Hizbullah'ın ilk Genel Sekreteri Tufeyli: Ermenistan'a destek vereceğiz ki Türkiye'nin önü kapansın

Lübnan'da Hizbullah'ın ilk Genel Sekreteri Tufeyli, "İran Dışişleri Bakanı Ali Ekber Velayeti (1990) bana 'Ermenistan, diğer Türki cumhuriyetler ile Türkiye arasında bir engel oluşturuyor. Ermenistan'ı güçlendireceğiz ki Türkiye'nin önünü kapatmış olsun' demişti" açıklamasını yaptı.

Hizbullah'ın kurucuları arasında yer alan ancak şu an örgüte muhalefetiyle bilinen Şeyh Subhi Tufeyli, Lübnan'daki ekonomik ve siyasi güncel konular ile bölgesel gelişmeleri değerlendirdi.

'Ermenistan'a destek verelim ki Türkiye'nin önünü kapatmış olsun'

Hizbullah'ın ilk Genel Sekreteri Tufeyli, İran'ın eskiden beri Azerbaycan'a karşı Ermenistan'a destek verdiğini belirterek, "O dönem (1990'lı yılların başında) İran Dışişleri Bakanı Ali Ekber Velayeti ile konuştum. 'Sizler neden Hristiyan Ermenileri şu gariban Müslümanlara karşı destekliyorsunuz?' diye sordum. Bana harfiyen verdiği cevap şu oldu: Ermenistan, Sovyetler Birliği'nden ayrılan Azerbaycan, Türkmenistan ve diğer Türki cumhuriyetler ile Türkiye arasında bir engel oluşturuyor. Dolayısıyla Ermenistan'a destek vererek güçlendireceğiz ki Türkiye'nin önünü kapatmış olsun. O dönem Azerbaycan daha yeni devlet oluyordu ve orada İsrail diye bir şey yoktu" ifadelerini kullandı.

'İran, İsrail askerlerine zarar vermeyeceğine dair anlaşma imzaladı'

İran'ın 1996'da İsrail'le bir anlaşma imzalayarak işgal altındaki Filistin topraklarında hiçbir İsrail askerine zarar vermeyecekleri taahhüdünde bulunduğunu öne süren Tufeyli, İranlıların bugüne kadar söz konusu anlaşmaya bağlı kaldığını söyledi. Tufeyli, "Bugün kalkıp siyonistlerden dolayı Azerbaycan'la sorun yaşadığını söylüyorsan yalancısın sen. İran'ın siyaseti dürüst değildir, yıkım siyasetidir. Bu nedenle İran'ın politikalarının çoğunun kendisine dahi faydası olmadığını görebiliyoruz" dedi.

'Protestolar siyasi amaçlarla büyütülmeye çalışıldı'

Başkent Beyrut'un Et-Tayyuna bölgesinde 14 Ekim'de Şii Emel Hareketi ve Hizbullah destekçilerinin protestosu sırasında yaşanan silahlı çatışmalara değinen Tufeyli, "Tayyuna olayları, tehlikeli bir gelişme olmakla birlikte siyasi birtakım amaçlar taşıyan bir plan çerçevesinde büyütülmeye çalışıldı" dedi.

Lübnan'da ekonomik krizin vatandaşı gerçek bir sınamaya tabi tuttuğu ve halkın büyük bölümünün gıda ürünlerindeki aşırı zamlar nedeniyle açlık mücadelesi verdiğini söyleyen Şeyh Tufeyli, ekonomik çöküşten sorumlu yöneticilerin de sürekli olarak dikkatleri iç savaş günlerine çeviren girişimlerde bulunduğunu savundu.

Beyrut'ta 14 Ekim'de yaşanan olaylardan sonra Lübnan'ın tek sorunu olarak Hristiyanlar ile Şiiler arasında çıkabilecek iç savaş fitnesinin konuşulmaya başlandığına dikkati çeken Şeyh Tufeyli, dolayısıyla Beyrut'taki olaylar üzerinden mezhepsel gerginliklerin, birkaç ay sonra yapılması planlanan genel seçimler öncesi siyasi hedefler için kullanıldığını söyledi.

Dünya Haberleri