Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısı sonrası 2026 yılının ilk faiz kararı açıklandı.
Merkez Bankası son toplantıda yüzde 38'e çektiği politika faizini 100 baz puan indirime giderek yüzde 37'ye indirdi.
Piyasaların beklentisi en az 150 baz puan indirim olması yönündeydi. Ancak TCMB bu beklentiye yanaşsa da gerçekleştirmedi. Ekonomistler, karar öncesi, faizin düşük açıklanmasının, yıl sonu enflasyon hedefini yükselteceği değerlendirmesinde bulunmuştu.
Yapılan değerlendirmede eğer 2026 sonu için belirlenen yüzde 16’lık resmi hedef korunacaksa, politika faizinin mevcut seviyesinde sabit tutulması gerektiği önerilmişti. Ancak hedefin %20-25 bandına revize edilmesi durumunda, faizlerde 150 baz puanlık bir indirime gidilebileceği değerlendirilmişti.
Merkez Bankası 150 baz puan olmasa da indirime gitti ve hedefle orantılı olacak şekilde faizi sabit tutmadı.
Bu kararı değerlendiren ekonomistler Ocak 2026 enflasyonu için adeta "Eyvah" dedi. Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) aralık ayında aylık yüzde 89 olarak diğer aylardan çok düşük açıkladığı enflasyonun Ocak ayında yüksek geleceği endişesi ortaya çıktı.
MERKEZ DE ENFLASYONA DİKKAT ÇEKTİ
TCMB de PPK metninde, Ocak enflasyonunun yüksek geleceği öngörüsüne yer vererek kararda etkili olduğuna işaret etti:
"Enflasyonun ana eğilimi aralık ayında gerilemiştir. Öncü veriler ocak ayında aylık tüketici enflasyonunun gıda öncülüğünde arttığına, ana eğilimdeki artışın ise sınırlı olduğuna işaret etmektedir."
Faiz kararının hemen ardından ekonomistlerden yorumlar geldi.
Ekonomist Mustafa Sönmez artışların geleceğine dikkati çekti:
"Faizde İndirim 100 baz puanda kaldı, 150 olmadı.
Demek ki Ocak enflasyonunu TCMB, yüzde 4 ün üstünde bekliyor. Gıda ve konutta sert artışlar muhtemel"
Merkez Bankası eski Başekonomisti Prof. Dr. Ali Hakan Kara, faiz kararı öncesinde yıl sonu enflasyon hedefine yönelik 150 baz puanlık indirimin enflasyon hedefinden uzaklaşmak olacağını söylerken, faiz kararının ardından şu yorumu yaptı:
“Merkez Bankası düşük faiz lobisinin gazına gelmedi; makul ve ölçülü bir karar aldı. Tebrik ediyorum.”
Merkez Bankası eski Başkan Yardımcılarından Prof. Dr. İbrahim Turhan, şu değerlendirmede bulundu:
“Enflasyonda kısa vadede gözlenebilecek dalgalanma Merkez Bankası faiz kararını etkiledi. 50 baz puanın hele faizlerin mevcut düzeyinde gerçek bir etkisi yok aslında.
PPK kararında konunun para politikasının iletişimi yönünü gözettiği anlaşılıyor. Bununla birlikte kısa vadeli gelişmeleri bu kadar dikkate almak gerekli değil. Piyasada ilk tepki bankacılık sektörü paylarında oluştu. Bunun dışında somut bir etkisi olmayacaktır. Faiz düşmeye devam edecek.”
Ekonomi gazetecisi İris Cibre ise ocak enflasyonu için hayli yüksek bir oran verdi:
OCAK ENFLASYONU İÇİN YÜZDE 4'LÜK ORAN
Cibre faiz kararını yazıp; "Demek ki, Ocak enflasyonu gerçekten yüzde 4'lerde gelecek" dedi.
Karara ilişkin yorumunu şöyle sürdürddü:
"Politika faizi ile enflasyon arasındaki marjı standart korumaya devam ediyorlar.
Expost reel faiz (vergi düşülmüş) 6,3%
Dolarizasyon tarihi ortalamalardaBireysele faydası yok, Ticariye kredi sınırı, not kısıtı derken zaten yetersiz. Enflasyon gıdadan yani faizin etki edemediği noktadan devam ediyor.
Asıl sorun uzun zamandır, USD bazında, yüksek faiz dolayısıyla, bolca zenginleşme ve eli tuşta bekleyen 2.5 TRL TL."
Dr. Burcu Aydın, “Merkez Bankası faiz indirimleri, gerçekleşen enflasyon, beklentiler, fiyatlama davranışlarındaki atalet ile iç talep dinamikler bir arada düşünüldüğünde, %16'ya götüren patikadan daha gevşek bir duruşu ima ediyor” dedi.
"DÖVİZ YÖNELİMİNDEN ÇEKİNMEKTE OLDUĞUNU GÖSTERMEKTEDİR"
Galatasaray Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ata Özkaya’nın 100 baz puanlık faiz indirimine yorumu şu şekilde oldu:
“TCMB Para Politikası Kurulu politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranının % 38’den % 37’ye indirilmesine karar vermiştir. Beklentinin -150 baz puan- altında kaldı. Merkez Bankası argümanı ocak ayı enflasyonun yüksek gelecek olması. Öyle olsa bile Kasım ve Aralık TÜFE artışının 3-4 katı bir artışın Ocak’ta gelmesinin açıklaması çok zordur? TÜFE ölçümü sorunlu olmaya devam etmektedir ve bu karar aslında TCMB’nin, yurtiçi yerleşiklerin “dövize yöneliminden” çekinmekte olduğunu göstermektedir.”
YURTDIŞI TOPLANTILARI MI ETKİLİ OLDU?
Murat Sağman, değerlendirmesinde şunları ifade etti:
“Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) yılın ilk faiz kararında politika faizini 100 baz puan indirerek yüzde 37'ye çekti. Genel beklenti 150 baz puan indirim ve faizin 36,5'e çekilmesi yönündeydi. Demek ki TCMB, Londra ve New York’da yurtdışı yatırımcılarla yaptığı toplantılarında belirttiği gibi ocak ve şubat ayları için enflasyondan endişeli. Onun için daha temkinli davranarak 100 baz puan indirdi. Bir sonraki önemli tarih 12 Şubat 2026 enflasyon raporu toplantısı.”
Baki Atılal, TCMB'nin 100 baz puan indirim nedenini şu şekilde gördü:
“‘Öncü veriler ocak ayında aylık tüketici enflasyonunun gıda öncülüğünde arttığına’ ifadesi.”
MERKEZ BANKASI'NIN KARAR METNİ
PPK toplantısı sonrası faiz kararının duyurulduğu açıklama şu şekilde:
"Para Politikası Kurulu (Kurul), politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranının yüzde 38’den yüzde 37’ye indirilmesine karar vermiştir. Kurul ayrıca, Merkez Bankası gecelik vadede borç verme faiz oranını yüzde 41’den yüzde 40’a, gecelik vadede borçlanma faiz oranını ise yüzde 36,5’ten yüzde 35,5’e indirmiştir.
Enflasyonun ana eğilimi aralık ayında gerilemiştir. Öncü veriler ocak ayında aylık tüketici enflasyonunun gıda öncülüğünde arttığına, ana eğilimdeki artışın ise sınırlı olduğuna işaret etmektedir. Son çeyreğe ilişkin göstergeler talep koşullarının dezenflasyon sürecine verdiği desteğin azalmasına karşın sürdüğünü ima etmektedir. Enflasyon beklentileri ve fiyatlama davranışları iyileşme işaretleri göstermekle birlikte dezenflasyon süreci açısından risk unsuru olmaya devam etmektedir.
Fiyat istikrarı sağlanana kadar sürdürülecek sıkı para politikası duruşu talep, kur ve beklenti kanalları üzerinden dezenflasyon sürecini güçlendirecektir. Kurul politika faizine ilişkin atılacak adımları; enflasyon gerçekleşmelerini, ana eğilimini ve beklentilerini göz önünde bulundurarak ara hedeflerle uyumlu biçimde dezenflasyonun gerektirdiği sıkılığı sağlayacak şekilde belirleyecektir. Adımların büyüklüğü, enflasyon görünümü odaklı, toplantı bazlı ve ihtiyatlı bir yaklaşımla gözden geçirilmektedir. Enflasyon görünümünün ara hedeflerden belirgin bir biçimde ayrışması durumunda, para politikası duruşu sıkılaştırılacaktır.
Kredi ve mevduat piyasalarında öngörülenin dışında gelişmeler olması halinde parasal aktarım mekanizması ilave makroihtiyati adımlarla desteklenecektir. Likidite koşulları yakından izlenmeye ve likidite yönetimi araçları etkili şekilde kullanılmaya devam edilecektir.
Kurul, politika kararlarını enflasyonu orta vadede yüzde 5 hedefine ulaştıracak parasal ve finansal koşulları sağlayacak şekilde belirleyecektir. Kurul, kararlarını öngörülebilir, veri odaklı ve şeffaf bir çerçevede alacaktır.
Para Politikası Kurulu Toplantı Özeti beş iş günü içinde yayımlanacaktır."
Geçtiğimiz yılın son ayında TCMB 150 baz puan indirerek politika faizini %38 seviyesine çekmişti.
BEKLENTİLER NE YÖNDEYDİ?
AA Finans’ın 46 ekonomistin katılımıyla gerçekleştirdiği beklenti anketinde 150 baz puan indirim beklentisi öne çıkmıştı.
Birçok ekonomist de Merkez Bankası'nın enflasyon hedefine rağmen faizde indirime gideceğini öngörmüştü.
MERKEZ FAİZ DÜŞÜRÜRKEN BANKALAR NEDEN YÜKSEK FAİZİ SÜRDÜRÜYOR?
Öte yandan Merkez Bankası yılın son PPK toplantısında da faiz indirimine gitmesine rağmen bankaların faizleri halen yüksek seyrediyor. TCMB 11 Aralık 2025'te 150 baz puan indirerek politika faizini yüzde 38'e çekmişti.
Buna rağmen mevduat kredileri, kredi kartı faizleri halen yüksek seyrediyor. Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan geçtiğimiz haftalarda bu durumun nedeni olarak, bankaların faize değil enflasyona göre hareket ettiğini söylemişti.
MERKEZ'İN TAKVİMİ
| Toplantı Tarihi | Karar Saati |
| 22 Ocak 2026 (Bugün) | 14.00 |
| 12 Mart 2026 | 14.00 |
| 22 Nisan 2026 | 14.00 |
| 11 Haziran 2026 | 14.00 |
| 23 Temmuz 2026 | 14.00 |
| 10 Eylül 2026 | 14.00 |
| 22 Ekim 2026 | 14.00 |
| 10 Aralık 2026 | 14.00 |