Hürmüz'e alternatif bulundu: 27 gün kısaltacak

Türkiye ile Ermenistan arasındaki Alican sınır kapısı, ABD destekli TRIPP projesiyle 32 yıl sonra dünya ticaretine açılıyor. Asya ve Avrupa arasında stratejik bir köprü kuracak olan bu rota, nakliye süresini 40 günden 13 güne indirerek Hürmüz Boğazı’na alternatif küresel bir lojistik merkezi oluşturmayı hedefliyor.

İngiliz basınından The Financial Times'ın haberine göre, otuz iki yıldır kapalı olan Türkiye-Ermenistan sınırındaki Alican sınır kapısı, dünya ticaretinin yeni duraklarından biri olmaya hazırlanıyor.

Ankara'nın sınır kapısında pasaport işlemleri için sistemler kurmaya başladığı belirtilirken, bu hamlenin özellikle son dönemde zorlanan Asya-Avrupa ticaret rotaları üzerindeki yükü hafifletmesi bekleniyor. ABD Başkanı tarafından bir barış planı olarak desteklenen proje, bölgedeki jeopolitik dengeleri de yeniden şekillendirme potansiyeli taşıyor.

HÜRMÜZ'E ALTERNATİF BULUNDU

Ermenistan sınırının yeniden açılmasıyla Türkiye, Asya ve Avrupa arasındaki kara ve enerji hatlarının ana kesişim noktası haline gelecek.

Tahran’ın geçtiğimiz Haziran ayında Hürmüz Boğazı’nı kapatma ihtimalini gündeme getirmesinin ardından Ankara, bu stratejik boğaza alternatif olacak rotalar üzerindeki çalışmalarını hızlandırdı. Rusya ve İran güzergâhları ile Kızıldeniz üzerinden geçen geleneksel yolların aksaması, Türkiye’nin merkezinde olduğu bu yeni teklifi küresel ticaret için daha cazip bir hale getirdi.

Bu stratejiyle, tehlikeli geçiş noktalarından uzaklaşan mal ve enerji akışının Türkiye üzerinden Avrupa'ya aktarılması hedefleniyor.

27 GÜN KISALTACAK

Yeni rota, deniz yolu taşımacılığına kıyasla devasa bir zaman tasarrufu sağlıyor. Geleneksel deniz yollarıyla 40 günü bulabilen taşımacılık süresi, Asya'dan çıkan bir kargonun Zangezur koridoru üzerinden Türkiye’ye, oradan da Avrupa’ya ulaşmasıyla yaklaşık 13 güne düşüyor.

Bu 27 günlük kısalma, lojistik şirketleri için milyarlarca dolarlık kâr artışı anlamına gelirken, Türkiye için de boru hatları ve TIR trafiği üzerinden düzenli bir gelir kapısı açıyor. Ankara’nın "Kalkınma Yolu" projesine kıyasla daha az yatırım gerektiren ve daha fazla gelecek vaat eden bu rota için Türk inşaat şirketleri, Azerbaycan ve Türkiye tarafındaki demiryolu hatlarında çalışmalara başladı.

Orta Koridor üzerindeki ticaret hacminin son yıllarda üç katına çıkması da bu potansiyeli destekliyor.

TRUMP'TAN İRAN'A TRIPP'Lİ YANIT

"Uluslararası Barış ve Refah için Trump Rotası" ya da kısa adıyla TRIPP projesi, bölgedeki tarihi husumetlerin sonlandırılması üzerine inşa edildi. Beyaz Saray’da tanıtılan bu proje, Ermenistan ile Azerbaycan arasındaki çatışmanın sona ermesiyle birlikte Türkiye-Azerbaycan-Ermenistan üçgeninde normalleşmeyi temel alıyor.

Donald Trump, projeyi desteklediğini ve iki ülke arasındaki savaşı bitirdiğini ifade ederken; Azerbaycan ve Ermenistan’ın ABD aracılığıyla anlaşması Türkiye ile Ermenistan arasındaki ilişkilerin de yumuşamasını sağladı. Türkiye’nin bölgesel çatışmalardaki tarafsız tutumu, ülkeyi bu büyük ticaret ağının güvenli geçiş noktası haline getirdi.

ÇALIŞMALAR ŞİMDİDEN BAŞLADI

Alican sınır kapısında teknik altyapı ve pasaport kontrol sistemleri kurulurken, bölgedeki sınır muhafızları da sınırın yakın zamanda açılacağına dair beklentilerini dile getiriyor. Ancak uzmanlar, projenin önünde siyasi ve mühendislik engelleri bulunduğuna dikkat çekiyor.

Rusya üzerinden geçen kuzey koridoru hala yoğun olarak kullanılmaya devam ederken, İran ve Rusya’nın TRIPP projesine vereceği tepkiler ciddi riskler barındırıyor. Ekonomistler, kara yollarının deniz yollarına kısa sürede tam bir alternatif olamayabileceğini belirtse de, Türkiye'nin coğrafi konumu ülkeyi doğal bir lojistik merkezi olmaya zorluyor. Koridorun başarısı, teknik detaylardan ziyade Türkiye, Ermenistan ve Azerbaycan arasındaki siyasi dengelerin sürekliliğine bağlı görünüyor.

Ekonomi Haberleri