin metreküp seviyesine ulaştı.
İZMİR BARAJLARINDA SON DURUM
13 Nisan 2026 itibarıyla İzmir’e su sağlayan barajlardaki doluluk oranları şöyle:
- Tahtalı Barajı: %53,04
- Balçova Barajı: %97,70
- Ürkmez Barajı: %97,55
- Gördes Barajı: %40,07
- Alaçatı Kutlu Aktaş Barajı: %81,77
“YÜZDE 60'LARA YAKLAŞAN BİR RAKAM GÖRMEMİZ OLASI”
İzmir Katip Çelebi Üniversitesi’nden Dr. Öğr. Üyesi Ufuk Özkan, yılın ilk aylarında beklenenin üzerinde yağış alındığını belirtti. Nisan ayında da yağışların mevsim normallerinin üstünde seyretmesinin beklendiğini ifade eden Özkan, bu durumun geçici bir rahatlama sağladığını ancak riskin tamamen ortadan kalkmadığını şu sözlerle vurguladı:
Bu yağışlar devam ettiği sürece, özellikle mayısın 2. haftasına kadar barajda bir artış görmemiz söz konusu. Yüzde 50'leri zaten geçtik, yüzde 60'lara yaklaşan bir rakam görmemiz çok olası ama tehlike henüz geçmiş değil. Yağışların giderek azaldığı ama sıcaklık etkisiyle birlikte buharlaşmanın arttığı bir döneme giriyoruz. Dolayısıyla suyu biriktirebildiğimiz kadar, ne kadar biriktirebilirsek geleceğimizi de o kadar güvence altına almış olacağız aslında.
"2035'E KADAR SU SORUNU YOK"
Gördes Barajı'ndaki teknik sorunların aşılmasıyla birlikte su tutma kapasitesinin arttığını belirten Prof. Dr. Yaşar ise İzmirliyi rahatlatacak o tarihi takvimi şu cümlelerle açıkladı:
Gördes, Tahtalı'dan yüzde 50 daha büyük bir baraj. Şu anda Gördes'teki su miktarı Tahtalı'dan daha fazla. Altı yapıldıktan sonra su seviyesi son yağmurlarla yüzde 35'lere çıktı. Bir sonraki kurak dönem 2035'lerde yaşanacak. Yağışlar en az 7 yıl daha ortalama üzerinde geçecektir. Kalan 3 yıl ortalama altında geçse bile önümüzdeki 10 yıl barajlarımız kurumayacak. 2035'e kadar barajlarımız dolu olacak.
BARAJ DOLULUK ORANI NEYİ İFADE EDER?
Baraj doluluk oranı, bir rezervuarda bulunan su miktarının, barajın maksimum kapasitesine göre yüzde kaç seviyesinde olduğunu gösterir. Hesaplama, mevcut su hacminin toplam kapasiteye bölünüp 100 ile çarpılmasıyla yapılır.
Bu oran; yağışların etkisini, buharlaşma kayıplarını ve kentteki su tüketim düzeyini anlamak açısından önemli bir gösterge olarak kabul edilir. Özellikle büyük şehirlerde doluluk oranı, şebekeye verilen suyun sürdürülebilirliği açısından en temel verilerden biri olarak öne çıkar.
AKTİF DOLULUK VE TOPLAM HACİM NEDEN AYNI DEĞİL?
Su idarelerinin yayımladığı tablolarda genellikle iki ayrı veri yer alır: toplam su hacmi ve kullanılabilir (aktif) su hacmi. Toplam hacim, barajda bulunan tüm suyu kapsarken; kullanılabilir hacim, şehre verilebilecek su miktarını ifade eder.
İki değer arasındaki fark ise “ölü hacim” olarak adlandırılan bölümden kaynaklanır. Barajın alt kesimlerinde yer alan bu su, teknik nedenlerle sisteme dahil edilemez. Bu nedenle su yönetiminde en gerçekçi tabloyu, toplam hacimden ziyade kullanılabilir su miktarı ortaya koyar.
İZMİR BARAJLARI İÇİN GÜVENLİ DOLULUK SEVİYESİ NEDİR?
İzmir'de tek bir barajın oranına bakarak sistemi değerlendirmek yanıltıcı olabiliyor. Ürkmez yüzde 100, Balçova yüzde 87'de olsa bile Tahtalı kritik eşiğin altındaysa şehir risk altında demektir.
Uzmanlar Tahtalı için yüzde 50'yi yaz öncesi asgari güvenlik eşiği olarak çiziyor. Bu seviyenin altında yaz aylarının tüketim yüküyle baş etmek güçleşiyor; 2025 deneyimi bunu acı biçimde kanıtladı. Alaçatı Kutlu Aktaş Barajı için ise Çeşme yarımadasında turizm sezonuyla birlikte nüfusun 3-4 katına çıktığı düşünüldüğünde yüzde 50'nin altı ayrı bir alarm noktası sayılıyor. (AA) (DHA)