Şam hükümeti, Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile ile yürütülen 10 Mart görüşmeleri tıkanınca 6 Ocak günü Halep'te Kürtler'in yoğunlukta yaşadığı Şex Meqsud ve Eşrefiye mahallelerine yönelik saldırı başlattı.
Bölgedeki yabancı haber kuruluşları, saldırılarda en az 37 sivilin hayatını kaybettiğini, 115’den fazla sivilin ise yaralandığını bildirdi.
Öte yandan yabancı televizyon kanallarının çektiği görüntülerde, terör örgütü IŞİD militanlarının da saldırılarda yer aldığı iddia edildi.
Şam ordusu iki mahallede büyük orandan kontrolü ele geçirirken, sivil nüfus ve SDG unsurları mahalleden tahliye ediliyor.
"SALDIRILAR DERHAL KALICI OLARAK DURDURULMALIDIR"
Halep'teki gerginlik sürerken, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti), Türkiye İşçi Partisi (TİP), Demokratik Bölgeler Partisi (DBP), Devrimci Parti (DP), Emekçi Hareket Partisi (EHP), Emek Partisi (EMEP), Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP), Sosyalist Meclisler Federasyonu (SMF), Sosyalist Dayanışma Platformu (SODAP), Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi (SYKP), Toplumsal Özgürlük Partisi (TÖP) ve Yeşil Sol Parti (YSP), yaptıkları ortak yazılı açıklama ile çatışmaların durması için çağrıda bulundu.
Açıklamada şu ifadelere yer verildi:
"Aralık 2024'ten beri Suriye'de Şam merkezli olarak iktidarda bulunan HTŞ ve ona bağlı çeşitli askeri cihatçı yapılar, bütün halklar ve inançlardan Suriyelilerin güvenlik, istikrar ve özgürlük içinde yaşayacağı bir Suriye'yi tesis edecek politik anlayış ve tutuma sahip değildir.
HTŞ iktidarı, ülkedeki çeşitli halk kesimlerinin eşit haklar temelinde bir arada yaşayacağı bir siyasal sistem kurmaktan uzaktır ve kendi iktidarına biat istemektedir.
Meşruiyetini halklanın değil küresel ve bölgesel emperyalist devletlerin desteğinden alan HTŞ-Colani iktidarı, bu devletlerin Suriye topraklarındaki varlığına son verecek şekilde davranmamaktadır. Askeri gücü ve emperyalist devletlerden devşirdiği yetkiyle Suriye'deki Alevilere, Dürzilere, Hristiyanlara ve Kürtlere karşı şiddet uygulamaktadır. Kendi iktidarına bağlı cihatçı grupları dahi kontrol edemeyen Şam'daki HTŞ iktidan ülkedeki farklı etnik ve dinsel gruplara yönelik saldırıları ve katliamları engelleyecek bir politik hatta sahip değildir.
HTŞ ve bağlı cihatçı çetelerin Suriye'de iktidarı ele geçirdikten sonra Aleviler, Dürziler, Süryaniler, Hristiyanlar ve diğer birçok farklı dini, etnik ve kültürel gruba yönelik saldınları sistematik hale gelmiş ve bu saldırılar şimdi Kürtlere yönelmiş durumdadır. HTŞ ve ona bağlı cihatçı çetelerin Halep'in Kürt yoğunluklu iki mahallesine dönük saldınları günlerdir sürmektedir. Hastaneler dahil sivil yerleşim alanlarının bombalandığı, hayatını kaybeden sağlık emekçileri ve sivillerin olduğu, çok sayıda kişinin yaralandığı ve hayatta kalanlanın sürgüne zorlandığı yönünde bilgiler ulaşmaktadır.
Suriye İnsan Hakları Gözlemevi verilerine göre; 6 Ocak'tan bu yana HTŞ ve ona bağlı cihatçı gruplann saldınlarında ikisi çocuk olmak üzere onlarca kişi yaşamını yitirmiş, 64 kişi de yaralanmış, on binlerce insan yaşam alanlarından zorla uzaklaştırılmıştır.
Hastanelerin ve diğer sivil yerleşim birimlerinin bombalanması, zorla yerinden etmeler ve yağmalar uluslararası hukuka ve tüm devletleri bağlayan sözleşmelere göre savaş suçu sayılmaktadır. Söz konusu saldırılar derhal kalıcı bir şekilde durdurulmalıdır.
Ayrıca Türkiye'de saray iktidarının, Suriye'de sorunların çözülmesi için bütün inanç ve halklardan yana, barışçıl ve demokratik bir dayanışma tutumuyla hareket etmek yerine cihatçı gruplara açık destek vermeye dönük açıklamaları ve Kürtleri hedef alan tutumu kabul edilemezdir.
Suriye halklarının tamamının güven ve barış içerisinde yaşayabilecekleri bir ortamın hızla tesis edilmesi gerekir.
Biz Türkiye emek ve demokrasi güçleri olarak Suriye halklarının özgür ve eşit olarak birlikte yaşama iradesi ve mücadelesiyle dayanışma içinde olduğumuzu ilan ediyoruz.
Suriye Suriye'de yaşayan halklarındır, HTŞ'nin ve Suriye dışındaki güçlerin müdahalesi kalıcı bir şekilde sona ermelidir."