Pablo Escobar, 1980'li yıllarda Hacienda Napoles Çiftliği'nde kurduğu özel hayvanat bahçesi için biri erkek toplam dört su aygırı getirtmişti. Escobar'ın 1993'teki ölümünün ardından diğer egzotik hayvanlar nakledilirken, su aygırları doğaya bırakıldı. Latin Amerika ekosistemine yabancı olan bu tür, avcı bir türün bulunmaması ve uygun iklim koşulları nedeniyle hızla çoğalarak 200’lük bir nüfusa ulaştı.
NAKİL PLANI MALİYETE TAKILDI
Kolombiya hükümeti, hayvanları doğrudan öldürmek yerine Hindistan gibi ülkelere nakletmeyi planlamıştı. Ancak yaklaşık 3,5 milyon doları bulan yüksek nakliye maliyetleri, bu planın rafa kaldırılmasına neden oldu. Daha önce denenen kısırlaştırma çalışmaları da hayvanların agresif doğası ve operasyon zorlukları nedeniyle beklenen başarıyı sağlayamadı.
ÇEVRE BAKANI: "MECBURUZ"
İtlaf kararını savunan Çevre Bakanı Irene Velez, durumun aciliyetini vurgulayan bir açıklama yaptı. Velez, "Başka çaremiz yok. Harekete geçmezsek su aygırlarının sayısını kontrol etmemiz imkansız hale gelecek. 2030'a kadar sayıları 500'e, 2035'e kadar ise binli rakamlara ulaşabilir" dedi. Karar kapsamında ilk etapta yaklaşık 80 su aygırının öldürülmesi planlanıyor.
HAYVAN HAKLARI SAVUNUCULARI TEPKİLİ
Hükümetin aldığı bu sert karar, hayvan hakları örgütleri ve çevre aktivistleri arasında büyük tartışma yarattı. Aktivistler, itlafın etik olmadığını savunarak daha insancıl çözümler üretilmesi çağrısında bulundu.